İşletmecilikte Hülya Olur mu?

Birçok yerde  rastladım. İnsanlar, olumsuz sözcükleri benimsemiyor. Büyük hayaller kurmasına olanak sağlayan hesapsız kitapsız söylemleri beğeniyor. Bir işletmede, bir şirkette, bir kooperatifte gelir gider hesaplarının analizini yaparak hedeflere varma olasılığını, süresini gerçekçi bir biçimde söylediğinizde genellikle kabul edilmez. Buna karşılık, ister yönetimde bulunan, ister yönetime aday olanlar tarafından deyim yerindeyse “pembe hayaller” söylemi kabul edilir, takdir edilir. Pembe hayaller yerine gerçekçi bir analiz, kitle tarafından kabul edilmez.  Somut verilere ve olgulara dayanmadan konulan hedeflerin gerçekleşmesi mümkün değildir. Somut verilere dayanmadan konulan hedeflerdeki sapmalar yüksek olacağı gibi tüm kitleye maliyeti çok fazla olacaktır. Yaşamın gerçekliğinden uzak biçimde bulutların üzerinde gezerek işler yürütüldüğünde mutlaka başarısızlık vardır. Piyasa koşullarının olumlu olduğu ortamlarda hissedilemese de genel ekonomik ortamdaki en ufak bir tökezleme anında gerçekçi hesap yapmayan hayal dünyasında gezen işletmelerin zarar etmesi, iflas etmesi, kapanması kaçınılmazdır.             
***      
İçinde bulunduğumuz ekonomik kriz herkesi etkilemektedir. Gerek akaryakıta, gerekse diğer enerji kaynaklarına yapılan zamlar çok yüksektir. Zamlı fiyatlar, herkesin alım gücünü olumsuz etkilemiştir. Maaş ve ücret alanların, enflasyon karşısında ezildikleri ortadadır. Bunların yanında mikro ve küçük işletmelerin kira, elektrik, enerji, akaryakıt, ücret ve benzeri giderlerinin yüksekliği de aynı etkiyi yapmaktadır. Bir yandan giderleri artarken öbür yandan cirosu azalan işletmeler zor durumda yaşamaya çalışmaktadır. Ülkemizin ekonomisi, mikro ve küçük işletmelerle yürüdüğü için çalışanlarla birlikte bu işletmelerin de işi çok zordur. Çalışanların alım gücündeki azalma doğrudan bu tür işletmelerin cirosuna yansımaktadır. Çalışanlar, tüketim giderlerinde birçok kısıtlamaya gitmiştir. İnsanların kira, elektrik, ısıtma ve iletişim giderlerinin, gelirleri içindeki payı arttığı gibi diğer tüketim maliyetlerinin artışı da alım gücünü azaltmıştır. Bütün bunlar, işletmelerin cirolarında azalmalara neden olmuştur. Yani hem çalışanlar, hem de işletme sahipleri zor duruma düşmüştür. Önümüzdeki günlerin de iyi geleceği söylenemez. Şimdiden görülmektedir. Akaryakıt, elektrik, doğalgaz gibi enerji kaynaklarına yeni zamların gelmesi kaçınılmazdır. Enerjiye gelecek her bir zam, ekmekten süte, ulaşımdan giyime her bir şeye zam gelmesi demektir. Her bir zam, çalışanların alım gücünde azalma, işletmelerin cirosunda azalma olarak yansıyacaktır.        
***    
Ülkemizdeki ekonomik örgütlenmenin mikro ve küçük işletmeler olduğunu dile getirmiştim. Bunun da ötesinde bu tür işletmeler, aynı zamanda gizli işsizlik alanıdır. Eline bir makas, bir tarak geçiren berber dükkânı açmaktadır. İhtiyacın çok üzerinde berber işletmesi vardır. Birçoğunun yeterli ciroya olaşması mümkün değildir. Elinde biraz sermayesi olan hemen bir fırın açmaktadır. Birçok fırın işletmesi, %10 ilâ % 30 arasındaki kapasite ile çalışmaktadır.  Aynı durum, bakkal, market, büfe ve benzeri işletmelerde de söz konusudur. Yine, lokanta gibi yeme içme hizmeti sunan işletmelerde de aynı durum vardır. 
En ufak bir ekonomik krizde düşük kapasite ile çalışan düşük cirosu olan işletmelerin kapandığı bilinmektedir. İşletme açılması için hiçbir kısıtlama bulunmadığı için eline bir ustalık, kalfalık belgesi geçiren hemen bir işletme açmaktadır. Yeterli mesleki birikime sahip olunsa bile genel bir ekonomik çerçeve analizi, işletme yeri analizi, yeterli sermaye analizi yapılmamaktadır. Maliyetlerin ciro ve kâr üzerine etkisi bilinmediği ve bilenler tarafından da yönlendirilmediği için gerçek üstü hayallere dayalı olarak işletme açılmaktadır.  Bu konuda yerel yönetimler, Esnaf ve Sanatkâr Odaları ve Ticaret Odaları üzerlerine düşen görevi yerine getirmemektedir.     
***    
Öncelikle, odalar, yeni üye kaydı yaparak aidat alma çabası ve isteğinden vazgeçerek, açılan işletmelerin kapanmaması çabasında olmalıdır. Yeni işletme açılmasından mevcutlarının ömürlerinin uzun olması sağlanmalıdır. Bu bağlamda Odalar, işletmelerin en uygun büyüklüğünü saptayarak,  belediye ve özel idareye iletmelidir. Yerel yönetimlerde işyeri açma ruhsatı verme çabası ve isteğinden vazgeçerek Odaların belirlediği ölçütleri taşıyan işletmelere ruhsat vermelidir. Ayrıca aynı meslek grubundan iki işletme arasındaki en az mesafeyi saptayarak birbirine yakın işletme açılmasını engellemesi gerekli ve zorunludur. 
İşletme sahiplerine, yeni işletme açacaklara düşen görevde hayallere dayalı olarak değil, gerçekçi analizlere dayalı olarak işletme açmalarıdır. Bu konuda analiz yapma becerileri yoksa danışmanlık hizmeti almalıdır. Odalar, bu danışmanlık hizmeti verme konusunda da alt yapı oluşturmalıdır. Aksi halde hayaller dünyasında yürürken bataklığa düşülür.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar A. Dursun YILMAZ --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Önümüzdeki Yıl Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?