Karşılaştıramadıklarımızdan mısınız!?

Önceki yazım, fındık fiyatları ve rekolte üzerindeki oyun, spekülasyonlarına dönüktü. Yazımızdan sonra Giresun Ziraat Odası başkanı ve Fiskobirlik yönetim kurulu üyesi fiyatın 30,- Lira olmasını isterken 3,5 Dolar gibi rakamı da telaffuz etti. Bu açıklamaya ilişkin söylenecekleri sonraya bırakarak dikim alanı ve dekara verim üzerine yapılan algı oyunlarını ve önyargıları ters yüz etmeye çalışalım.     
Ülkemizde fındık dikim alanlarının dekara veriminin düşük olduğu, İtalya, İspanya ve ABD gibi ülkelerde dekara verimin yüksek olduğu, bir dekarda 400 Kg. verimin olduğu belirtilerek fındık çiftçimizin beceriksiz ve tembel olduğu eleştirileri sürekli tekrarlanmaktadır.  Özellikle fındık ihracatçısı firmaların, özellikle en büyüğünün bu algı oyunları, kulağımızda sürekli çınlamaktadır. 
Acaba, öyle mi? 
***   
İnternet üzerinden elde ettiğimiz verileri, karşılaştırmalı olarak inceleyeceğim.  Ülkemizin dışında alan büyüklüğü ve alana verim yönünden İtalya, İspanya ve ABD fındık üreticisi olarak diğer ülkelere göre öne çıkmaktadır.
Ülkelerin 2007 yılından 2018 yılına kadar FAO kaynaklı verilerine bakıldığında İtalya'nın 72 bin hektar civarında fındık ekim alanının olduğunu görmekteyiz. 2010, 2012 yılı verileri 57 bin hektar civarında görülmekte iken diğer yılları istikrarlı biçimde 72 bin hektar olduğunu, 2016 yılından itibaren artmaya başladığını görüyoruz. 2018 yılında 78 bin hektara ulaştığını anlamaktayız. Arz esnekliği düşük olan ürünlerde 2010 ve 2012 yılındaki ani azalış ve artışın kuşku ile karşılanması gerektiğini de anımsatmakla yetinelim. 
İspanya'da yıllara göre değişim görülmekte ise de bunun önemli olmadığı, 2015 yılına kadar oluşan azalmanın son yıllarda artış eğilimine girdiği görülmüştür. Uzun yıllar boyunca süren 15 bin hektar seviyesinde fındık üretim alanından söz etmek mümkündür. 
ABD.'nde ise 12 bin hektar olan üretim alanının 2015 yılından itibaren artmaya başladığını, özellikle 2017 yılında 20 bin, 2018 yılında 30 bin hektar seviyesine geldiğini söylemeliyim. 
2018 yılına göre ülkemizin 706.700 hektarlık fındık ekim alanları ile karşılaştırıldığında İtalya'nın %11'ine, İspanya'nın %2,1'ine ve ABD.'nin % 4,25'ine ulaşılabildiği açıktır. 
Görüleceği üzere dekara verimi yüksek olduğu iddia edilen bu üç ülkenin ekim alanları, ülkemiz ile kıyas kabul etmeyecek ölçüde küçüktür.  
***   
Ekim alanlarının karşılaştırılmasından sonra rakım üzerine bir analiz yapalım. 
İtalya'nın dört ayrı yöresinde fındık üreticiliği yapılmaktadır. Genellikle çok düşük rakımlarda üretim yapılmaktadır. Başkent Roma'yı da kapsayan Lazio bölgesinde ortalama rakım 416 metredir. Diğer üç bölgede ortalama rakım 200-300 metre aralığındadır.  
İspanya'da Tarragona ve Girona bölgesinde fındık üreticiliği yapılmaktadır. Bölgelerin rakımları sırasıyla 68 ve 76 metredir. Yani ortalama 100 metre rakımın altında üretim yapılmaktadır.
ABD.'inde Villamette vadisinde fındık üretilmektedir. Bölgenin merkezi, 47 metre rakımdadır. Yani, bu ülkede de fındık üreticiliği 100 metre rakımın altında yapılmaktadır. 
En yakın ekim alanına sahip İtalya'nın 10 katından fazla bir alanda üretim yapılırken ülkemizde rakım 1-1000 metre arasında değişmektedir. Rakım olarak yine en yakın İtalya ile karşılaştırıldığında üretim alanlarının rakıma göre ağırlıklı ortalamasına ilişkin elimizde bir veri bulunmamakla birlikte İtalya'nın bir-iki katı fazla rakımda fındık üretildiği söylenebilir. Diğer iki ülkenin dikim alanlarının rakımı, ülkemizin dikim alanları ile kıyas dahi kabul etmez. 
