TMO ile Bildirgeci Şirket!

Geçen hafta bu köşede “ Fındık Fiyatı 27 Lira Olmuş mu?” başlığında TMO'nun, üreticinin fındığını almak için değil almamak için planlama yaptığını dile getirmiştim. Ofisin, “alırmış gibi” yaptığını, bu nedenle fiyatın gerileyeceğini anlatmıştım. Nitekim son bir hafta içinde üreticinin arz ettiği fındık miktarı artınca, fiyatların gerilediğini gözlerimizle gördük. Yalnızca, öngörümüz gerçekleşmiş değildir, üreticinin cebinden kilo başına 2-4 Lirası alınmıştır.
Fiyatların düşeceği öngörüsünün gerekçelerini somutlayarak ve karşılaştırarak bu hafta açıklayalım:
***
Ofis, fındığı nasıl almaktadır? Üretici, sabahın seherinde 80 Km. uzaktaki köyünden kiraladığı kamyonetin sırtına binbir zorlukla yüklediği bir tonluk fındığını, randevu aldığı Ofis'in kapısına götürür. Sırası gelen üreticinin getirdiği fındığın randımanına bakılır, firesine bakılır, homojenliğine bakılır. Bakılır, bakılmasına ama üreticinin yüreği pırpır eder! Acaba, hanım ve çocuklar fındığın içini iyice seçti mi? Yerden toplandığı için kara fındık, sivri fındık miktarı biraz fazlaydı, acaba eksper ne karara varacak. Bu sene havalar, kapalı gitti, yağmur çok yağdı. Tam kurutamadık, acaba fire ne çıkacak, çürük ne çıkacak telaşı da ayrı. Dünyaları ben yarattım görevlisi, sivri fındık oranı istenilenin üzerinde, firesi de öyle, al bunu geri götür, içini seç öyle getir dediğinde, üretici yanmıştır! Yeniden kamyonete yükler. Önünde iki yol vardır. Ya köyüne götürüp fındığı yeniden seçecek, ya da hemen piyasadaki manava veya tüccara verilen fiyattan fındığını teslim edecektir.
Bildirgeci şirket, fındığı nasıl almaktadır? Bildirgeciyi çoğu yerde doğrudan görmek mümkün değildir! Her il ve ilçe merkezinde kendisine bağlı tüccarları vardır. Bunlara bağlı da “manav” adı verilen günü birlik alım satım yapan küçük sermayeli alıcılar vardır. Üreticinin muhatap olduğu kesim genellikle manavdır. Manav, tüccarın belirlediği fiyattan alım yaparak, depo kapasitesine, araç kapasitesine göre bir veya birkaç gün içinde malını tüccara teslim eder. Bu işlem karşılığında küçük bir kâr elde eder. Yani, tüccarın belirlediği fiyattan alarak küçük bir kâr marjı ile alım ve satım yapar. Hırsına göre alım fiyatını bir miktar daha düşük tutabilir. Üreticinin arz miktarına göre de fiyatı düşük belirleyebilir. Yani, 10-250 kilo gibi arzlarda fiyatı düşük tutarak kârını artırır. Bir miktar fındığı da emanete aldı mı, değme keyfine! Sermayesi olmadığı ya da az sermayesi olduğu için tüm alım ve satımında ilişkide olduğu tüccara bağlıdır. Manavdan fındığı alan tüccar da, bildirgecinin talebine veya ilişkinin biçimine göre fındığı kırarak aktardığı gibi kırmadan bildirgeci şirketin depolarına, kırma tesislerine gönderebilir.
Bildirgecinin, en az 10 ilde ve birçok ilçede kendine bağlı birkaç tüccarı, bu tüccarlara bağlı çok sayıda manavı vardır. Her ilçedeki manav sayısı, ilçesine göre değişmekle beraber ortalama 100'den az değildir. Yani, binden fazla noktada alım yapacak örgütsel yapı kurulmuştur. Bildirgeci şirket, manavlar aracılığıyla üreticinin harmanından fındığı alarak, ağını tüm köylere erişebilecek durumu getirmiştir. Yani, ortalama 200 bin ton fındığı alabilecek organizasyonu kurmuştur.
