MÜLTECİ

Giresun'umuzun Debboy Mevkii'nde yer alan ve bi adı olup olmadığını bilmediğim pasaj, adeta 80'ler dizisinin şehrimiz versiyonu gibidir. Tamamı çok yakın dostlarım-büyüklerim-kardeşlerimden oluşan pasaj esnafı, birebir TV yıldızları gibi yanıp yanıp sönerler gözlerimin önünde her gün.
Alt kattaki kaave, ulu ozan Bahtiyar Dayımoğlu'nun günlük müdavimi olduğu mekândır misal. Üst katlarda, oğlu Yavyum Eytuğyuy Abim dâhil, ailenin bi bölümü ikamet ederler halen. Bu yönüyle kutsallığı da vardır pasajın kalbimde.
Aktar, çiçekçi, kafe, parfümerici falan, tipik bi Anadolu pasajıdır işte, daha ne detay vereyim?
****
Ve çocuklar... 
Biri de benim Yağmur'um. Esnaf ve çevre apartmanların veletleri.
Gül bahçesine çevirirler pasajı.
****
Bu çocuklardan biridir Aliço. Yeni girdi sayılır kadroya. Gayet esmercedir, ama aylardır hiç aklıma gelmez Afgan göçmeni olduğu. Sohbet ettikçe, ''Gelii-gidii'' gibi en kabasından Giresunca konuşur olması da örtmektedir bunu. Sordum bi gün; ''Sen kimin oğlusun yahu''?
Tanıdık bi ailenin çocuğu musun anlamında sormuştum aslında. Afganlı çıktı kerata! Çok mutlu oldum.
Tüm çocuklar birbirinin aynıdır zaten. Çok yaşasın onların kardeşliği. Dünya durdukça yaşasın inşallah.
Yanlış olan, yetmez ama evetçiler, akil adamlar falan gibi kişiliği bozuk olanlardır.
Canım çocuklar, güzelim çocuklar, aslanım çocuklar. Eğer günün birinde siz de vatanınızı satacaksınız bunlar gibi, büyümeyin sakın çocuklar. O eşsiz şiirde yazıldığı üzre; ''güvercin harmanı çocuklar''.
****
Aliço, durup durup yanıma oturmaya başladı zamanla. Saçlarını okşayıp, yanaklarından makas alarak mahsusçuktan sövüp-güldürüyo idim o zamana değin yalnızca. Anladım ki bigün. Konuşmak istiyordu Gürsel Amcası ile.
****
Ali Rıza Mirzai gerçek adı. Afganistan, Kündüz şehri doğumlu canımın içi. Şimdi 9 yaşında. Giresun'a 4 yaşındayken gelmiş. Gazipaşa İlkokulu 3. sınıfa geçmiş bu yıl. Paşam benim.
Oraların koşullarına göre varsıl bi ailenin çocuğu imiş, anlattığı kadarıyla. Nasıl bi varsıllıksa bu, ev duvarları çamurdan, sokaklar topraktan. Apartman diye bişi bilmemiş Aliço. Okulu, evine 1 saatlik yoldaymış. Zaten bi yıl devam edebilmiş. Tüm iyiniyetimle;
-''Neden Aliço'' dedim, ''Neden geldiniz buraya''?
****
ABD, 11 Eylül'ü bahane edip Afganistan'ı işgal etti biliyonuz. Yıl, 2001 idi yanılmıyorsam. El Kaide, Taliban falan, ABD klasik numaralarıyla epey bi haltlar yedi oralarda. Belleğim yanıltmıyor ise, 7-8 yıl sonra durdu o yalandan savaşımsı şey.
Bitmemiş meğer. Aliço oradayken, yani 2010'lu yıllarda bile kan gövdeyi götürmekte imiş. Abisi, böyle bi kavgada ölmüş mesela.
Apar topar kaçmışlar oradan.
****
Kaçış? Önce yayan. Sonra bildiğiniz botlarla. Çevrelerinde köpek balıkları tur atarken.
Aşmışlar, tüm sınırları böyle böyle. İstanbul'a ulaşmışlar. Aliço'nun anımsamadığı bi evde kalmışlar azıcık. Ki tahminen akrabadır. Sonrası Giresun.
****
Neden Giresun Aliço diyorum? Kim gönderdi Aliço diyorum? Türk Devleti size sahip çıktı mı Aliço diyorum?
Yanıtları hep flu!!!
Hoş geldiler, şeref verdiler, dünyada çocuklara bayram armağan etmiş tek adamın ülkesine. Apayrı bişeydir bu.
Ama bu çocuklar, gayet sinsi bi proje gereği buradalar.
Günün birindeki seçimlerde oy verip ülkemin kaderiyle oynamak üzere buradalar. Günün birinde elleri silah tutup vatanımın yönetim sistemini değiştirmek üzere buradalar.
Bizler, bunun karşısında durduğumuz için ''ırkçı'' yaftası yiyoruz yahu!
****
-''Aliço madem orada varsıl olduğunuza göre, Giresun'a bi miktar para getirebildiniz mi''?
-''Gürsel Amca, geldik, hiç paramız yoktu. Ev bulduk Söken Mahallesinde. Abimler iş buldu çalıştı''.
-''Ne iş varmış ki Giresun'da, ne bulmuşlar''?
