PEKİ SONRA NE OLACAK?

Çarşamba günü takımın antrenmanındaydım. Kayserispor müsabakasına yönelik çalışmayı başından sonuna kadar izledim.
Genel durumu özetleyecek olursam;
*Moraller tabi ki bozuk, dolayısı ile yüzler pek fazla gülmüyor. Nezaketen selamlarımız karşılık buldu. Buda çok doğal.
*Üst üste kaybedilen maçlar azda olsa çalışma isteğini de geri itmiş. Neyse ki, Hakan hoca anında tatlı sert bir ikazla futbolcuları uykudan uyandırdı.
*Sayın başkan ve yönetimden birkaç arkadaşı da antrenmanlarda takımın yanında.
*Antrenmanın tamamı, ısınmanın ardından kanattan getirilen toplar ve tek vuruş üzerine yoğunlaştırılmıştı. Belli ki hoca bazı konulardaki eksikliklerin üzerine gitmeden, bu işin olmayacağından emin.
Sakatımız Erolcan ve cezalımız Perez dışında kadro anlamında başka bir eksik gedik yok. Eksik demişken, Sergen kardeşimizin performansı bu maç için belirleyici unsurlardan birisi olacaktır diye düşünüyorum. Her maç öncesi elimden geldiğince hem rakip takımı nemde bizim takımımızın mevcut durumunu kendimce analiz etmeye çalışıyordum. Ama bugün, bu konulara derinlemesine girmeden yorumları kendimce yaptıktan sonra, işin özünü size aktarmaya çalışacağım.
Rakip Kayserispor;
*Yüksek sayıda seyirci desteği ile oynayacaktır. Şehir her kesimi ile bunun için uğraşıyor. Belediyeler, raylı sistemler, toplu taşıma araçları ücretsiz sefer yapacak.
*İç sahada etkili oynamanın avantajı ile maç önünde mutlak favoriler. Ancak, favori olmanın verdiği aşırı özgüven işimize yarayabilir.
*Kanatlardan hızlı oyuncularla etkili olmalarının yanında, göbekten de orta alan oyuncuları delici koşularla yoklayabiliyorlar.
*Arka bölgelerinde bolca açık bıraktıklarını, yedikleri gollerden anlayabiliyoruz. Hep beraber göreceğiz ki, iç saha maçı gibi net pozisyonlara gireceğiz. Umarım skor yapabiliriz.
Bize gelecek olursak;
*Bu maçın 4-4-2 si, 4-2-3-1 i vs. olmaz. İki forveti yada tek forvet-forvet arkası da olmaz. Bu maçın duran top organizasyonu, ofsayt taktiği, bindirmesi-indirmesi olmaz. Bu maçın şanssızlığı, günümüzde değildik falanı da olmaz.
Peki bu maçın nesi olur?
*Bu maçın inancı olur, bu maçın inadı olur
*Bu maçın sahiplenmesi olur, bu maçın vazgeçmemesi olur.
*Bu maçın kora kor mücadelesi olur, bu maçın kenetlenmesi olur
*Bu maçın asla pes etmemesi olur, bu maçın omuz omuza vermesi olur.
*Bu maçın arkadaşına güveni olur, bu maçın sporcusuna inanması olur.
*Bu maçın başkanı, yöneticisi, hocası, futbolcusu, çalışanı, taraftarı, esnafı, öğrencisi, memuru, emeklisi, ustası, çırağı, öğretmeni, doktoru, kadını, erkeği ile sımsıkı sarılması ve BAŞARACAĞIZ diye haykırması olur.
Ve en önemlisi, bu maçın DUASI olur.
Puanın her şekli, türü ya da cinsi işimize yarar, kabulümüzdür.
Peki ya sonrası?
Adı üstünde o da sonranın işi.
Kalın sağlıcakla.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mete Akkaya - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındık Fiyatı 2022 için ne kadar açıklanmalı?