Fındık Fiyatı 27 Lira Olmuş mu?

13 Temmuz 2021 tarihinde bu köşede, son beş yılına baktığımızda TMO’nun 2016 yılında 6 bin ton, 2017 yılında 137 bin ton, 2018 yılında 7.190 ton, 2019 yılında 73 bin ton ve 2020 yılında 2.061 ton fındık aldığından söz etmiştim. Stoklarındaki 60.932 bin ton kabuklu fındık ile 7 bin ton işlenmiş fındığın 2020 yılından 2021 yılına devir ettiğinden de söz etmiştim.

TMO’nun üreticiyi koruyan, gelirini artırıcı bir alım uygulamasının olmadığını, istikrarlı bir alımın olmadığını, alınan fındığın rekolteye oranının da çok küçük olduğunu, alınan miktara baktığımızda piyasada düzenleyici hiçbir etkisi olamayacağını, bir başka algı oyunu daha karşı karşıya olunduğunu, piyasada olumlu etkisinin olduğunu ileri sürenlerin, gerçeği ifade etmediğini, Ofisin, aldığı ürünün tamamının iç piyasaya satmasının, üreticiye hiçbir olumlu etkisi olamayacağını, olsa olsa ihraç yapanların stok maliyetini düşürmeye yaracağını da belirtmiştik.     

***

Yeşilgiresun Gazetesinin 19 Ağustos 2021 tarihli nüshasında “TMO, 1 Eylül’de Fındık Alımına Başlayacak” başlıklı haberi okuduk. Habere göre 18 noktada fındık alınacağı, 40 randıman üzeri, azami % 6 rutubet, %10 buruşuk, %3 çürük ve bozuk, % 0,5 yabancı madde, % 5 iç fındık bulunan fındığın alınacağı kurallarını öğrendik. Önceki yıl fındığı ile karıştırılan fındığın alınmayacağı da anladık. Fındık ticareti ile uğraşmayan hiçbir kimse, zaten, bu koşullara aykırı bir üretim yapmamaktadır. Üreticinin elinde eski fındık olması mümkün değildir. Üretim de kullanılan alet ve makineler sayesinde fındığın 40 randıman ve altında olması mümkün olmadığı gibi % 10 buruşuk oranına ulaşması da mümkün değildir. Yine, gerçek üretici fındığını % 0 rutubete indirmeye çalışır. Üretici, ürünün içindeki çürüğü, yabancı maddeyi ve kırılmış fındığı, iç fındığı seçer. Niteliğe yönelik olumsuzluklar, ticaretini ve aracılığını yapanlarda aranmalıdır. Fındığını dış kabuğundan (kavsak) patozla ayıklayan bir üretici, aynı zamanda delikli, deliksiz koruk, boş, yel önü özelliği taşıyan fındıkları da ayıklamış olmaktadır. Yani, patozun vantilatör sistemi düşük randımanlı, buruşuk, çürük ve bozuk fındığı ayıklamaktadır. Fındığı kurutma süreci hava koşullarına bağlı olup sıkıntılı günler yaşanabilir. Ama üreticinin dikkati, emeği ve basireti nedeniyle rutubet konusu da sorun  olmaktan çıkar. Bu nedenlerle, açıklanan kuralların neden konulmuş olduğunu da sorgulamak gerekir! Üretici, neden, bu koşullara zorlanmaktadır? Özellikle, il üretimlerinin payına bakıldığında Giresun ilinden az fındık alınmasının nedeni, bu kısıtlamalar gösterilerek alımlarda sübjektif davranılması mıdır? Bunların açıklığa kavuşturulması gerekir.

TMO’nun sitesine göre 13 ilin 34 ilçesinde 38 alım noktasının kurulduğu anlaşılmaktadır. Aynı adresli 2 alım notasında 23 Ağustos, 17 alım noktasında 1 Eylül, 14  alım noktasında 6 Eylül, 2 alım noktasında 13 Eylül, 1 alım noktasında 14 Eylül ve 2 alım noktasında 15 Eylül’de fındık alımına başlanması planlanmıştır.

