NEDİR BU BATI HAYRANLIĞI? (3)

Zaman zaman üniversite öğrencileriyle sohbet ederiz. Bir öğrenci bize üniversitedeki bir hocasının, 'eğer biz zamanında Serbest Piyasa Ekonomisine geçmiş olsaydık, bugün çok daha farklı yerlerde olurduk' diye yakındığını  söyleyince, gülmekten kendimizi alamadık. Dedik ya, ne kendi tarihimizi ne de Batı'nın tarihini biliyoruz. Ya Hû! Biz Serbest Piyasa Ekonomisine 1838 yılında geçmiştik; Osmanlı İmparatorluğu'nun Batı karşısındaki gerileyişinin temel sebebi de budur. Batı'ya özenip, iç piyasayı Batı'nın mallarına bu kadar şuursuzca açmasaydık; Osmanlı ekonomisi kendi gelişmesini sürdürecek ve iç piyasanın taleplerini karşılayacak bir potansiyele ulaşabilecekti. Çünkü, Osmanlı'nın büyük bir iç pazarı vardı (Balkanlar ve Arap yarımadası, Mısır ve o zamanki adıyla Trablusgarp bize aitti). Yazık ki, akademisyenlerimiz daha bu temel gerçeği bile bilmiyorlar! Ayrıca şunu da ilâve edelim ki, Türkiye'nin 1950'den sonra ihracata öncelik veren bir ekonomik modeli takip etmesi de son derece yanlıştı.  Çünkü biz İngiltere ve Japonya gibi kaynakları sınırlı bir ülke değildik. Bu nedenle, onlar gibi, ihracata dayalı bir ekonomik model uygulamamıza gerek yoktu. Hem nüfus hem de sahip olduğumuz kaynaklar bakımından, ülkemiz insanı için üretim yapmak çok daha akıllıca olurdu. Bu takdirde, bugün devasa boyutlara ulaşan bir dış ticaret açığı ile de karşılaşmazdık. Hatırlatalım ki, bu açığın temel sebebi, Özal'ın, ihracat-ithalât dengesi bu kadar aleyhte olan ülkemizde, Batılı 'Dostların' baskılarıyla, konvertibiliteyi kabul ederek, serbest döviz esasına geçmesi ve diğer taraftan, ihracata yönelik bir üretim anlayışında ısrar edilmesidir. Bunu hem yıllar önce Şevket Süreyya Aydemir ve Prof. Niyazi Berkes; hem de günümüzün Batı etkisinde olmayan iktisatçıları kabul etmektedirler.
1838 SERBEST TİCARET ANTLAŞMASI
Padişah II. Mahmud tarafından, Mustafa Reşid Paşa'nın telkinleriyle 1838'de İngiltere ile imzalanan ve Baltalimanı'nda imzalandığı için bu adla anılan, Serbest Rekabeti esas alan Ticaret Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin, kısa bir zamanda ekonomik bağımsızlığını kaybetmesine sebep olacaktır. Antlaşmanın 12. maddesine göre, “İngiliz tebaası olanlar ve onların adamları, yalnız İngiliz mallarını değil, dış ülkelerden gelmiş her türlü emtiayı ülkenin her yerinde serbestçe alıp satabilecektir. Bu antlaşmadan öteki Avrupa devletleri de yararlanacaktır” (Doğan Avcıoğlu, 1969 baskısı “Türkiye'nin Düzeni”, s. 52)! 
Ekonomist Selim Somçağ bu antlaşmayı şöyle değerlendirmiş: “Osmanlı İmparatorluğu'nda gayrimüslim tebaanın, Müslümanlara karşı daha avantajlı duruma geçmesinde ilk adım, l838 Baltalimanı Antlaşmasıydı. Bu antlaşmayla, Osmanlı ülkesinde dış ticaretin denetimi, başta İngiltere olmak üzere, Avrupa devletlerinin eline geçti. Bu ülkelerin tüccarları da, Osmanlı ülkesinde aracı olarak gayrimüslimleri tercih ettiler. Böylece, l838 sonrasında, önce toptan, ardından da perakende ticaret gayrimüslimlerin eline geçti. Türkler l838'den sonra, ticaret ve zanaatlardan yavaş yavaş tasfiye edildiler. 1838'den önce Türkler, hem ticarette ve hem de zanaatçılıkta gayrimüslimlerin önündeydiler. Osmanlı'da, gayrimüslimleri daha avantajlı duruma getiren ikinci olay da, önce Tanzimat Fermanı'nın (1839), sonra da Islahat Fermanı'nın (1856) yayımlanmasıdır. Gayrimüslimler bu fermanlarla, Müslümanlarla eşit siyasî haklara kavuştular ve cizyeden kurtuldular. Buna karşılık, Tanzimat Fermanı'nda yer almasına rağmen, askerlik yükümlülüğü altına girmediler. Böylece, imparatorluğun son dönemlerinde art arda gelen savaşlarda, Türkler cephelerde erirlerken, Hıristiyan ve Yahudiler işlerine güçlerine bakmaya, zenginleşmeye devam ettiler” (“Kanuni'den Vahdeddin'e Osmanlı ve Batı”,  s. 202)! ./…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Şefik Aydın - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Önümüzdeki Yıl Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?