Köstekçiden Destekçi Olur mu?

   Sürekliliği olanlara rağmen bu köşenin okuyucularında bir azalma gözlüyorum. Son dönemde fındık ekonomisi üzerine yazmanın verdiği bir yorgunluk mudur, bilemem!  Farklı konularda yazma isteğini göstermekle birlikte il ekonomisindeki önemi nedeniyle fındığa özel bir önem veriyorum. Ayrıca, insanların fındık üzerine yanıltıcı konuşmalarını, demeçlerini okuyunca, dayanamıyorum! 
Neden, fındık ekonomisi üzerine ısrarla yazıyorum? Tüm Doğu Karadeniz Bölgesini ilgilendirmektedir. Özellikle Giresun ekonomisini, çok daha fazla ilgilendirmektedir. Uzun yıllar istatistiklerine, ekonomik ve sosyal yaşam değişimlerine bakıldığında tamamıyla fındık ekonomisine dayalı olan Giresun ilinin milli gelirden aldığı payın azaldığı açıktır. Bunun ötesinde somut olarak göçün artması, istihdamın azalması, işsizliğin artışı, üretici işletmelerin kapanması ve ekonomik daralma yaşanılan bir gerçekliktir. Yanı sıra sosyal yaşamın okuma, yazma, gösteri, konser, spor, tiyatro, sinema, resim, heykel ve müzik gibi faaliyetlerinin en aza inmesini de eklemek gerekir. Hatta düğünleri de. Fındık ekonomisinin tümü üzerinde belirleyici etkisi vardır. Bu nedenle fındığı yazmak gerekli ve zorunludur.  
***     
Yeşilgiresun Gazetesinin 14.12. 2021 günlü sayısında “Fındık Üretiminin En Büyük Destekçisi İhracatçılar” başlıklı haberi okuduk. Haberde  “üretime öncelik” sloganı ile verim ve kalitenin yükselmesi için yapılan çalışmalara ihracatçı birliklerinin destek verdiği; ilk yıllarda fındık hastalık ve zararlıları ile yapılan mücadeleye öncelik verildiği; daha sonra yaşlanan bahçelerin yenilenmesine katkı sağladıkları; her işin başının üretim olduğu, üreticiler çok ve kaliteli üretir ise hem kendisi, hem de ihracatçının kazanacağı, 100 kilonun altında gerçekleşen üretimin en az iki katına yükseltilmesi ve kalitenin artırılmasının kaçınılmaz olduğu belirtilerek, aksi takdirde diğer ülkelere avantaj sağlanacağı ifade edilmiştir.   
***    
Öncelikle, söylemek gereklidir: İnsanların kendilerinde hata bulmayarak, kendileri dışındaki suçlaması kabul edilemez. Suçlamanın ötesinde bir de akıl verilmiyor mu, pes doğrusu! İhracatçının, fındık üreticisine hiçbir desteği yoktur. İhracatçıların bir tek amacı vardır. O da, üreticinin elindeki ürünü, ucuza kapatmaktır. Özellikle, Fiskobirlik, devreden çıkarıldıktan sonra yaklaşık yirmi yıldır üreticinin ürününü ucuza almak için her türlü spekülasyon yapılmaktadır. 
İlk önce rekoltenin fazla olduğuna yönelik yanıltıcı haberler, ortalığı kaplamaktadır. Yetkililerin, rekolte belirleme sürecinde etkisiz olduğu açıktır. Rekoltenin fazla olduğu gerekçesiyle kamu otoritesinin açıkladığı fiyatın en az olmasını sağlayarak üreticiye kazık atma peşine düşülmektedir. Sonra görevlendirilen TMO'nun yeterli miktarda ürün almak için kaynak tahsis etmediği ve örgütlenmediği saptanınca piyasa oyuncuları tarafından Eylül ve Ekim ayı içinde fiyat düşürülerek yüklü miktarda alım yapıldığı ortadır. Üreticiyi desteklediğini ilan eden ihracatçılar, üreticinin elinden maliyetinin altında fındık almak için sıraya girmekte ve her türlü girişimi yapmaktadır. 
Zaten, üretimini gerçekleştirdiği fındığın hasat giderlerini karşılamak üzere nakde ihtiyacı olan üretici, en azından bir miktar fındık satmak zorundadır. Bunun ötesinde vadeli aldığı gübre ve ilaç kredilerini ödemek için de fındık satma ihtiyacı vardır. Üreticinin okulda okuyan çocuğu varsa yine fındığı satma ihtiyacı hisseder. Benzeri şekilde nişan, düğün gibi gider planlaması yapanları da hesaba katmak gerekir. Yine, Giresun dışında yaşayanlar da bir an önce fındığını satarak elinden çıkarır. Hatta bir kısmı da fındığını emanete bırakır. Bütün bu gerekçelerle üretici, elindeki fındığın önemli bir kısmını Eylül ve Ekim ayı içinde satmak zorundadır. 
