BU MİLLETİN DERDİ NE?

Şimdi sokağa çıkıp, millete derdini sorsanız, alacağınız cevap genelde şu minvaldedir:
- Geçinemiyorum…
- İşsizim, iş bulamıyorum,
- Devlet kurumlarında hak ettiğim yere gelemiyorum,
- Maaşlar çok düşük,
- Çarşı- pazar çok pahalı,
- Haksızlığa uğradım, hakkımı alamadım,
- İstediğim işi yapamıyorum,
- İstediğim okula gidemiyorum vs.
Bu cevaplar basit bir şekilde kategorize edildiğinde, sadece iki klasör oluşturmak mümkün…
- Ekonomik sorunlar klasörü,
- Adalet sorunları klasörü.
Üçüncü bir klasöre ihtiyacınız yok!
Ülkeyi yönetenlerin ya da yönetmeye talip olanların, memleketin sorunları konusunda, öncelikle doğru teşhis koyması lazım…
Tıp biliminde malumunuz şöyle bir gerçek vardır:
“Yanlış tanı, doğru tedaviye götürmez.”
2002 yılında Ak Parti'yi iktidara getiren şey, halkın sorunlara koyduğu doğru teşhisti…
- Yasaklar, yoksulluk ve yolsuzluk…
Buna göre reçete hazırlanarak, yoksulluk sorunu ekonomi klasöründe, yasaklar adalet klasöründe, yolsuzluk ise her iki klasörde birden takip edildi…
Gerek adaletle ilgili, gerekse ekonomi ile ilgili problemler çözülürken, ehliyetli ve liyakatli kadrolar iş başına getirildi…
Milletin siyasete ve siyasetçiye olan güvenini artıracak icraatlar öne çıkarıldı…
Yapılacak işler, aciliyet sırasına konularak kısa, orta ve uzun vadeli şekilde planlandı… Her eylemin ve her sonucun şeffaf bir şekilde izlenmesine imkan verildi, bu husus önemsendi…
Hiçbir sorun halının altına süpürülmedi… Unutturulmadı… Unutturulmuş sorunlar tekrar masaya kondu…
Belli bir program dahilinde ve imkanlar nispetinde halkın gönlünü hoş edecek şekilde çözülmeye çalışıldı… Çözümler herkesin izleyebileceği bir şeffaflıkta yürütüldü…
Bu doğru tanı, etkili ve verimli bir siyasetin kapısını açtırdı… Ak Parti'ye hiç ummadığı bir siyasi başarı kazandırdı…
15 Temmuz saldırılarında oğluyla birlikte şehit olan, Ak Parti'nin seçim kampanyalarının mimarı rahmetli Erol Olçok, bir televizyon programında elde edilen başarıya ilişkin şöyle açıklama yapıyordu:
- “Biz Ak Parti olarak, milletin son elli yılını çok iyi tahlil ettik… Sosyolojik yaklaşarak, halkın beklentisini tam ve doğru bir şekilde öğrenmeye çalıştık… Halkın her kesimini sorguladık, etnik veya dini önyargılara takılmadık… Her mahalleye, her sokağa, her eve girdik…

- Yaptığımız anketler ve sondajlar sonucunda gördük ki, bu halk gerçekten derin bir irfana sahip… Yüksek bir sağduyusu var… Yürüyeceğimiz siyaset yolunda asla yapmamamız gereken, bizi başarısızlığa götürecek şeyleri tek tek tespit ettik…

- Bu halk, kendisine cahil muamelesi yapılmasından hiç hoşlanmıyor… “Bak, sen gerçeği bilmiyorsun, gerçek bu…” türünden konuşan siyasetçilerden haz etmiyor… Her şeyi biliyor, her şeyin farkında…

- Sadece adam yerine konulmak istiyor!
- Sadece halden anlayan birileriyle muhatap olmak istiyor!
- Kendisiyle ağlayan, kendisiyle birlikte gülen siyasetçileri özlüyor…
- Aynı duyguları paylaşabileceği insanları arıyor!
İşte bu yüzden tüm siyasi çalışmalarımızda bu teşhislere uygun hareket ettik… Halka yüksekten bakmadık, onların içinden biri olduğumuzu duygusal olarak onlara hissettirdik…
Onların derdini haklı-haksız, doğru-yanlış terazisine koymadık…
O dertler ile dertlendiğimize, o sıkıntıları paylaştığımıza onları ikna ettik…”

Rahmetli Erol Olçok'un, “AK Parti'nin seçim başarılarının sırrı ne?” sorusuna verdiği cevap, özetle bu…
Kıyıda köşede siyasetin çokça konuşulduğu bu dönemde, yeni bir seçim süreci yaklaşırken, naçizane, bu hususları aktarmak istedim… Gerek iktidar, gerekse iktidar adayı muhalefetin olası seçimdeki başarısını bana göre halkın beklentilerine olan yaklaşımları belirleyecek…
- Halkın dertlerine doğru bir teşhis koyup koyamadıkları,
- Bu teşhislere uygun bir reçete yazıp yazamadıkları…
Yanılgıya düşüp, halka cahil muamelesi yapıp, bilgiçlik taslayan; ona bir şeyi dikte etmeye çalışan;
Olaylar ve şartlar karşısındaki duygusal durumuyla ilgilenmeyen;
Onlarla birlikte olmayan, empati kurmayan, onların yaşadığını yaşayan biri gibi davranmayan siyasetçilerin kazanma hayali hiçbir zaman gerçekleşmedi, bundan sonra da gerçekleşmeyecek!...
Özetle, bir siyasetçinin kafa yorması gereken soru şu:
- “Bu milletin derdi ne?...”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Bayram --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?