Fiskobirlik 16 Ağustos’ta alım yapmaya başlayacağını ilan ederken TMO’nun belirlediği tarihlerin çok sonra olduğu ortadadır. Ürünün, önemli bir kısmının, piyasaya  arz edileceği bu günlerde TMO’nun alıma başlamamasının, fiyatı olumsuz etkileyeceğini anımsatalım. Belirlenen bu tarihler, “gönülsüz” alıcı tavrıdır. Fiskobirlik’in belirlediği 16 Ağustos’tan sonraki tarihlerin tümü geçtir.    

Tarım Bakanlığının 10 il için belirlediği 645 bin tonluk rekolte içinde yer almayan Kastamonu, Bartın, Kocaeli, Tokat illerinde TMO’nun birer alım noktası bulundurması da takdire şayandır! Buna karşılık 10 il içinde yer alan ve 2988 ton rekolte belirlenen Rize’de alım noktası bulunmazken 2249 ton rekolte belirlenen Bolu’da bir alım noktası oluşturulmuştur. Rekoltenin %1’ine sahip Artvin ilinde 1 alım noktası oluşturulmuşken rekoltenin %13’üne sahip Giresun ilinde 7 alım noktası ( 2’si aynı adreste) oluşturulmuştur.  Yine rekoltenin %7’sine sahip Trabzon ilinde 5 alım noktası oluşturulmuşken rekoltenin % 13’üne sahip Giresun’da 7 (gerçekte 6) alım noktası oluşturulmuştur. Doğudan batıya doğru gidildiğinde bir alım merkezi başına düşen rekolte miktarı artmaktadır. Giresun başta olmak üzere Trabzon ilinde arazinin küçük ve parçalı yapısı ve üretici sayısının fazlalığına karşın miktar yönünden azlığı dikkate alındığında en fazla Giresun ilindeki üreticilere haksızlık yapıldığı ortadadır. Alım takvimindeki gönülsüzlük gibi alım noktalarının azlığı ve dengesizliği de “mış gibi” tavrıdır. Alırmış gibi yaparak, almamanın yollarını aramaktır.

Diğer yandan TMO’nun fiyatlandırma ölçütü tümüyle hatalıdır. Giresun kalite fındığın yanında hem Trabzon, hem Ordu hem de Batı bölgesi fındıkları Levant kalite olarak adlandırılmaktadır. Buna karşılık fındıklarımız başta tombul olmak üzere sivri, ince kara, kalın kara, palaz, badem, çakıldak ve diğerleri olarak cinslere ayrılmıştır. Bunların bazıları,  bahçelerde tozlayıcı olarak bulunmak zorundadır. Dolayısıyla TMO’nun Giresun ve Levant kalitenin yanında “sivri kalite” ayrımı hatalıdır. Deyim yerindeyse elmayla armudun toplanması gibidir! Giresun ilindeki sivri fındığı 25.50 TL/Kg. bedelle alacak ise diğer illerdeki sivri fındığı kaça alacaktır? Ya da Levant kalite adı altında çakıldak fındığa 26,50 TL/Kg. bedel mi biçecektir? Giresun kalite tombul fındığa 27,- TL. verirken diğer yerlerdeki kara fındığı kaç liraya alacaktır? Giresun’daki üretici kara fındığını kime, kaça satacaktır? Benzeri soruların sayısı artırılabilir.

Yine, ilk iki haftada fındık verenlere bir haftada ödeme yapılacağı belirtilmekle birlikte 21 güne varan bir ödeme planından söz edilmiştir. Sözü uzatmadan söyleyelim. Kredi faizlerinin %30’ları aştığı bu günlerde açıklanan ödeme politikası sonucunda, 27,- TL.’nın en az 0,50 TL.’sının geri alınacağı açıktır. Teknik deyimle 21 günlük vade ıskontosu hesaplandığında peşin fiyat 26,50 TL.’sına inmektedir.