Peki, Ofisin, alım kanalları nasıldır? TMO'nun 13 ilin 34 ilçesinde 38 alım noktasında alım yapmaktadır. Öncelikle, 38 alım merkezi sayısı ile manav sayısını karşılaştırdığımızda Ofisin rekabet etme şansının olmadığını söyleyelim. Manavın, üreticinin harmanına giderek ürün alması nedeniyle de rekabet şansı yoktur. Yani, elinde fındığı olan ancak nakliye ve hamaliye ödeyemeyecek, ödeme isteği olmayan üreticinin malını almak için Ofisin yine rekabet şansı yoktur.
2016 yılında 6 bin ton, 2017 yılında 137 bin ton, 2018 yılında 7.190 ton, 2019 yılında 73 bin ton ve 2020 yılında 2.061 ton fındık alan Ofisin, yıllık ortalama 200 bin ton ürün alan bildirgeci karşısında yine rekabet şansı yoktur.
Nitekim Yeşilgiresun Gazetesinin 11.09. 2021 tarihli nüshasındaki haber bizi doğrulamaktadır! Habere göre TMO, ilk sekiz günde 2.507 üreticiden aldığı fındığın bedeli olan 75 milyon lirayı ödediği; 15 bin üreticinin 30 bin ton fındık teslimi için randevu aldığı, 18 noktadan yapılan alımın 32 noktaya çıktığı, 68 noktadan alım yapılması için hazırlık yapıldığı anlaşılmaktadır.
Haberdeki bilgileri amaliz edelim: İlk sekiz günde 2.507 üreticinin fındığı alındığına göre günde ortalama 313 üreticinin fındığı alındığı, alım noktası başına 18 üreticinin fındık teslim ettiği açıktır. İlk sekiz günde alınan fındık için 75 milyon lira ödediğine göre 2.507 üreticinin her birine ortalama 29.616,- TL ödenmiştir. Yani, her bir üretici ortalama 1.108 Kg. fındık teslim etmiştir. Özetle, 17 alım merkezinde günde 18 üreticiden ortalama 1.108 Kg. fındık alan Ofis, 60 günde toplam (18 üretici x 1.108 Kg. x 17 alım merkezi=) 20.343 ton ürün alabilir. 60 günde 18.360 üreticiden alabileceği fındık miktarı 20 bin ton civarındadır. Nitekim 15 üreticinin 30 bin ton fındık teslim etmek üzere randevu aldığı haberi de bu hesaplamayı doğrulamaktadır. Alım merkezlerinin sayısının artması da ancak 30 bin ton alım miktarına çıkabileceğini göstermektedir. Yani, Ofisin 30 bin ton ürün almak üzere planlama yaptığı anlaşılmaktadır.
***
Ne yapmalı? Derhal, hemen, şimdi Ofis, 2 aydan kısa sürede en az 200 bin ton alacağını ilan etmelidir. Fındık alım noktalarının ve alım ekiplerinin sayısını artırmalıdır. Günlük olarak her bir alım noktasında alınan ürünün miktarı ve üretici sayısı açıklanmalıdır. Üreticinin, nakliye ve hamaliye gideri ayrıca ödenmelidir. Ya da gezici alım ekipleriyle üreticinin harmanından fındığı alınmalıdır. Aksi halde, bildirgeci şirkete karşı rekabet etme şansı yoktur. Kaldı ki, böyle düşüncenin olduğu da söylenemez. Yoksa burada söylediklerimizi bilmemeleri mümkün değildir! Yine başa döndük, “alırmış gibi yapılarak” üretici manav, tüccar, bildirgeci şirket üçlüsüne teslim edilmiştir. 30 bin fındık alınarak piyasanın düzenleyicisi olmak mümkün değildir. Fiyatın düşmesini engelleyemezsiniz. İşinin gereğini yapmayanlar, “Üreticiler belirlediğimiz fiyatın altında fındık satmasın.” diyerek, yine, üreticiye akıl vermektedir!
Bu planlama, alt yapı ve organizasyonla bu sene olsa olsa 30 bin ton fındık alarak, piyasada düzenleyici olmak mümkün değildir. Aldığı ürünü iç piyasaya vererek düzenleyici olmak mümkün değildir.
En kısa sürede Fiskobirlik'e görev verilmeli ve Ofis alanı terk etmelidir. Fiskobirlik'in önü açılmalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar A. Dursun YILMAZ --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?