YOK MU ÇARESİ?...

Ülkemizin nüfusu arttıkça, her Türk vatandaşı için, yaşamın tüm kulvarlarında “sınavlar” önemli bir kilit noktası haline geldi…
Okula başladığımız ilk günden, hayatımızın neredeyse son gününe kadar sınavla yatıp, sınavla kalkıyoruz…
Sınavlar peşimizi bırakmıyor. Hayat yolcuğunda karşımıza çıkan her kapıyı onunla geçmek zorunda kalıyoruz…
Sınav bütçeleri çok ciddi tutarlara ulaştı…
Basın yayın faaliyetlerinden hazırlık kurslarına, özel öğretim kurumlarına varıncaya kadar milli ekonominin önemli bir sektörü oldu…
Ömrümüzü kesin çizgilerle parselleyen yarışma sınavlarından önce, fazlasıyla yeterli olsak bile, 
- Bir faaliyete başlamak mümkün değil!...
- Bir hayal kurmak, bir yere varmak olası değil!...
Hayatımızın her aşamasını sınavlar tümüyle bloke etti
Sınavsız bir düzen düşünemez olduk…
Bu durumdan olsa gerek,  konuyla ilgili  türlü türlü felsefi görüşler, sosyal kuramlar  açıklanmaya başladı!...
Dinler de dünya hayatını bir sınav olarak görüyor… Sonuçları ahrette açıklanacak olan!
Anlayacağınız, hangi kapıya varsak, karşımıza sınav çıkıyor!
- Çocuk henüz on yaşında iken maraton başlıyor… 
Küçük kız LGS, oğlan YKS için gömülüyor testlere…
Pratisyen hekim olan anne, bu iş böyle yürümüyor diye uzman olmak için TUS çalışıyor…
Baba akademik kariyerini ilerletmek için harıl harıl ÜDS'ye hazırlanıyor…
Üniversiteyi bitirmiş ama iş bulamamış amca KPSS kursuna gidiyor…
Teyzemiz, yüksek lisans için ALES puanını yükseltme peşinde…
Şefliğe terfi etmek isteyen dayımız, “görevde yükselme” sınavlarına girmek zorunda…
Yeğenlerin vizesi, finali…
Komşu kızının ehliyet, hala oğlunun sertifika sınavı…
Say da say…
Sınav yüzünden gezilip, tozulamıyor…
Eşe dosta gidilmiyor, misafir kabul edilmiyor…
Hayat herkes için bir yarışa dönmüş…
Kadrolar, kontenjanlar, kotalar…
Katsayılar, tercihler, yerleştirmeler, ek yerleştirmeler…
Ama ne acıdır ki;
Bu sınavların hiçbirinde yetenek, kabiliyet ve beceri ölçülmüyor!
Ezbere ve test yöntemine dayalı bir sistem…
Kuralları, puanları, hesapları ve prosedürü sürekli değiştirilen bir sistem…
Sadece seçiyor!
Sadece eliyor!
Bir net daha yapamayan kişinin tüm hayatını değiştiren o sistem…
Soruyorum; bu durumda seçilememek bir şanssızlık mıdır, yoksa başarısızlık mı?
Allah aşkına söyleyin…
Biri bitmeden, biri başlayan bu bu sınavlardan nasıl kurtulacağız?
Hayatımız, gelişmiş ülkelerdeki gibi bir gün normale dönebilecek mi?
Ölçme ve değerlendirmenin, yerleştirmenin başka bir yolu yok mu?
Elenmek, başarısız sayılmak çoğumuz için bir kader mi?
Hem dünyada, hem ahrette, hayat sadece bir sınav mı?
Yok mu ötesi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Bayram --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?