Fındık Üzerine Bir Başka Önyargı

İçinde bulunduğumuz günlerde her yıl olduğu gibi fındık fiyatı üzerine oyunların, demeçlerin gündeme geldiğini görmekteyiz. Rekoltenin fazla olduğunu ileri sürüp düşük fiyat, rekoltenin az olduğunu söyleyip fazla fiyat isteyerek kamu otoritesi üzerinde etkili olmaya çalışanlar arasındaki kavgayı görüp hissediyoruz. Bu kavgayı verenlerin üreticiyi zerre kadar düşündüklerini sanmıyorum. Nedenlerini de, fındık ekonomisi üzerine yazdığım her bir yazıda dile getirmeye çalışıyorum.
Fiyat konusunu yazdım. Bu sefer, dikim alanı ve dekara verim üzerine yapılan algı oyunlarını ve önyargılar üzerine somut tespitlere ve değerlendirmeye devam edelim.
***
Dikim alanları, eğim ve rakım üzerine bir analiz yapmıştım. Kısaca dile getirildiğinde 2018 yılı itibariyle ülkemizin 706.700 hektarlık fındık dikim alanı ile karşılaştırıldığında İtalya'nın %11'ine, İspanya'nın %2,1'ine ve ABD.'nin % 4,25'ine ulaşılabildiği açıktır.
Görüleceği üzere dekara verimi yüksek olduğu iddia edilen bu üç ülkenin dikim alanı, ülkemiz ile kıyas kabul etmeyecek ölçüde küçüktür. Dolayısıyla üretimden aldıkları payı da küçüktür.
Bu üç ülkenin fındık dikim alanlarının düşük rakımlarda bulunduğunu belirterek, ülkemizde ise 1 ilâ 1000 metre arasındaki yüksekliklerde üretim yapıldığını belirtmiştim.
Her üç ülkede de, fındık dümdüz bir alanda yetiştirilmektedir. Bu üç ülkedeki dikim alanının, rakımının ve eğiminin homojen olmasının olanak tanıdığı verim fazlalığı hesaba katılmalıdır.
Doğu Karadeniz Bölgesinde, özellikle de Giresun'da 0'dan 75-80 dereceye kadar çıkan eğimlerde fındık üretildiğini bilmeyip verim düşüklüğü iddiasında bulunanlara anımsatmak zorundayım. Yani, Giresun ilinde yüksekliği 1000 metreye, eğimi 80 dereceye varan alanda fındık üretimi yapılmaktadır. Homojen olmayan bir yükseklik ve eğim yapısı, verimi etkileyen bir değişken olarak dikkate alınmak zorundadır. Dolayısıyla iki önemli değişken göz ardı edilerek ülkemizde “dekara fındık verimi düşüktür” şeklinde yanıltıcı açıklama yapılması doğru değildir. Değişkenleri hesaba katmadan düz mantıkla yapılan açıklamalardır.
***
Somut tespit olarak 706.700 hektarlık ve türdeş olmayan arazideki üretim, türdeş yapıya sahip ülkelerle karşılaştırıldığında düşük olduğunu biliyoruz. Ancak, diğer ülkelerin üretim alanının küçüklüğü, eğimi, fiziki yapısı ve rakımı gözetilmelidir. Verimdeki düşüklüğün, türdeşlik bağlamında analizi gerekir.
2007 yılından 2018 yılına değin veriler incelenerek ülkemizle bu üç ülkenin dekara verimi üzerine somut tespitlerimizi sıralayalım:
12 yıllık ortalamaya göre Türkiye'de dekara 82 Kilogram ürün alınabilirken İtalya'da 166, İspanya'da 138 ve ABD.'inde 267 Kilogram ürün alındığı anlaşılmaktadır. Bu üç ülkenin fındık dikim alanının küçüklüğü ve üretim alanının türdeşliği verime ve maliyete olumlu etki yapmakta olduğu açıktır. Bununla birlikte, rakım, eğim faktörü dikkate alındığında ülkemizdeki verim miktarının İtalya ve İspanya ile çok farklılaşmadığı da açıktır. Ülkemizdeki yüksek rakımlardaki verimi, özellikle 750 metrenin üzerindeki üretimi yok saydığımızda bu farklılaşmanın göz ardı edilebilecek düzeye ineceğini de görmek gerekir.
