Üç Bin Karakter

Uzun mu uzun bir çizginin kısa mı kısa bir kesitinden ibaret şu dünya gailesinden herkese bir kez daha merhaba!
Üç bin karakter. Ortalama bir köşe yazısının uzunluğu. Şimdilerde değişti mi bu kriter bilemiyorum! Bildiklerime gelince-ki onlar, pek de fazla sayılmaz- uzun ve süslü cümlelerden oluşmuş girift metinler yerine kısacık, sözü fazla uzatmadan hemencecik sadede gelen metinlerin 'Z kuşağı' namıyla ünlenen kitlece tercih edildiği. Sadece metinler mi? Aklınıza gelebilecek her türlü görüntü ve görsellerin kısa olanı makbul bu devirde!
Durup dururken bütün günahı 'Z kuşağı'na atmak da ne kadar doğru olur, doğrusu bilemedim şimdi! Adam senin de bildiğin bir şey var mı diye söylendiğinizi duymazdan geleceğim martın son günlerinde de olsa yüzünü göstermeye başlayan baharın hatrına.
Hızla hazzın at başı gittiği tüketim adaklı bir çağda şairin (G. Akın) dediği gibi: “Ah, kimselerin vakti yok/ Durup ince şeyleri anlamaya” Hal böyle olunca da anlam sığlaşıyor, cümleler kısalıyor, kelimeler tuhaflaşıyor, yazım-noktalama zaten sizlere ömür. (Varsa emoji, yoksa emoji!!!) Sonuçsa tatsız, tuzsuz metinler yığını.
Ne zamanın ruhunu ne de çağın gerçeklerini inkâr edecek değilim. Ancak her geçen gün biraz daha yozlaş/tırıl/an insan ruhu için hiç mi kaygı duymayacağız hiç mi endişe etmeyeceğiz? (TYT'ye hazırlananlar için son cümlenin birleşik fiillerindeki mevcut anlatım kusurları nadide fırsatlar sunuyor, hatırlatmakla yetinelim.)
El âlem sanat için soyunuyor; biz, ilim için ufak tefek birkaç hata yapmışız, çok mu?
Asla ama asla vaktin darlığı bahanesine, zamanın azlığı mazeretine sığınarak okumakla aramıza mesafe koymayı kabul etmiyoruz.
Bu yazının amacı ne nicelik-nitelik ne de neyi, nasıl okumalıyız meselesidir. Bu yazı, insan ruhunun en temel gıdalarından biri olan okumak eyleminin, düşünmek ve yazmak melekelerine katkısını sorgulama gayretinden fazlası değildir.
Maksat hasıl olduğuna göre asıl mevzumuza geri dönebiliriz. Her ne kadar yukarıda aksini(tersini/zıttını) savunsak da bu köşede yayımlanan yazıların içeriği eskilerin tabiriyle efradını cami, ağyarını mâni kabilinden daha çok lüzumsuz bilgiler nev'inden olduğundan ne kendisinden ne de satır aralarından aklı ziyalandırır, gönlü cilalandırır gıdalara rastlanamayacağı için vakit israfı sayılır ki ruh dinginliğiniz, akıl ve kalp sağlığınız için uzak durmanız menfaatiniz icabıdır!
Bunu, fasulye gibi kendimizi nimetten saydığımızdan değil bilakis yazarla okur arasındaki güvenin tesisi için atılan samimi bir adım ve yapılan tatlı bir ikaz olarak görünmesi en büyük dileğimizdir.
Meraklıların dikkatine: Yazının üç bin karaktere ulaşabilmesi için daha kırk fırın ekmeğe ihtiyacı olduğu hemen hemen her tümseğe takılmasından ve düşe kalka ilerlemeye çalışmasından belli! Neyse ki önümüz Ramazan da sahuruydu, iftarıydı; manisiydi, davuluydu; mukabelesiydi, teravihiydi; güllacıydı, susamlı pidesiydi; fitresiydi, zekatıydı; tutanıydı, tutmayanıydı; unutanıydı, yiyeniydi; kalkanıydı, ışıtanıydı; yirmi dokuz idi, otuz idi; şöyleydi, böyleydi; arifesiydi, bayramıydı; küçüğüydü, büyüğüydü; ahhh eskisiydi, yenisiydi derken üç bin karakteri bulacağız gibi.
Bulamasak da canımız sağ olsun. Gayret bizden, tevfik Allah'tan.
Üç bin karakter bahane, bu haftaki yazı şahane (inşallah :)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erol Konal - Mesaj Gönder --- Okunma

# Bir, gibi, Çok

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındık Fiyatı 2022 için ne kadar açıklanmalı?