SOYKIRIM YALANI VE ABD

Milletimize yapılan en büyük iftira olan 'Ermeni Soykırımı' yalanı ABD Başkanı Biden tarafından açık olarak söylendi. Yıllardır ABD Başkanı soykırım diyecek mi diye her 24 Nisan da tartışılırdı. Artık bu tartışma da bitmiş oldu.
HARBORD RAPORU
ABD'nin kendi heyetinin raporu var, Tümgeneral Harbord başkanlığında 50'den fazla memurdan oluşan Heyet, 58 gün boyunca gözlem ve araştırmalar yapıyor. Sonuçta ortaya 603 sayfadan oluşan Harbord Askeri Heyeti Raporu hazırlanıyor. Raporun hazırlanmasının bir amacı da bölge için Amerikan mandasının olup olamayacağını da anlamaktır.
Harbord Raporu, Ermeni iddialarının gerçekçi olmadığını belirliyor. Hatta Rapor şöyle diyor; “Kendi hâllerine bırakıldıklarında, Türklerle Ermenilerin, başka devletlerin kışkırtmaları olmadığında, şu ana kadar huzur içinde birlikte yaşayabildiklerini gösteren çok şey vardır. Beş yüz yıldır aynı topraklarda yan yana var oluşları şüphe götürmez bir şekilde birbirlerine olan bağlılıklarını ve karşılıklı çıkarları olduğunu ispatlamaktadır.” ( Harbord Askeri Heyeti Raporu. Sayfa 106. Hulusi Akar'ın doktora tezi. Türk Tarih Kurumu Yayınları 2019.) Rapor sonucunda bölgede Amerikan mandası fikri de kabul görmüyor.
Harbord Raporu ABD'nin kendi raporu hem de yerinde yapılan gözlem ve araştırmalar ile hazırlanmış. Biden'ın Türkleri soykırım ile suçlaması açık bir tehdit olarak değerlendirilmelidir.
MALTA YARGILAMALARI
Birinci Dünya Savaşı sonu “Ermenilere toplu katliam” yapmak suçlaması ile 144 Osmanlı görevlisi tutuklanarak Malta'ya götürülmüştür. Tutuklular hakkında İngiliz Kraliyet Başsavcılığı tarafından bir soruşturma yürütülmüş ve kanıt bulunamadığı için suçlama yapılmadan dosya kapatılmıştır. Bugün verilen takipsizlik kararı karşılığı bir sonuç ortaya çıkmıştır. Kraliyet Başsavcılığı Osmanlı ve Amerikan belgelerine de başvurmuş ancak Türkleri suçlayacabilecek bir kanıt bulamamıştır. Sonunda bu Türkler, Anadolu da ki İngiliz esirlerin serbest bırakılması karşılığında İnebolu'da Türkiye'ye iade edilir. (Kaynak; Uluç Gürkan, Malta Yargılamaları Kaynak Yayınları. Dergi, Ermeni Araştırmaları Sayı 50, Uluç Gürkan, Soykırım Suçu ve Malta Gerçeği)
İngilizler, Batılı ülkelerden farklı tavır alarak “Ermeni Soykırımı” yalanlarından uzak durmuşlardır. İngiltere Devlet Bakanı Barones Ramsey of Cartvale, 14 Nisan 1999'da ve İngiltere Bayındırlık ve Çevre Bakanı Beverly Hughes, 22 Ocak 2001'de yaptıkları açıklamalarda; “İngiliz Hükümetlerinin 1915 ve 1916'daki olayları soykırım olarak tanımadığını ifade etmişlerdir.”
PERİNÇEK İSVİÇRE DAVASI
Doğu Perinçek İsviçre'de “Ermeni soykırımı uluslararası bir yalandır” dediği için İsviçre Lozan Polis Mahkemesi tarafından mahkum edildi. Mahkumiyet İsviçre federal Mahkemesi tarafından da onaylandı. Doğu Perinçek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) karşı dava açtı. AİHM'de görülen davada mahkeme Perinçek'i haklı buldu. Davada, mahkeme üyesi olan İsviçreli yargıç ta İsviçre aleyhine oy kullandı.
İsviçre Hükümeti karara itiraz etti ve dava AİHM Mahkemesi'nin üst dava kurulu olan Büyük Dava Dairesi'ne gönderilmesini istedi ve dava Büyük Daire Kararı ile sonuçlanmış oldu. Büyük Daire kararında Perinçek haklı bulundu. Böylece dava sonuçlanmış oldu.
AİHM, Ermeni soykırımı iddialarının kesinlik kazanmadığını, somut deliller ortaya koyulamadığını ve bir mahkeme kararı da olmadığından Ermeni soykırımı iddiaları kanıtlanamamış bir iddia olarak değerlendiriyor. Yahudi Soykırımı ile benzerliği olmadığını ve Yahudi Soykırımı için somut deliller ve mahkeme (Nürnberg) kararı olduğunu belirtiyor.
1948 Birleşmiş milletler Soykırım suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılma-sına Dair Sözleşme altıncı maddesinde, soykırım suçlularının işlendiği ülke mahkemesi veya uluslararası bir mahkemede yargılanacağını belirliyor. (Türkiye, 29 Mart 1950 tarih ve 7469 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan, 23/3/1950 tarih 5630 numaralı kanun ile sözleşmeye katılmıştır.)
Böyle bir yargılama ve mahkumiyet yok, öyle ise soykırım yok.
SONUÇ
Malta Yargılaması ve AİHM kararı ile görüldüğü gibi “Ermeni Soykırımı” iddialarının hukuki bir geçerliliği yok. Harbord Raporu'da açık iken neden Biden bizi soykırım yapmakla suçluyor acaba. Biden'ın soykırımı tanıyan açıklaması tek başına değerlendirilmemeli. ABD tarafından ülkemize karşı bir saldırı yapılıyor, Doğu Akdeniz, Libya, Yunanistan da kurulan ABD üsleri, Ermenistan'ın Azerbaycan'a saldırısı ABD'nin Türkiye'ye karşı bir kuşatma ve baskı altına alma eylemleridir.
ABD'ye verilecek karşılık, başta Suriye olmak üzere geniş bölge birliği sağlanmasıdır. Suriye ile anlaşarak ortak bir harekat ile PKK/PYD bölgesi Suriye devletinin egemenliğine verilmelidir.
Süleyman Demirel'in yaptığı gibi ABD'nin üslerden çıkarılması gerçekleştirilmelidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Süleyman Çelebioğlu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?