NEREYE DOĞRU GÖTÜRÜLDÜĞÜMÜZÜN FARKINDA MISINIZ?

Cumhuriyet Gazetesi'nin sahibi Nadir Nadi, 1970'li yıllarda yazdığı bir kitaba “Ben Atatürkçü Değilim” ismini vermişti. Niçin böyle bir tercih yapmıştı Nadir Nadi? Çünkü o yıllarda, Atatürk'ü anlamayan 'Atatürkçüden' geçilmiyordu. Adam Atatürkçü ama Anti Emperyalist değil; aksine Atlantikçi! Mazlum milletlerden yana değil. Adam Atatürkçü ama; Batı kültürünün esiri olmuş; Atatürkçülüğü sadece lâiklikten ibaret zannediyor! Batı'ya teslim olmayı çağdaşlaşmak zannediyor! Kendisi bu suretle kimlik erozyonu yaşamakla kalmayıp; bunu bir de millete dayatıyor! Ya da, bütün bunları, emperyalizmin görevlisi olarak yapıyor! Bu 'Mukaddes' görevi üstlenen sürüsüne bereket Sivil Toplum Örgütümüz var!
CIA Başkanlarından Alan Dulles'in, 1950'lerin başlarında, Amerika'nın, Millî Kültürleri ve Millî Devlet Yapılarını bozmak amacıyla takip ettiği politikayı çok vazıh bir şekilde açıklayan şu sözlerini hatırlıyoruz: “Yapabileceğimiz her şeyi yaparız, bütün maddî gücümüzü iftiralar ve insanları aldatmak için kullanırız. Topraklarına kaos ekerek onların inandıkları değerleri bozarız. İnsan bilincine seks, şiddet, sadizm ve ihânet aşılayacak her türlü ahlâksızlığı teşvik eden sanatçıları destekleyecek ve onları yetiştireceğiz. Doğruluk ve dürüstlük alay edilen kavramlar olacak. Alkolizm ve uyuşturucu bağımlılığı, şiddet ve ihânet, halklar arasında düşmanlık, bütün bunları dikkatle ve gizlice işleyeceğiz. İnsanlarla çocukluklarından itibaren ilgilenmeliyiz. Esas olarak gençliğin üzerinde yoğunlaşmalı, gençliği ayartmalı ve bozmalıyız. Onları çıkarcı, sıradan ve kozmopolit tipler hâline getirmeliyiz!”
Yaşadıklarımıza ve ne hâle getirildiğimize bakınız! Bu melun proje, içimizdeki işbirlikçilerinin de yardımlarıyla başarı ile uygulanmaktadır. Buna bir de kimsenin karşı çıkamayacağı bir isim bulmuşlar: DEMOKRATİKLEŞME!
Eğer, siz de, bu 'Fareli Köyün Kavalcıları' kervanına katılırsanız 'DEMOKRAT' oluyorsunuz! Yok eğer, hipnotize edilmiş toplumu uyandırmak için yırtınıyorsanız; bir küreci proje ile karşı karşıya olduğumuzu, 'Demokratikleşme' ve 'Demokratlık' kavramlarının bu melun projenin sosu olduğunu; aslında bu ülkenin bir uçuruma doğru götürüldüğünü bütün meşru vasıtaları kullanarak millete anlatmak ve milleti uyandırmak gayreti içinde iseniz, 'FAŞİST' damgasını kolaylıkla size yapıştırıyorlar!
Bütün bu nedenlerle, Nadir Nadi 1970'li yıllarda, nasıl “Ben Atatürkçü Değilim” diye bir kitap yazarak, sahte Atatürkçülere isyan etti ise, ben de “Ben Demokrat Değilim” diye haykırıyorum! Bu sahte demokratlara, bu bölücülere, bu Amerika ve Avrupa Birliği işbirlikçilerine, ajanlarına isyan ediyorum.
Evet, Ben Demokrat Değilim! Atatürk'ün Plânlı Karma Ekonomi siyasetinden yanayım. Türkiye'nin emperyalizmin vesayet kemendini ancak bu şekilde kıracağına inanıyorum. Devlet yönetiminde emanetin yandaşlara değil; işin ehline verilmesinden yanayım. Amerika'ya ve AB'ye karşı boynu eğik durmayan, güçlü Türkiye Cumhuriyetinden yanayım. Vücudumdaki bütün hücrelere kadar vatanseverim. Büyük Atatürk'ün şu eşsiz sözünü burada tekrarlıyorum: “Benim en büyük fahrim, servetim Türk yaratılmamdır.”
Ve hemen şunu da belirteyim ki, kendi milletimi sevmek gayet masumane ve insanî bir tutumdur. Kendi milletini sevmeyen insanlığı da sevemez. Kendisine saygı duymayan bir insanın insanlığa da saygısı olamaz. Kendi milletini sevmeyen bir aydının dünyada da itibarı olmaz! Yine, şunu da belirteyim ki, Türkler dünyanın en ırkçı olmayan milletidir. Bunu Fransız tarihçisi Jean Paul Roux söylüyor; Fransız edebiyatçısı ve siyaset adamı Lamartine söylüyor! Kendi şerefli tarihimiz söylüyor! Okuyun, öğrenin!