Uzun yıllar göstergelerine göre yapılan değerlendirme sonucunda Eylül ve Ekim ayı içinde rekoltenin yaklaşık % 60'ı üreticinin elinden çıkarak manav, kırıcı ve ihracatçının eline geçer. Kalan miktar, izleyen aylarda parça parça üreticinin elinden çıkar. 
Bu sürecin tek açıklaması vardır. Üretici, Eylül ve Ekim ayında ürününü ucuza elinden çıkarır, izleyen aylarda yavaş yavaş fiyat artar. Eylül, Ekim ayı fiyatları, üretim yeri, konumu, verim, rakım ve eğim derecesine bağlı olarak çoğu üretici için başabaş noktasının altında ürün satışı gerçekleşir. Başabaş noktasının üzerinde satış yaptığını düşünen üreticilerin çoğu üç faktörü, göz ardı eder. Birincisi, kendi emekleri, ikincisi de arazinin sermaye değeri ve amortismanıdır. Üçüncüsü de yıl içinde yapılan gübre, ilaç, işçilik, bakım giderlerinin yatırım maliyetidir. Bu üç maliyet unsuru, üretici tarafından fiyatlandırılmadığında bir miktar kâr varmış gibi görülürse de gerçek bir kâr değildir. 
***
“Yaşlı bahçe” masalı, tam anlamıyla bir şehir efsanesidir. Bakımsız bahçeler vardır. Ancak, “yaşlanan bahçe” ifadesi, fındığı ve üretim sürecinin bilinmediğinin açık bir ifadesidir.  Fındık hastalık ve zararlılarıyla mücadeleye öncelik verildiği ifadesi de bir başka safsatadır. Hangi ilde, hangi arazide, hangi miktar arazide mücadele yapılmıştır? Rakım, eğim gibi özellikleri de açıklanarak kaç dönüm arazide mücadeleye katkı sağlandığı, verime ve kaliteye etkisi ölçülebilir olarak açıklanmadan mücadeleye öncelik verildiği öne sürülemez. Yalnızca, algı oluşturma çabasıdır. 
İnsanlar, kâr etmediği bir işe emek vermez, kaynak aktarmaz, hizmet etmez. Verim ve kalitenin artabilmesi için üreticinin kâr etmesi gerekir. Bir yıl boyunca ilaç, bakım, gübre maliyeti yapan bir üreticinin hasılatı elde ettiğinde kâr etmesi beklenir. Faaliyetin ana çabası, kâr edip geçim sağlamaktır. İşte, bazı üreticilerin kâr edememesi nedeniyle gübre atmadığı, ilaçlama yapmadığı ve bakmadığı bahçeler vardır. Üreticiler, akıllıdır. Hesabını bilir. Özellikle, 2021-22 sezonda fındık bahçelerine gübre atılma miktarının çok düşeceği açıktır. Gübre fiyatları katlanarak artarken ürün fiyatları fiilen 2-2,5 Dolar aralığında kalmıştır. Hiçbir kimse zarar etmek için ekonomik faaliyet göstermez. Onun için üreticiye akıl verilmesinden vazgeçilerek, ürünün gerçek değerinin verilmesi zorunludur. 
Ülkemizde fındık veriminin dekar başına 100 Kg.'ın altında olduğu da başka bir algı oyunudur. Bu köşede birçok kez yazılmıştır. Karşılaştırmalı olarak İtalya, İspanya, Amerika Birleşik Devletlerindeki arazi yapısı, rakımı, arazi büyüklüğü, üretim miktarı gibi faktörler gözetildiğinde İtalya'dan daha aşağıda bir verimin olmadığı, İspanya'dan fazla, ABD'den az olduğu analizlerine yer verilmişti. Bu nedenle 100 Kg. verimin iki katına çıkarılması da bir başka safsata ve bilgisizlik örneğidir. Eşitler, arasında karşılaştırma yapılabilir. Niteliği farklı olan şeyler karşılaştırılamaz. Yani, elma ile armut toplanamaz.          
***    
Yine çok kereler, bu köşede yer almıştı. Uzun yıllar ortalamasına bakıldığında yıllık ortalama satış 250 bin ton olup ortalama yaklaşık 1,6 milyar Dolar ihracat geliri vardır. Ülkelerin ve dünyanın nüfus artışına karşın fındık ihraç miktarı ve geliri artırılamamıştır. Bunun sorumlusu, dışarıdaki alıcılar ile işbirliği içinde olan ihracatlardır. İhracatçıların beceriksizliğidir. Yurtdışındaki alıcılar ile işbirliği yapılması yerine üreticiyle işbirliği yapılmak zorundadır. Ürüne katma değer sağlamanın peşine düşüp bu katma değerin üreticiyle paylaşılması gerekli ve zorunludur. Öncelikle üreticiye akıl vermeyi bırakmalılar. Sonra “biz nerede hata yapıyoruz” diye kendilerine sormalılar. Ancak, bu soruyu sormadıkları için sorun çözülemez.       

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar A. Dursun YILMAZ --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Önümüzdeki Yıl Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?