ZENGİN KENAN

Öyle bir zaman dilimindeydik ki, para, ev ve arabaya sıkıştırılmıştı zenginlik kavramı. Halbuki en büyük zenginlik yürekte olan çeşit çeşit güzel duygular değil miydi? Lügat değişti, iklim döndü, seneler eziyet giydi.
Özelleştirmekten sıkıldık. Seveni sevenden ayırmak hak indinde reva mı?
Yaz vakti otçu göçleri dönüşü başlardı güz yağmurları... Çıkarırdı pullu balıkları meşhur Gelivera Deresi'nden. Bir çağlayan dibinde oturdun mu hiç bilmem, arınırdı ruhun çirkinliğin, kötülüğün ve nefretin sesinden. Sararmış topuklar, sarhoş çeşmebaşları özlemden titrerdi gelecek seneyi. Öyle bir dile gelecekti ki aylarvari suskunluğum, bir şekilde başlayacaktım eserse Şantiya'nın neresinden. Zulümdü bir şeyler bilip de gizli tutup anlatmamak bundan gayrı.
İnsan kendi istekleri peşinde her yana nifak tohumları eke dursun güzel şeyler de vardı tabi, mesela sevgi gibi.Sevmek, sevgiye tapmak nasıl bir hale dönüşebilirdi biraz sonra herkes öğrenecekti, o ayrı.


Her günün bir öncekinden farkı yoktu. Yine seven sevdiğine kavuşamadan şafak atmıştı. Dinlediği son şarkıdaki gibi yürüyordu sokaklarda kimi geliyor kimi gidiyorken.
Mavi bir poşet içerisinde iş yerinde kendi elleri ile hazırladığı etleri çıkardı, pazaryerindeki banka yaslandı, onu gören köpekler kediler etrafını kuşatmıştı. Tek tek pay etti adilce hepsine. Kırmızı yeleğinin cebine koydu soğuktan titreyen ellerini. Ve minik bir tebessüm döküldü dudaklarından.
Kar yolları kapattığında bir gün sırtında çarşıya hasta indiren, belindeki kanaması canını çok yaksa da kimseye belli etmeden ihtiyacı olan bir abisine yardıma koşan, acısını kolonya şişelerine kadar taşıyan ve artık onunla dindiren, her gün mutsuzluktan yalnızlığa tur bindiren Kenan'dı o.
Kimse bilmese de içten içe çok yandı o.
Hatırlarım bir gece Mezarlık Kıranı'nın üst tarafına bir çadır atmış içinde karanlıkta bir başına yatmıştı. Ne dediysek vazgeçiremedik.
İşittik ki kendisiyle evlenmek istemiş bir kız. Lakin aileler uygun görmemiş. O da hayata küsmüş bu sebeple.
O kadar farklı idi ki ihtiyaçları hepimizin bağımlısı olduğu tv, radyo bile yoktu bir divan ve sehpalı odasında. Sevdiği kız evlendikten sonra kendini daha çok verdi işine. Yayla soğuğu ve kar öldürmesin diye arabaya atıp çarşıya getirmişti bir sürü sahipsiz hayvanı. Yani kimsesiz hayvanları unutmamıştı en derin yasında. Bir isteğin var mı dediğimde "Sevenler Anlar, yok dostum sağol" demişti. Ben de anlamamıştım ilk cümleyi. Meğer Müslüm Baba'nin bir şarkısıymış. Okuyanlar diyecek bir sevgi böyle insancıl bir gence nasıl kıymış?
Meşhur Kardeşler Lokantası'nın önünde birkaç çocuk görür ve ona hep sahip çıkan yanından ayırmayan Özay abisine sorar sonrasında:
"O çocuklar kim?"
Önce konuyu farklı yere çekmek isteseler de sevdiği kızın çocukları olduğunu söylemek zorunda kalırlar.
Ne kadar da büyümüşler diye söylenir kendi kendine, tezgahın arkasından dolu gözlerle.
Bir daha toparlayamaz kendini.
Bir akşam vakti söner gözlerindeki ışık, elinde titremeye başlar masalardan topladığı tabak ve bardaklar.
"İyi değilim ben" der, sendeler, direğe yaslanır. Onu tanıyanlar her zamanki gibi bir şeyler içtiğini sanır.
Bu kez önce ilçe hastanesine sonra şehirdeki bir hastanenin yoğun bakım ünitesine alınır.
Birkaç kez bilgi aldık durumundan derken uzun zaman sonra taburcu edildi.
Mavi sayfalarda bir gün gezinirken resmini ve ölüm haberini okudum. Çok üzmüştü bizleri.
Biz fakirdik, sen en zenginimizdin Kenan...
Belki bir evin, araban,lüks eşyaların olmadı. Lakin bir kez gerçekten sevdin ve hep sadık kaldın. Senin şarkından ancak sevenler anlardı, çekenler anlardı. Ama biz anlayamadık. Çünkü biz sevmedik böylesine.
Bazen bir insanı bir tek ümit yaşatır ya. Kırmayın be kimseyi! Giden geri geliyor mu? Evet bir zamanlar onun da düşleri, idealleri vardı. Artık hiçbir şeyi yok. Dilerim bu dünyada gülmeyen yüzü öbür alemde güler.Yattığı yerler nur bahçesi olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Onur Ustaoğlu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?