YOLLARINA BAKA BAKA

İnsanlık tarihindeki en büyüleyici gerçeklik; anneannelerin, torunlarının pipilerini görmelerinde hiçbi sakınca olmamasıdır!
Bu duyguyla doğup büyüdük, emekleyip yürüdük, bununla okuduk adam olduk. Orta yaşlara erişmişiz nihayetinde. İşte geldik gidiyoruz şu yalan dünyadan, halen peşimiz sıra gelip yüreğimizde sımsıcak duran yegâne duygu budur.
Toplumu disipline sokmayı amaçlayan kurumların hiçbiri bu karşı konulamaz hakikatin önünde duramamıştır. Ne yasa ve yönetmelikler, ne din ve ahlak zorlamaları, ne edep ve görgü kuralları… Haddi diğildir hiçbirinin. Koskoca bilim ve fen dünyasının bile bu konuda atabileceği tekbi somut adım bilinmemektedir.
***
Sözgelimi; halalarımız, yengelerimiz, teyzelerimiz yaşantımızın hiçbir evresinde bedenimizi asla cıbıldak görememişken, biz erkek çocuk milleti olarak belli bir yaşa değin banyoda anneannelerimiz tarafından yıkanmaktan büyük bir gurur duymuşuzdur.
Bizleri doğuran, sütüyle besleyip gün yüzüne çıkaran, o hakları ödenmez melek kalpli annelerimiz bile, konu banyo ve beden temizliği olduğunda kudurmuş bir leopara dönüşürler. Sıcak suyun derecesini ayarlamayı beceremeyip, kendi öz çocuklarını haşlayabilirler örneğin. Güya; ne kadar sıcak bi suyla yıkanırsa, o kadar temiz ve hayırlı bir evlat yetiştirilir hissiyatı vardır tüm annelerde. Çekilecek dert diğildir, annesi yüzünden yıkanmaktan nefret etmemiş çocuk yoktur Giresun'da.
Sırtımızı keselerken adeta ellerinde rende varmış gibi canımızı da acıtırlar üstelik. Bi yandan da ''Ula oğlum, sırtların bar bağlamış'' diye söylenirler. Suçumuz büyüktür.
Bar bağlamak, keflilik, gatravuç bağlamak… Bunlar Giresun'a özgü, aşama aşama kirlenme biçimleridir. Hadi, ilk ikisini boş verin, çaresi mevcuttur. Ama yeryüzünde yalnızca Giresun çocuklarının sırtı gatravuç bağlayabilir.
İtfaiye gelip köpüklü su sıksa, mümkün diğil temizlenmez…
***
Oysa anneanne yıkaması bu kadar sıkıntılı diğildir. Suyun sıcaklığını defalarca kontrol eder onlar, yine de kıyamazlar bi türlü, nispeten ılık bi suyla yıkarlar torunlarını. Kulaklarımıza su, gözlerimize sabun kaçırmazlar hiç. Sırt keselerken bile elleri pamuk gibidir anneannelerin, bikez bile can acıtmazlar. Saçlarımızı ayrı, sırtımızı ayrı öperler yıkadıkça. Ömürlerinin sonuna kadar, kuzusu olarak yaşarız bu evliya yürekli kadınların.
Genellikle ilkokulun sonuna, bazı köklü ailelerde ise orta birinci sınıfa doğru artık büyümeye, herif olmaya başlar çocuklar. Kimi ufak tefek örtünme gereksinimleri duyulabilir banyoda. İşte burada devreye ''Giresun İlifi'' denen o muhteşem oluşum girecektir. Erkek torunlar, pipilerini, bu el örgüsüyle dokunan temizlik gereciyle gizlemek durumundadır. Anneanneler aslında bundan bile gizli bir gurur duyarlar da pek belli etmezler; ''Kapat oğlum şu şeyini, beni yunacak mı edecen'' diye gülerek, öylesine bi laf sokuşturmakla yetinirler.
Nasıl gurur duymasınlar; ''Tıkılım tokmağım / El kadar ekmeğim'' tekerlemesiyle yere göğe koyamadan sevdikleri torunları, göz açıp kapayıncaya değin büyümüş de ''herif'' olmaktadır artık…
***
Şehrimizde aile birliğinin temelini; eğitim, sevgi-saygı, eşitlik, kader ortaklığı falan diğil, direkt olarak Giresun İlifi oluşturur. Büyük bölümü anneannelerin hünerli elleriyle örülen bu rengârenk banyo ilifleri, genç bir kızın çeyizinin gelmiş geçmiş en önemli parçası olarak bilinir.
Beyaz eşyaymış, yatak odası takımıymış, yok efendim misafir odasının yemek masasıymış, hepsi faso fisodur. Gelinlik bi kızın asaleti, ancak ve ancak çeyizindeki ilif sayısıyla ölçülür.
Aynı biçimde, bi şehrimiz delikanlısı için; 3 tane üniversite bitirmiş, 5 yabancı dil bilen kara kuru bi kızla evlenmektense, çeyizinde 25 tane Giresun İlifi bulunan bi köylü kızını alması, çok daha isabetli bi karar olarak değerlendirilir.
***
Aklıma hem anneannemin, hem de Giresun İlifiyle yıkanmanın güzelliğinin düştüğü bi seher vakti, balkonda oturmuş, ''Ula, duş jeli ve banyo lifi denen şeyler icat olunduktan sonra, şehrimizde bissürü evlilik çatırdadı, boşanma olgusu epeyce bi arttı, şu konuya da bi el atsam iyi olacak'' diye kafa yormaya başlamıştım zaten.
(Sonra şunu anımsadım; Konuşmacı olarak çağırıldığım, İstanbul Caddebostan Kültür Merkezi'ndeki ''Mizah Öyküleri'' konulu bi söyleşide, laf lafı açmış, mevzuyu her nasılsa Giresun İlifi'ne getirmiş, bire bin katarak şehrimin inceliklerini anlatıp, dinleyenleri kırıp geçirmiştim. Sohbetin, şamatanın güzelliği bi yana, o salondaki tekbi kişinin kafasına bile şehrimin güzelliklerini sokabildiysem ne mutlu bana diye sevindirik de olmuştum).
(Söyleşiden bikaç gün sonra döndümdü Giresun'a. Operasyona kendi evimden başladım tabi. Güzel olduğum kadar küstah bi anıma denk geldi; evde ne kadar banyo lifi ve duş jeli varsa büyükçe bi koliye doldurup, mahallenin en uzaktaki çöp kutusuna atıverdimdi. Kapitalizme kafa tutan gayet devrimci adımlarla annemin evine doğru yürüyüşe geçip, annemin meraklı bakışları altında duşa girdim. Sıcak olduğu kadar tazyikli bi suyun altında saatlerce yıkanıp, iliflendim, pirü pak olup kendime geldimdi. Ohh be kardeşim, meğer yaşamın anlamı Giresun İlifiymiş)…
***
Çok yazık ki, gereken ''önlemi'' aldığım halde kendi evliliğimi kurtaramadım arkadaşlar.
En son annemden, bizim ev için 2-3 tane ilif alarak ayrıldım yine. Ne olur ne olmaz, başka formül mü biliyom ben, bi umut işte? Ardım sıra; ''Bunun sırtı garanti gatravuç bağlamıştır'' der gibi üzülerek bakınıyordu annem.
Pamuk Elli'lerimizi düşüne düşüne sahile vurdum kendimi.
Yollarına baka baka yoruldum..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürsel Ekmekçi - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Önümüzdeki Yıl Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?