-''İnşaat işçiliği''!!!
O evi, hangi satılmış projenin maşaları buldu acaba? Vatanımda neyin temelini attılar acaba? 10 yıl sonraki dinci-bölücü bi kalkışmanın mı acaba?
Ama dimdik duracağız bu sefil senaryonun karşısında. Avuçlarını yalatacağız onlara, avuçlarını. Bu pasajın Türk / Afgan çocuklarını birbirlerine düşman edemeyecekler. Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı ayaklandırmayacaklar!
Herkesin ''adamlığını' sorgulamasını diliyorum artık, şu saatten sonra!!!
****
Daha sonra anne-baba kavga edip boşanmışlar. Baba, dönmüş Afganistan'a. Orada evlenmiş. Anne de Giresun'da evlenmiş, yine bi Afganlı ile. Yeni ''baba'' da inşaat işçisi imiş. Hatta amca da. Evi bu iki kardeş geçindirmekteymiş.
İyi insanmış yeni baba. Aliço öyle dedi.
****
Bi abisi Rize'de çay toplarmış. Bi abisi at yetiştirirmiş, ilini bilemedi Aliço. Bi ablası Giresun'da ev temizliğine gidermiş ara sıra.
Ben sormadım. Böğrüme böğrüme sokulup kendi anlattı, koçum benim.
****
-''Hangi takımı tutuyon Aliço''?
-'' Giresunspor''.
-''Peki, Afganistan-Türkiye maçı olsa kimi tutarsın''?
-''Afganistan''.
Gözleri dolmayan var mı?
****
Aliço ve 4 kardeş, Yenimahalle'de bi eve taşınmışlar. Anne ve yeni baba ise Söken'deki ilk evdelermiş.  Tam anlatamadı, ben de tam soramadım, o dört kardeş kimlerdir? Yeni babadan gelen üveyler de mi vardır, nedir?
Ama ablası hep yanında imiş Aliço'nun. Ablası bakarmış O'na. Annesi de çok sık gelirmiş yanlarına. Neredeyse her gün…
Anladığım kadarıyla 3 oda 1 salon Aliço'nun kaldığı ev.
-''Kendi odan var mı la'' dedim?
Bi başına yatmaya korkarmış. Muhtemelen, salondaki koltukta falan yatıyo paşam?
****
-''Büyüyünce ne olmak istersin Aliço''?
-''Futbolcu Gürsel Amca''.
****
Dudaklarımı çok ısırdım inanın. Bişey almak isteyip de alamadığın oldu mu dedim, en nazik sözcüklerle.
-''Ben bişey bakmıyom ki.. Böyle şeylere takmıyom ki'' dedi cevaben. Para biriktirecek, bisiklet ve kaykay alacakmış.
İsyan ettim isyan o an, beni çocuk bisikletleri fabrikası sahibi yapmayan düzene.
****
Son soruyu zurnanın zırt dediği konuya bıraktım;
-''Aliço, seçme şansın olsa naapardın? Geriye dönmek ister miydin? Yoksa burada kalmak mı''?
Çok düşündü canım Aliçom. Gördüm ki kalbinin yarısı vatanında. Yarısı Giresun'da. Gitti gitti geldi gözleri. Bişey diyemedi. Boynunu büktü.
Vatan diye bişi yok di mi? Çocukların vatanları yok di mi? Bizim vatan sevgimize faşistlik, Atatürkçülük duygumuza ırkçılık diyen şerefsizler size söylüyorum. Siz, hayatta hiçbi güzelliğe imza atmadınız. Mesela Aliço'yu yazan da sadece benim, ömrümün sonuna değin sahip çıkarak okutmayı, hiçbi yere geri göndermemeyi tasarlayan da ben. Benim gibiler.
Neymiş mülteci düşmanıymışız. Neymiş empati yapmazmışız. Hadiyin oradan!
Yalnızca kuru gürültüsünüz siz. Emperyalizm solcularısınız sadece. Utanın!
****
Eve gelip sazımı aldım.
Ne çalayım ki?
-''Garşı bağda sıra sıra bademler / Otursun ağlasın yâri gidenler / Ne sen bana doydun, ne de ben sana / Kör olsun şu gurbeti icat edenler''.
Ağlamaktan söyleyemedim kardeşlerim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürsel Ekmekçi - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ali Orhan - Allah sizden razı olsun

Sahipsiz,kimsesiz çoçuklara

Sahip çıkmak,ne kadar merhametli

Bir insansınız Gürsel bey,sizin gibi

İnsanların sayısı dünyada İnşallah

Çoğalır.ayetlerde yazar,yeryüzünde

Garipleri sevindirin ki,Allahda sizleri

Sevindirsin,

Bende size tüm kalbimle dua ediyorum.

Rabbim tüm işlerinizde,yar ve yardımcınız

Olsun İnşallah

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Ağustos 23:09


Anket Sizce Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?