Türkler bin küsur yıl bu coğrafyayı adaletle yönettiler. Bir de sömürgeci ve emperyalist Avrupa'nın ve sonra da Amerika'nın işgal ettikleri ülkelerde, bu ülkelerin mazlum milletlerine yaptıklarına bakınız. Daha dün, Alman Cumhurbaşkanı, Afrika halklarından kendilerine yaptıkları zulüm için özür diledi. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, 'Cezayir'i Osmanlı'nın elinden kurtararak, Cezayir'e medeniyet getirdik' mealinde bir söz sarf edince, Cezayir Cumhurbaşkanından şu tokat gibi cevabı aldı: “Biz Osmanlı'yı (Türkleri) Cezayir halkını emperyalist devletlerin zulmünden korusun diye kendimiz davet ettik!”
Ah şu bizim mankurtlaşmış aydınlar! Bir de bu millete 'Tarihinizle yüzleşin' demezler mi? Allah'a şükür ki, tarihimizde utanılacak bir sabıkamız yoktur. Aksine, büyük zulümlere uğramış bir millet olduğumuzu bizzat Batılı tarihçiler itiraf etmektedirler! Balkanlardan çekilirken yaşanan dramı, Evlâd-ı Fatihan'ın yaşadığı acıların hikâyelerini, insanın gözleri yaşarmadan okuması mümkün değildir. Fakat bizim mankurtlaşmış aydınların 'Medeniyetin Merkezi' kabul ettikleri Avrupalı devletlerin geçmişleri yüz kızartıcı sabıkalarla doludur.
Bu girişten sonra, 6-8 Ekim 2014'de yaşanan kalkışmanın tahrik ve teşvikçisi olmaktan tutuklu olarak yargılanan ve daha birçok sabıkası bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selâhattin Demirtaş'ı aklama ve bu zattan, bir 'Demokrasi Kahramanı' yaratma gayreti içinde olanlara gelmek istiyorum.
Başta sayın Kılıçdaroğlu olmak üzere birçok CHP'li siyasetçi, Selâhattin Demirtaş'ın haksız yere tutuklu olduğunu iddia ederek, bir an önce tahliye edilmesini savunmaktadırlar!
Son olarak, Selâhattin Demirtaş'ın eşi, FOX TV'de İsmail Küçükkaya'nın programına çıka-rtıla-rak, eşinin haksız yere tutuklu olduğunu savundu. Bu Hanımefendinin, âdeta milletle dalga geçercesine, eşinin tahrik ve teşvikçisi olduğu 6-8 Ekim olaylarında, resmî rakamlara göre, PKK'lı eşkıya tarafından 37 kişinin katledildiği ve bu insanların ailelerinin hâlâ taze olan acılarını hiç dikkate almadan, eşinin mavi gökyüzünü seyretmekten mahrum olduğunu belirterek mağduriyete oynadığını hüzünle seyrettik. Bizi hüzünlendiren bir başka görüntü de, İsmail Küçükkaya ve bu Hanımefendinin önlerinde kalpaklı bir Atatürk posterinin bulunmasıydı!
Anlaşılan o ki, bir yerlerden düğmeye basılmış ve Selâhattin Demirtaş'ın mağduriyeti işleniyor. Karısı da bunun için kullanılıyor! İyi de, o tabloya Atatürk'ü niçin dahil ettiniz? Ya Hu! Bunlar Atatürk'ü 'Dersim Katliamcısı' ilân etmediler mi? Ey İsmail Küçükkaya! Bu zihniyeti nasıl Atatürk'ün kalpaklı resminin önünde konuşturursun?
Selâhattin Demirtaş masummuş! Hadi oradan! Bırakınız 6-8 Ekim olaylarında PKK'lı şehir eşkıyasını sokaklara dökmeyi, günahsız insanların katledilmesinden, işyerlerinin yakılması ve yağmalamasından, onlarca okulun yakılmasından sorumlu olmasını; Kandil'deki terörist başlarıyla verdiği pozlar tutuklanmasına yeterde artar bile!
Fakat bu ülkede öyle bir ihanet çetesi hâkim ki, bütün bunlar 'Özgürlük Mücadelesi' olarak yutturulabiliyor! Buradan tekrar hatırlatalım: Türk Milleti yüzlerce yıldır bu mukaddes vatan topraklarında hür bir millet olarak yaşamaktadır. Kürt kardeşlerimiz bizim can kardeşlerimizdir. PKK, asıl, Kürtlerin en büyük düşmanıdır. PKK ve yandaşlarının sözde özgürlük mücadelelerini aklamak isteyen ve HDP'yi meşru bir parti olarak gösterip, bu parti ile işbirliği yapmak isteyenlere, medeniyetin merkezi kabul ettikleri Avrupa'nın hiçbir ülkesinde böyle bir sapkınlığa göz yumulmayacağın hatırlatmak isteriz. Herkes aklını başına alsın. Biz bu devleti sokakta bulmadık. Her şeyimizi ortaya koyarak bu devleti savunmak bizim namus borcumuzdur. HDP/PKK sevicilere, Katalanya'nın bağımsızlığını savunan Katalan Başbakanının nasıl Belçika'ya kaçmak zorunda kaldığını da hatırlatmak isteriz.
FOX TV'ye Demirtaş'ın eşinin çıkarılması Türkiye'yi ayağa kaldırdı. Fakat bizim 'ünlü' Atatürkçülerden ses yok! Atatürk kitabı bir milyonun üzerinde satan büyük 'Atatürkçü' Yılmaz Özdil bu konuda tek satır yazmamış! Keza Uğur Dündar da öyle! Tuhaf değil mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Şefik Aydın - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?