DİLİMİZİN HALİ PÜR MELALİ

Dilimizin günlük kullanımında epey sorunlarımız var. Bunu günlük sokak ağzında görebildiğimiz gibi, medyaya  yansıyan ya da tabela ve reklamlara dökülen dilde görebiliriz. O kadar mele-kırma ve bir o kadar da batıcı bir üslupla karşı karşıyayız ki, vay halimize diyesim geliyor. 
Bir dil bu kadar mı savrulur? Yetmişli yıllarda uyduruk çayla boğuşan lisanımız, artık batının reklam kokan, kapitalistik üslubuyla boğuşuyor. Buna kim dur diyecek? Bunu engelleyecek bir zihniyet geliştiremeyecek miyiz? Yeni nesil Türkçe'yi bile ingiliz aksanıyla konuşmaya çalışıyor! Aşağıda konuşacağımız hastalıklı hâl, konuşmaların dile gelmiş durumudur. Sermayesi, kıblesi, kültürü batıya dönmüş memleketimin hali budur.
Hastalıklı dil meselemizin birinci bozulmuş hali, inşaat sektörümüzdeki durumdur. Ne zaman televizyonu açsanız şu reklamları görürsünüz: Narcity, Nautilius, Leife İstanbul, Proje Acıbadem, Mall of İstanbul, Grand Ottoman, Ferrase Fulya, Kardiyum, vb. Daha çok var da, ben de yanlışın reklamını yapmayayım. 1+1,2+1 tarzında, misafiri öncelemeyen bir yapı tarzına oturan evlerin reklamı olan bu yapılar ,tamamen batı orijinli bir hayata dayanmaktadır. Diyeceksiniz bu hayata, bu isim normal! Ama nerede yaşıyorsunuz? Bu ülkenin mahallesinde, sokağında Türk ve müslüman olarak yaşanır. 
Bu projelerin her sosyal donatı unsuru olmasına rağmen, bir mescit ya da gasilhane var mıdır? Hayır. Halbuki bu projelerde ortalama bin kişi yaşar! İsmiyle müsemma olan bu “Mall of tarzı” projelerin sahipleri Türkün sokağında ya da avlulu evde, meydanlarda yetişmedi mi? Evet. Muhtemelen de taşra kökenli patronlardır! Bu neyin nesi? Bu dile kültür saldırısı değil midir? Devletimiz bu projeleri onaylarken, isim tahdidi yapamaz mı?
Bu gün yaşadığımız ikinci dil saldırısı da, hizmet sektöründe görülen ezik ve bir o kadar da sorunlu dil anlayışıdır. Hadi inşaat sektörü elemanları batı tandanslı diyelim! Yemeklerimizde de mi sorun var? Hadi ordan! Biz deki yemek kültürü kimde var? Adamlar börtü böcek yer,bu sorunlu dili kullanmazken, bize ne oluyor? Restoran Billy, Lavash, Köftemix ,Kebaps, Aysce, Chs, Che Aksesuar vb. En başarılı olduğumuz alanda taklit ve kompleks niye? Yemeğimiz olmasa tamam.Kapı gibi köfte,lahmacun,pide kültürümüz varken, bu  arabesk tutum niye? Tamamen batıcıl eziklik! Yerin dibine batsın, senin batıcı kompleksin! Pizza, hamburger adamların icadı anladık. İşyerini açtın isim hakkını kullandın, tamam. Yerli ve milli olan köfteye, köftemix demek ne oluyor? Domatesi domatoya çevirdiğinde İspanyol boğası mı olacaksın? Bizim kültürümüz vahşi İspanyol'unkinden de mi aşağı? Herkes işine ve özüne dönsün. Nedir bu kültür saldırganlığından çektiğimiz.
Politik havaya göre gelişen yanlış dil tutumlarımızda mevcut. Muhafazakar bir iktidarımız var, mesele yok .Muhafazakarlık özünde millik barındırır, tamam. Ama muhafazakar insanımız vallahi neyi muhafaza ettiğini bile bilmiyor. Arapça, Farsça, Osmanlıca kırmaca tamlamalarımızla kurulmuş dil unsurlarımızda oluştu! Öyle reklam ve tabla isimleriyle karşılaşıyorum ki, ismin yarısı Türkçe, diğer yarısı bozulmuş kelimeler: Devr-i Mahir, Bab-ı Hayat spa, Akabe Köfte, Tevhit Lokanta, Leb-i Derya, Şehr-i Bahçe, Sultan Vip vb. Tüm bu tamlamalar muhteva uygunluğu ve ismin haslığı açısından sorunludur. Helva-i Osmanlı neyi anlatır Allah için?Zannedersiniz helva meselesi var! Hayır. Lokanta tevhit gibi ontolojik bir kelimeye alet edilir mi?Ne alaka?Tevhit,Akabe kelimelerinin içi boşalmaz mı? Şehrizade Camel nasıl bir terkiptir? Camelse, nasıl şehrizade olur? Tütün adıyla Osmanlıca bir kelimeyi hangi saikle evlendirdin yahu? Tam bir irfansızlık ve görgüsüzlük durumu! Alemi İslamın batı kültürel tahakkümü karşısındaki çocuksu mukallitliği diyorum.
Gelelim sağlık sektöründeki dil yanlışlarına. Tam bir dil faciasıyla karşı karşıya olduğumuz sektör, sanki İngilizcenin arka bahçesi gibi duruyor. Yanlış tamlama, melez cümlecikler de cabası. İnsan bir Türk hekimine giderken ,sanki Londra'da gibi hissediyor kendini! Ondan sonra da yabancı hekim istemezük muhabbeti! Kardeşim adınla sanınla yerli coni gibisin, yabancı hekim alsan ne olur ,almasan ne olur? Çakma bir ulusalcı anlayış, kaba bir meslek milliyetçiliği. 
Nerde kültür millyetçiliği. Medicana, Medipol, Life Hospital, Dentistanbul, Freti-jin vb.Yandaki başlıkları müessesine isim olarak verenlerin yabancı hekime karşı çıkmaları çok komiktir. Bilakis bu isimle yer açanlara bolca rus, amerikan, alman hekim alma zorunluluğu getirmek lazım diyorum! Dilimizin bu saldırılara karşı koyması için, milli duruşumuzu ve saflarımızı sıklaştırmamız lazım.
Bu yozlaşmaya neden olan kültürel çoraklığı kurutmadan adam olamayız. Önce  milli bir eğitim vereceğiz, sonra, insanımızdan hesap soracağız. Her şeyin batıya çıktığı yoldan bu hastalıklı dil çıkar. Merhum Akif, neye ambargo koyup, neyi batıdan almamız gerektiğini çok güzel ifade eder. Bu mısralarda gereksiz batıcı öykünmeye de eleştiri vardır. Buyurun:” 'Garb'ın eşyası eğer kıymeti hâizse yürür/Moda şeklinde gelen seyyie gümrükte çürür!' Çözüm budur, batıdan ilmi alacak, taklidî kültürü gümrükte bekleteceksin. Hadi yerli kültürü inşaya koyulalım, var mısınız?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsa Çolaker - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?