ÇORUM SUNGURLU ANKARA (2)

Kemal Tahir'in Yediçınar Yaylası, Köyün Kamburu, Büyük Mal üçlemesi bu topraklarda geçiyor. 'Çorum toprağına ayak bastık ki fena bastık... "19.yüzyıl Çorum betimlemesi, 'Ço­rum'da dış kalesiz bütün ortaçağ kasabaları gibi karışık, hantal, eski püsküydü. Uzaktan bakınca, yumruktan sakınmak için başını kısarak yere çökmüş bir dul kadına benziyordu." Böyle betimlemiş 19 yüzyıl Çorum kasabasını Kemal Tahir. Duralım. Radyom açıktı. Bir uzun hava Çorum'dan, dinleyelim:

Niye gamlanırsın divane gönül
Elbet bir gün bu kış biter yaz gelir
Ben dertliyim diye etme şikayet
Aşıklara böyle cefa az gelir

Denememize ilk dörtlüğünü koyuyorum. Gerisini siz bulun dinleyin Çorum için. Anadolu için.
Kemal Tahir köy romanlarında buraların dilini, tümce yapısını, insan bilinçaltını çok çekici anlatır. "Ulan aferin"li, "höst rezilli", "gelebilemez"li, "ulan ne güzel, ulan ne iyi, ne iyi ki tadından yenmez"li, "Allah'ın hikmeti canım"lı, "dinle ki hey akılsız"lı, "Dünyanın bu hali neyin nesili?"li, "Aman bu deliye uyup muyup"lu, "Yandım babayiğide tuhh"lu, "Bu Meseleyi neden açtın şimdicik?"li, "Aman ne iş"li... Örnekler Kemal Tahir'i ayakta tutan anlatımlardır. Kemal Tahir roman dilini buralara, Çorum'a borçlu...
Üçlemenin ilk yıllarındaki anlatımı Yediçınar Yaylası'ndadır. Ciritlerin oynandığı yıllar. Macitözü'nden Çerkezlerin, Alaca'dan Alevilerin, Merzifon'dan Ermenilerin cirite geldiği yıllar... Namlı tütün kaçakçısı Gavur Ali'nin yılları... Narlıca köyü...Taun kırımı... "Sürgün Kırımı" yılları...
Çorum şimdi böyle değil. Cumhuriyet kenti. Gelişmiş. Çağdaşlaşmış... Saat kulesinin yanından geçtik. Çıkıyoruz Çorum'dan. Yirmi kilometre gidiyoruz. Yol ayrımı. Alaca - Yozgat - Sorgun yolu. İlgimden okuyabildiğim tüm yazıları okumaya çalışıyorum. Yolu, yol çevresini gözlüyorum... Buraları gezeceğim ileriki yıllarda büyük olasılıkla... Sungurlu yolundayız...
60,70 kilometre sonrası Sungurlu. Çorum'un en büyük ilçesi... Kemal Tahir bu topra­ğın insanlarını anlatıyor Rahmet Yolları Kesti'de. İnce Memed'deki "eşkıya yüceltmesi"ni kırıyor, "eşkıyayı madara" ediyor...
Çorum toprağı, Kulveren köyü, Sungurlu'nun Sultan Pazarı, Uzun İskender, Kuru Zeynel, Maraz Ali, Çerçi Süleyman, Kavlak Ali Ağa, Kanlı İlyas, Katır Adil, Muhtar Arif Ağa. Dede (Kasım Dede), Yüksek Oluk Muhtarı Feyzi, Kara Başçavuş (Kara Çavuş, Kara Çavuş Lütfi Bey), Sun­gurlu'dan Bölük Komutanı, Sungurlu'dan İstilacı Bilal Efendi, Tüfekçi Ferhat Usta, Köse Hacı... romanın önemli kişileri... Buraları ilk kez görüyorum ama bunlarla görmeden sevdim.
Sungurlu'yu geçtik. Delice. Ballışeyh. Kırıkkale. MKE burada... Buradan Konya'ya, Kırşehir'e Çankırı'ya yol gider... Biz Ankara'ya. Az kaldı... Kızılırmak'ı geçiyoruz. Çıkarken, inerken dönemeçli yollarını sevdiğim dağlardan biri. Kıvrıla kıvrıla, yavaş yavaş çıkıyor otobüs... Çevreye bakıyorum... Tek tük evler, üç beş ağaç karşılarda... Irmak boyla­rında söğütler...
Elmadağ'ı indik... İlk kez... Adını bildiğim Elmadağ'ı... Ankara'ya dönemeçli bir oyraktan geçerek giriyoruz... Gecekondu evleri... karşılıyor otobüsümüzü... Otogar'a geçme­den Kalaba'ya yakın bir yerde iniyorum otobüsten. Burada bekliyor Yusuf Usta. Kucaklaşı­yoruz...
Kalaba'yı tanıyorum ilk gidişimde. Kale'yi görüyorum. Başkentimiz, Cumhuriyet kenti TBMM kenti. Seymenlerin kenti... Kurtuluş Savaşı'nın, Cumhuriyet'in, Devrimlerin... kenti Ankara... İlk kez bütünleşiyorum Ankara'yla...
Romanlara, öykülere, oyunlara konu olan Ankara... Yunus Nadi'nin, Memduh Şevket Esendal'ın, Ahmet Haşim'in, Aka Gündüz'ün, Halikarnas Balıkçısı'nın, Abdülhak Şinasi Hisar'ın, Refik Halit Karay'ın, Halide Edip Adıvar'ın, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun, Ruşen Eşref Ünaydın'ın, Refik Halit Karay'ın, Şüküfe Nihal Başar'ın, Hasan Ali Yücel'in, Şevket Sürey­ya Aydemir'in, Samet Ağaoğlu'nun, Ahmet Hamdi Tanpmar'ın, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu'nun, Hikmet Birant'ın, Cevdet Kudret'in, Sabahattin Ali'nin, İlhan Tarus'un, Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun, Fehmi Yavuz'un, Haldun Taner"in, Ceyhun Atuf Kansu'nun, Mehmet Kemal'ın, Nezihe Araz'ın, Vüsat O. Bener'in, Şinasi Özdenoğlu'nun, Oktay Akbal'ın, Fikret Otyam'ım, Alaattin Bilgi'nin, Mehmet Başaran'ın, Talip Apaydın'ın, Erhan Bener'in, Adalet Ağaoğlu'nun, H.Vasfi Uçkan'ın, Dursun Akçam'ın, Muzaffer Buyrukçu'nun, Muzaffer İlhan Erdost'un, Selçuk Baran'ın, Nahit Eruz'un, Sevgi Soysal'ın, Yakup Kepenek'in, Uğur Mumcu'nun, Emin Çölaşan'ın, Necati Tosuner'in, Nazlı Eray'ın, Burhan Günel'in, Buket Uzuner'in, Zeynep Ankara'nın, Attilla Şenkon'un... yazdığı Ankara'dayım...
Ankara'dayım. Sanata, ekine, yazına damga vuran Ankara'dayım. Cumhuriyet'in kurucu kantinde. Sanatımız, ekinimiz, eğitimimiz... Ankara'yla yeniden biçimlendi. Bu kentteyim...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayrettin Günay --- Okunma

# Bir, Çok, gibi, yol

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?