ÇOK MU ZOR?

Türkiye, “gayri safi milli gelir” verilerine göre dünyanın 20'nci en büyük ekonomisi… Satın alma  gücü paritesi açısından ise büyüklükte 11'nci sırada… 
Kriterleri biraz daha açıklamak gerekirse, ülke nüfusuna kayıtlı vatandaşların tamamının bir yılda elde ettiği gelir ve bu gelirin “sıcak para” denilen kısmına göre bu sıralamalar…
Biz,  Cumhuriyetimizin kurulduğu 1923 yılında da milli gelir sıralamasında dünyanın 17'nci en büyük ekonomisiydik…
Demek ki bir asırdan beri ekonomik olarak önümüzde olan hiçbir ülkeyi geçememişiz.
Almanya, Fransa, İngiltere, Portekiz, İtalya, İspanya, Avusturya, Belçika ve Hollanda hep önümüzde…
Ancak,  “kişi başına düşen gelirin artış hızı” bazında dünyada itibarımız iyi… Öyle ki, Çin ve Hindistan bile gerimizde…
Bu iki ülkenin bizden geri kalmasının sebebi, tabi ki, nüfuslarının 1,5 milyar dolayına çıkmış olması…
IMF verilerine göre, kişi başı gelirini artırma hızı yönündeki bu  önemli çabamız , bizi bir türlü istediğimiz sonuca götürmüyor…
Gelir dağılımındaki adaletsizliği bir türlü gideremiyoruz… Milli servetin yarısı, yüzde 8'lik bir kesimin elinde…
Adilce bir bölüşüm yapmak çok mu zor?
Çok mu zor, gelişmiş ülkelerin arasına girmek?
Neden başaramıyoruz, neyimiz eksik onlardan?
Tarımda, sanayide ve teknolojide, turizm başta olmak üzere hizmet sektöründe niçin gerilerde kalıyoruz?
Bizim paramız neden kıymetlenmiyor?
Ekonomimiz el alemin dolarına, avrosuna niye mahkum?
Bu mahkumiyeti hangi sebeple bitiremiyoruz?
- “Gelirleriniz giderlerinizden fazla ise para kazanmış olursunuz…”
- “Sahip olduğunuz kaynaklar ihtiyaçlarınızdan büyükse özgür olursunuz…”
- “Siz başkalarına değil, başkaları size muhtaç ise güçlü olursunuz…”
Sorduğum soruların cevabı yazdığım son üç cümlede saklı…
IMF'nin de dediği gibi dünyada para kazanma hızını artıran sayılı ülkelerden biriyiz… Demek ki para kazanma ile ilgili önemli bir sorunumuz yok… 
Sorun, kazandığımız parayı paylaşmada ve  harcamada!...
Gerçekte ihtiyaç duymadığımız şeyler için yaptığımız giderlerde!...
Bu ülkenin tasarruf diye bir kültürü vardı, ne oldu?
Neden, benim bir kuruş bile geliri olmayan öğrencimin cebinde 11 bin liralık telefon var?
En varlıklı Japon 50 metrekare büyüklüğündeki evde yaşarken, ben neden 150 metrekare ev istiyorum?
Gelişmiş ülkelerin vatandaşları sahip oldukları teknoloji ürünlerini bozuluncaya kadar kullanırken, benim vatandaşım neden yeni iphone kuyruklarında geceler?
Elektriği, doğal gazı, akaryakıtı niçin israf ederiz?
Mecbur muyuz her yere özel araba ile gitmeye?
Bizi dolara, avroya mahkum eden bu savurganlıklarımız değil mi?
Ülkemizin cebinden dolar çıkışına yol açan her harcama bağımsızlığımıza vurulan bir zincir!..
İphone'u biz üretmiyoruz, petrol arka bahçemizden çıkmıyor!..
Birimizin yaptığı sorumsuz harcama hepimizi bağlıyor… 
Aynı gemideyiz çünkü… Gemide açılan her delik onun batışını hızlandıracak!...
Şu tüketim çılgınlığından, şu gösteriş budalalığından bir vazgeçelim artık…
Ayağımızı yorganımıza göre uzatalım…
Tepeden tırnağa herkes yaptığı harcamaya dikkat etsin… Milli servet dediğimiz şey, hepimizin sahip olduğu ekonomik kaynakların tümüdür…
Birbirimizin parasında - malında hakkımız var… 
Kaynaklarımızı ihtiyaçlarımıza kullanırken, yersiz harcama yapmamız durumunda kul hakkı yediğimizi ne zaman fark edeceğiz?
Döviz aldı başını gidiyor… Hangi sihirli değnek onu düşürecek? Ülke olarak dolara, avroya olan bağımlılığımızı azaltmak yediden yetmişe herkesin üzerine düşen bir farzdır…
Lütfen kendimize gelelim, ihtiyaç olanla, olmayanı bir birinden ayıralım… Harcıyorsak da yerli üretimi tercih edelim. 
Kendimizi bile bile dolar sahiplerinin kucağına düşürmeyelim…
Lafım 83 milyonun tamamına… “Benliği” bırakalım, yeniden “biz” olalım…
- Memur, işçi, emekli, çiftçi, esnaf ve diğer yoksul kesimlerin milli gelirden aldığı pay biraz daha artsın!...
- Asgari ücretli Ali Koç gibi yaşamaya çalışmasın…
- Kimse “param çok” diye ihtiyacı olmayan harcamalar yapmasın…
- “Çeşmenin başında şimdi ben varım” diyerek , kamu üzerinde yetki sahibi olan hiç kimse kamu kaynaklarını israf etmesin…
Haksız mıyım, söylediklerim çok mu zor? 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Bayram --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?