Diğer yandan, çok sayıda sabit ve geçici alım noktasının oluşturulmamasından öte üreticinin fındığını alım noktasına kendisinin taşıması zorunluluğu nedeniyle 1 ton ürün satacağı varsayılan bir üretici için 0,50 TL/Kg. nakliye ve hamaliye maliyetini de hesaba katmak gerekir. Satılacak miktar azaldığında kilo başına düşen nakliye maliyeti, daha fazla olacaktır. TMO, ÇKS kaydının güncellenmesini de istemektedir. Üreticinin, güncelleme için Ziraat Odasına ve Bakanlığın Döner Sermaye Saymanlığına yapacağı ödemeler de cabasıdır. Yani, bir randımanı geç ödeme için, bir randımanı da nakliye için ödemek zorunda kalacaktır. Buna karşılık tüccarlar ödemeyi peşin yapmakta ve nakliyeyi de kendi üstlenmektedir. Fiskobirlik dahi, üreticinin nakliye maliyetini üstlenerek harmanından alım yapmaktadır.  Yani, tüccarın 25 Liraya aldığı fındık, nakliye ve peşin ödeme nedeniyle 26 Lira olarak gerçekleştiğini hesap etmeliyiz. Vergi, sigorta ve borsa kesintilerini de dikkate aldığımızda avantaj, tüccara geçmektedir. Yani, bir kez daha kestirmeden söyleyelim: TMO “alırmış gibi yapıyor”            

***    

            TMO Genel Müdürü, 01.09.2021 günü Sakarya’da fındık alımı yaparken “Üreticilerimizin satmak istedikleri tüm fındıkları almaya talibiz….Bizim fiyatlarımızı referans fiyattır. Bunun altında hiçbir üreticimiz fındığını satmasın, başkasına teslim etmesin. Üzerinde satarsa bereketini bulsun” demiş. Madem, TMO tüm fındığı almaya talip ise neden 2016 yılında 6 bin ton, 2018 yılında 7 bin ton, 2020 yılında 2 bin ton ürün almıştır? Üretici, fındığın üzerine oturup “civciv” yapamayacağına göre “satmak istedikleri” ibaresiyle kastı ne ola ki? Üretilen fındığın tümünü almak için donanımı olmayan Ofisin, tüm ürüne talip olmasının gerçekliği var mıdır? Belirlenen fiyatın, referans fiyat olduğunu ifade ederek altında satılmamasını söylerken gizli biçimde fındığınızı bize vermeyin. 27 Lira dediğimize de bakmayın, gerçek fiyatımız  26 Lira olduğu için bu fiyattan piyasaya satın demektedir.   

***    

            Yeşilgiresun Gazetesindeki 10.08.2021 tarihli habere göre Giresun Milletvekili Kadir Aydın’ın “Fiyat Kadar Alım Şartları Da Önemli” derken alımlara zamanında başlanmasını, peşin ödeme yapılmasını, alım noktası sayısının artırılmasını, alımlarda kota uygulanmamasını, arz fazlası fındığın alınmasını istediğini öğrendik. Yeşilgiresun Gazetesindeki 01.09.2021 tarihli habere göre de gerekli zamanda alıma başlamasının memnuniyet verici olduğunu, beklentiye uygun fiyat belirlemesinin üreticinin yüzünü güldürdüğünü, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da üreticinin yanında olacaklarını beyan etmiştir.

            Yeşilgiresun Gazetesinin 31.08.2021 tarihli nüshasında yer alan haberde ilginçtir. Aynı zamanda Fiskobirlik yönetim kurulu üyesi olan Ziraat Odası Başkanı “Üreticiye TMO’yu tavsiye etti.” haberi de kucağına oturup dedenin sakalını yolma hikayesidir! Başkan, TMO’nun 1-2 ay içinde 150-200 bin ton fındık alması durumuna serbest piyasanın aynı seviyeye ulaşacağını söylemiş. Yani “gaip”ten haber vermiş!  Şimdiden, herkese soralım: 2 ay sonra TMO, 150 bin ton fındık almış olabilir mi? Yani 31.10.2021 günü akşamı itibariyle TMO, aldığı ürünü, illere ve cinslere göre açıklasın da Başkanın haklılığı ortaya çıksın!     

Sizce, yukarıdaki açıklamalar, tespitler ve değerlendirmeden sonra Sayın Milletvekilinin, Sayın Başkanın söylediklerinin gerçekliğinin olduğunu, memnuniyet verici, üreticinin yüzünü güldürücü olduğunu söyleyebilir misiniz?   

Hamasetle, fındık fiyatı, artmaz, üreticinin yüzü gülmez, özellikle birim başına maliyeti yüksek olan Giresunlu üreticinin yüzü hiç gülmez.  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar A. Dursun YILMAZ --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?