TEL ÖRGÜ

Yıllar önceydi.
Dağ yeşil, taş yeşil. Dere yeşil, tepe yeşil. Bütün şehir yemyeşildi.
Kiminin bastığı yerde ot bitmez, benim şehrimdeyse tam tersi, ottan çimenden yürünmezdi sokakta. Avlularımızda bile yeşil-yeşil yapraklar filizlenirdi.
Onuncu sınıf betondan yapılma tribünleri tamamen ot bürümüş olur, temizliği gerekirdi. Bitek, Atatürk Stadyumunun zeminiydi yemyeşil olmayan, Giresun'da.
Kara topraktı yâri, adeta, asırlık zeminimizin.
****
Böyle böyle büyüdük, o gosgoca 3 büyükler bile toprak sahada oynadı şehrimizde.
Fenerbahçe'si, Galatasaray'ı, Beşiktaş'ı… Kimleri, kimleri izledik canlı gözlerle bi bilseniz? Ne şöhretli herifleri, ne büyük topçuları, ne anlı-şanlı hocaları!
Hey gidinin efesi, efelerin efesi Giresun!
****
Tahminen ben lise 1 öğrencisiyken falan, nihayet çim ekildi, anca televizyonlardan gördüğümüz yeşil sahaya bi gün bizler de kavuşuverdik. Sanki uzaya giden ilk Türk astronot Giresun çocuğuymuş gibi gururlarla dolduk.
Sanırım yazın, liglerin tatilde olduğu aylarda yapıldı bu çimlendirme işi. Bekle, bekle, bekle, bi türlü zaman geçmez, maçlar başlamaz… Nihayet bi gün… İlk maç geldi çattı… Koşa koşa stadyuma gittik, büyük bi kalabalık, büyük bi heyecan, görülmedik bi atmosfer… Rakip takım çıktı sahaya ilk. Isınmak üçün. Islıkladık, bi güzel kalayladık derhal toplu halde.
Isınma koşuları başlayınca heriflerin, tribün galeyana geldi; -''Basmayın la çimlerimize, daha yeni yapıldı''!
****
Giresunspor'umuz da çıktı sahaya sonra. Alkış kıyamet. Konfeti yağmuru. Derhal tribüne çağırıldı takımımız;
-''Bu maçı almadan / Cadde'ye gelmeyin''!
Oyuncular da tribünü alkışladı.
Maç başladı.
****
Rakip kaleci o kadar hergeleydi ki, inadına, her avut atışı esnasında bi müddet çimleri eşeliyor, bilerek zarar veriyordu. Biz Genç Çotanaklar tribünü, çıldırıyorduk;
-''Yapmasana lan''!!!
Biz uzaktık o kaleye, ama kale arkasındaki taraftarlar tellere dayanmıştı bile;
- ''Seni bilmemnesini bilmemne yaptığım, rahat dursana ula''!
****
İlk yarı, salt bu çim meselesi yüzünden, kaleciye bağırış-çağırışlar arasında, bi sinir harbi biçiminde geçti gitti. Maçtan hiç bişi anlamadı kimse.
Sorulsa, skoru bilen yoktu.
****
İkinci yarı hergele kaleci, daha sahaya çıkarken, taç çizgisi civarındaki bütün çimleri eşelemesin mi? Bu sefer yakınımızdaydı artık.
Bizim tribün tellere tırmandı bu kez.
-''Seni falan filanın evladı, bozmasana çimleri''!!
Hele bana noolduysa, tellere tırmanıp güya sahaya inecek, kaleciye saldıracak olanlardan biri de ben idim. Ellerimi yumruk yapmış, ağzımdan köpükleri saçmış.
Tahminen ana avrat düz gitmiş!
Tövbe estağfurullah yahu, ne ayıp şeylerdir bunlar.
****
(Daha önce yazmış olmalıyım ilk kitabımda.. Giresunspor taraftarı rakip sağ açık oyuncuya ve rakip kaleciye, her ne olursa olsun, mutlaka söver.. Diğer 9 kişiye hiç karışmaz.. Bunun bilimsel bi izahı henüz yoktur)
****
Yıllar sonraydı.
Çoluk çocuk sahibi, uslu başlı herifler olarak yer almıştık tribünde. Gart Çotanak idik artık. Başkasını bilemem tabi, bencileyin, geçmiş günleri anımsamış, çok duygulanmış, gözleri nemlenmiş bi vaziyette oturuyo idim yerimde.
Son dakikaydı. Yarım saattir iyi oynuyorduk, ama gol atamıyorduk. Rakip kaleci o kadar ağırdan alıyordu ki, dakikalar tükendikçe, resmen zaman çalıyordu maçtan. Eskiden olsa, tellere dayanmıştım çoktan diyerek için için kendimi yiyor, kızgınlığımı belli etmiyordum.
Çok şükür ki, bi karambol oldu. Giresunspor golü atıp,1-0 öne geçti. Bu kez sevinçten tel örgülere koştu bi grup taraftar, tam karşı tribünde. Nasıl hoşuma gitti bu manzara, nasıl?
Baktım, en önde büyük kızım Çiğse? Demek, maça gelmiş?
Yumruğunu sallıyordu kızım, rakip kaleciye doğru. Özür dilerim;
-''Deminden beri büssürü vakit geçirdin, bizi delirttin, nasıl şeyettik oolum gördün mü bak'' anlamında, kinayeli bi yumruktu bu.
****
Kızsam mı sevinsem mi, bilemedim?
Yakıştırdım mı ayıpladım mı, çözemedim?
Ses etmeyin, kızlar babaya çekermiş işte.
Giresunspor'umuza sahip çıkın yeter.
****
(Sevgili Dostlarım,
Gerçekten çok ilginç bi durum var. Hocamız Sn Hakan Keleş, üst düzey bi teknik adam sayılmaz. Oyuncularımızın hiçbiri ''büyük futbolcu'' diğiller. Yönetim desen, aralarında öyle çok paralı insanlar olduğunu sanmıyorum. Ama ortaya çıkan ürün muhteşem yahu! Giresunspor, ligin en iyi top oynayan takımı, kanımca. Küçük transfer dokunuşları uçurur armamızı.
Alınan yenilgilerin nerdeyse tamamında, spor kamuoyu ''Giresunspor'a yazık oldu'' yorumunu yaptı. Bu fanatik insanlara o cümleyi söyletmek bile başarıdır. Katkısı olan herkesi kutluyorum)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürsel Ekmekçi - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Önümüzdeki Yıl Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?