SÜRÜ PSİKOLOJİSİ VE FAYDALARI...

İnsanoğlu genellikle tembelliğe meyilli bir varlıktır. 
İhtiyaçlarını karşılama noktasında kendini riske atmayı çok sevmez.  
Anlık psikolojisini bozmamayı yeğler...
Tek başına alacağı kararlardan hep endişe eder.
Kendi aklını kullanmak yerine, etrafındakiler nasıl davranmış, nasıl akıl yürütmüş ona bakar...
Kararlarına ortak buldukça rahatlar... Aynı durumda aynı kararları alanların sayısına göre rahatlığının dozu da artar.
O kararların doğruluğunu ya da yanlışlığını anlamak için kitaba bakmak yerine, kararı uygulayanların sayısına bakar...
O sayı ne kadar çoksa, karar o kadar doğrudur!
Böylece kendini yormamış, riske girmemiş, rahatını bozmamış olur. Sorumluluğunu, taklit ettiği kişilerin sayısına bölerek azaltmış olur.
Bugünkü medeniyetin öncülüğünü yapan batı toplumları, yukarıda özetlediğim davranış biçimini, ilerlemenin ve yükselmenin önündeki en büyük engel olarak görmüşler... 
18.yüzyılda kilise baskısından tamamen kurtularak; özgür, bağımsız, eşitlik ve adalet temelli bir toplum düzenine geçmeyi bu farkındalıktan sonra başarmışlar...
Bireyi kendi aklını kullanmaya zorlamışlar!
Bu geçiş elbette kolay olmamış...
Son üçyüz yılda olağanüstü işleri başarmış kişilere bir bakın...
Bunların çoğu onlardan…
· Hepsi oldukça trajik bir hayat yaşamış,
· Varlık içinde sefalete mahkum edilmiş,
· Kendi aklından başka sermayesi kalmamış,
· Koyuldukları kafeslerden tırnaklarının gücüyle kurtulmuş...
Galileo, Gutenberg, Pascal, Tolstoy, Dostoyevski, J.J.Rousseau, Durkeim, Edison, Tesla, Newton, Karl Marks, Adam Smith, Babbage, Einstein, Curie, Hawking...
Bu saydıklarımın yanında daha nicelerinin acıklı hayat hikayelerini her yerde bulabilirsiniz...
Bugün o toplum düzeninde 18 yaşına gelmiş herkes ailesinden kopar, kapı dışarı atılır:
· Soylu-avam demeden,
· Zengin-fakir farketmeden,
· Kız-erkek ayırmadan...
Hayatlarını kendi ayaklarının üstünde durarak yaşamayı öğrenirler. Kimsenin yardımını almadan, kimseden destek görmeden...
Ve sonuçta sadece kendi aklına inanan ve kendine güvenen güçlü bir nesil ortaya çıkar...
· Karar almaktan korkmayan, akıl yürütmekten erinmeyen, hata yapmaktan sakınmayan...
· Farklı kararlar almaktan, denenmeyeni denemekten çekinmeyen...
Bana göre, bilim ve teknolojide, ekonomide, siyasette o toplumları bizden üstün kılan anlayış budur...
Bireysel cesaret ya da bireysel karar alma yetkisini bu çağda bile esirgiyoruz çocuklarımızdan… 
 Ne öğrettiler fizikte: 
· Negatif de bir değerdir, pozitif de… Değersiz olan “nötr” dür…
Hata yaparım diye hiç bir şey yapmamak doğru değildir. Yapılan her hata doğruyu bulmamızı sağlar.
 “Yay misali geriye çekilmeden ileriye atılamazsın...”
Ancak bizim toplumumuzda bunu yapmak çok zor.
“Sürü psikolojisi” ile hareket etmekten kurtulamadık…
Hala daha yaygınlaşan bu psikolojiden şikayet edenimiz de yok!...
Demek ki herkesin işine yarıyor!
Sürüyü takip eden;
· Kendi aklıyla hareket ederek risk üstlenmek yerine, içgüdüyle hareket ederek riske girmiyor…
· Sonuç hata verirse, yanlışı herkes yaptığı için sorumluluğu yok zannediyor…
· “Ben sadece parmak kaldırdım” diyor...
· “Benim örnek aldığım insanlar işinde başarılı insanlardı, onlar hataya düştüyse benim suçum ne?” diyor…
· Etraf alev alev yansa bile,  uykusu kaçmadan yatağına dönüp rahatça uyuyabiliyor!

Sürü tarafından takip edilen ise;
· Sürünün rüzgarıyla epeyce yol alabiliyor…
· Taraftar desteğinin gücüyle popülaritesini koruyabiliyor…
· Yanlışı doğru diye satabiliyor...

Sana göre doğrusu ne, derseniz cevabım şu:
· İnsanın kendi anlayış ve bilişi temelinde karar verme yeteneğini kullanması ilahi bir emirdir!...
· Bir şeyin popülerliği o şeyin doğru olduğunu göstermez!...
· Toplumsal baskı, propaganda, akımlar ve trendlerden tam olarak kurtulamasak da, yörüngede kalmanın bir yolunu bulmalıyız…
· Kendi referans noktamızdan ayrılmadan, hayatın gerçeklerinden kopmadan tek başımıza da yürümeyi başarabilmeliyiz…
Vesselam…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Bayram --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?