İtalya'nın 2009 yılında 70256, 2010 yılında 55904, 2011 yılında 70492, 2012 yılında 57992 ve 2013 yılında 71459 hektar alanda fındık dikimi olduğuna ilişkin FAO kaynaklı veriler dikkate alınmalıdır. Dikim alanı açısından esnekliği olmayan bir ürünün bir yıl 14 bin hektar azalması, ertesi yıl aynı miktarda artması, sonraki yıl 12 bin hektar azalıp 13 bin hektar artması mümkün değildir. Bu istatistik hata olabileceği varsayıldığında İtalya'da dekara verimin 166 Kg'dan aşağıya ineceğini de bilmek gerekir.
İspanya'nın 12 yıllık ortalaması, dikim alanı, eğimi ve rakımı göze alındığında gerçek anlamda bir farklılaşmanın olamayacağı açıktır.
Türkiye, İtalya ve İspanya'dan ayrışan tek ülke ABD'dir. Bu ülke, eğim ve rakım yönünden İtalya ve İspanya ile aynı özellikleri taşısa da verim bakımından üç ülke ile de ayrışmaktadır.
Bütün bunlardan, ülkemizde fındık tarımında dekara verimin düşük olduğu gerçek olmakla birlikte İtalya ve İspanya ile verim yönünden ayrışmadığı tespitini herkese sunalım. Somut gerçeklik olarak ABD ile ayrışma olduğu açıktır. Ancak, ülkemizin üretim koşulları, yani, rakım, eğim ve hava koşulları etkisine açık olan homojen bir özellik göstermeyen fındık tarım alanı büyüklüğü nedeniyle bu ayrışmanın olağan olduğu tespitini de yapmak gerekir.
Sorunun başka bir yerde büyüdüğünü de görmeliyiz. Ülkemiz ve İtalya, İspanya ve ABD gibi ülkelerin dışında son yıllarda sürekli olarak Gürcistan, Azerbaycan, Çin, İran, Şili, Arjantin, Avustralya ve Yeni Zelanda'da dikim sahasının artışı yaşanmaktadır.
***
Bu somut tespitler çerçevesinde ülkemizin koşullarına uygun çözüm önerilerinin ortaya konulması gerekli ve zorunludur.
Ülkemizin üretim koşullarındaki türdeş olmayan yapı, verim ve maliyet üzerine etkisi önemlidir. Özellikle, Giresun ilçesindeki fındık dikim alanı, diğer illerdeki fındık dikim alanı ile karşılaştırıldığında olumsuz yönde ayrışmaktadır. Buna karşılık Giresun tombul fındığının özel önemi vardır. Buna göre çözüm üretilmelidir.
Ülkemiz koşullarına, özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi koşullarına uygun olmayan tek dal üretim yapılması gibi önerilerden vazgeçilmelidir. Öncelikle 750 metrenin üzerindeki rakımda bulunan arazilerde üretim engellenmelidir. Üretim, kademeli olarak 600 metre rakıma doğru azaltılmalıdır. Düzce, Bafra ve Çarşamba ovasındaki üretimden de vazgeçilmelidir.
Bizden sonra en fazla üretim yapan İtalya, İspanya ve ABD, bundan böyle bizim rakibimiz değildir. Bunların arkasından koşanlara bakalım. Yeni dikim yapılan ve sürekli dikim sahaları artan ülkelere karşı yalnızca fiyatı düşürerek rekabet etmemiz mümkün değildir. Bu gerçekliği fark etmesi gerekenler, öncelikle ihracatçılardır. İhracatçılar, üreticiye sahip çıkıp korumazlarsa hepsinin teker teker biteceğini şimdiden söylemiş olayım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar A. Dursun YILMAZ --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?