***   
Öte yandan her üç ülkedeki fındık dikim alanlarının eğim durumunun 0 ilâ 10 derece arasında değiştiğini, yani dümdüz bir alanda üreticilik yapıldığı anlaşılmaktadır. Ülkemizin Batı Karadeniz Bölgesinde dahi bu eğime sahip alanların toplam alana göre oranının az olduğunu söylemeliyiz. Doğu Karadeniz Bölgesinde, özellikle de Giresun'da 0'dan 75-80 dereceye kadar çıkan eğimlerde fındık üretildiğini bilmeyenlere anımsatmak zorundayım. Yani, Giresun ilinde yüksekliği 1000 metreye, eğimi 80 dereceye varan alanlarda fındık üretimi yapılmaktadır. Dolayısıyla iki önemli değişkeni göz ardı ederek ülkemizde dekara fındık verimi düşüktür şeklinde yanıltıcı açıklama yapılması doğru değildir. Yani, elmayla armudun toplamasından daha vahim bir aymazlıktır. Değişkenleri hesaba katmadan düz mantıkla yapılan açıklamalardır. 
Giresun ilinde sahil kesiminin fındık hasat tarihi ile 1000 rakımdaki yerlerin hasat tarihi arasında 25-30 gün gecikme vardır. Hava koşullarındaki yükseklik değişikliği verimi olumsuz etkilemektedir. Bir iklim değişikliğinden söz etmiyorum. Rakım nedeniyle hava ve toprağın ısınmasındaki gecikme üretim zamanına ve miktarına olumsuz etki yapmaktadır.  Sahilde don olmazken, kar yağmazken yükseldikçe etkisi artan don olayları ile karşılaşılmaktadır.  Kar yağışının dahi olumsuz etkisi olabilmektedir. 
Hava koşullarının verim üzerine etkisinden söz etmeden verim düşüklüğünü dile getirerek fındık üreticinin yerilmesi doğru değildir. Diğer üç ülkede hiçbir biçimde rastlanmayan rakım ve eğimin neden olduğu hava koşullarının etkisi göz önüne alınmadan bir verim düşüklüğünden söz edilerek üreticinin suçlanması doğru değildir. 
Arazilerimizin vadilerle dolu olması nedeniyle vadilerin eteklerinde sisin, nemin tozlanmaya olumsuz etkisi bilinmeden üreticinin eleştirilmesi doğru değildir. Tepelerdeki rüzgar etkisi ölçülmeden ahkam kesmek doğru değildir.  
Kaldı ki, eğime ve rakıma ilişkin birkaç sınırlama ve düzenleme ile verimin kâğıt üzerinde artacağını anımsatayım. Çünkü sahil kesiminde verimin, bakımlı bahçelerde 200 Kg. ortalamayı tuttuğunu biliyoruz.  Yüksek rakımlardaki verim düşüklüğünün, ortalama verimi düşürdüğünü bilmeden yorum yapılması, algı oyununa girilmesi doğru değildir.                    
***
Somut tespit olarak dekara verim, elbette, diğer ülkelere göre düşüktür. Ancak, diğer ülkelerin üretim alanları büyüklüğü, alanların eğimi, fiziki yapısı ve rakımı gözetildiğinde verimdeki düşüklüğün nedenlerinin başka şeyler olduğunu söylemek gerekir. Ülkelerin dekara veriminin ayrıca ele alınmasına ihtiyaç vardır. Bununla birlikte çözüm önerilerini de sıralayalım. 
2009 yılında yürürlüğe konulan Bakanlar Kurulu kararıyla 750 metrenin üzerindeki tarım arazilerinde fındık tarımı yapılmamasına ilişkin sınırın kaldırılmış olduğunu anımsatarak, sınırlamanın ivedi olarak yeniden getirilmesi gerekli ve zorunludur. Hatta 600 metrenin üzerindeki alanlarda da peyderpey sınırlamaya gidilmelidir. 60 derecenin üzerindeki alanlara da sınırlama getirilmelidir. Bu sınırlama getirilirken bu alanlara ıhlamur, kestane ve benzeri ağaçların dikimine ve birlikte arıcılık faaliyetine destek ve teşvik verilmelidir. 
Kamu otoritesinin son yıllarda yayımlanan değişik raporlarında “geçmişte uygulanan politikaların bir sonucu olarak üretim alanları genişlemiş ve verimli taban arazilere kadar yayılmıştır” denilmesine karşın son 30 yılda, özellikle son 20 yılda Ordu, Samsun ili başta olmak üzere Batı illerindeki dikim alanlarının bir kattan fazla arttığını anımsatmak isterim. 2002 yılında 549.000 hektar olan fındık dikim alanının 2018 yılında 706.700 hektara ulaşarak % 29 oranında arttığını bilmeyenler, ancak böyle bir sonuca varabilir! Eskileri suçlayarak kendinizi kandırmış olursunuz! 
Arz fazlalığını azaltmak için önce tüm taban arazilerdeki fındık dikim alanlarının ivedi olarak sökülmesi gerekmektedir. Aksi halde raporlarda yer alan “arz ve talep dengesi sağlanacak” şeklindeki strateji planının amacının hiçbir gerçekçi sonucu olamayacaktır.
Üreticilerin, özellikle Giresun'daki üreticilerin deyim yerindeyse “avara kasnak” gibi hiçbir gelir elde edemeden yaşamlarını sürdürmeye devam edeceklerini anımsatmak isterim. Örgütsüz güç, “avara kasnak” olmaktan öte geçemez.          

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar A. Dursun YILMAZ --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?