İLBER ORTAYLI'DAN ÖNEMLİ UYARILAR! (4) (SON)

FEDERASYON GERÇEKÇİ DEĞİL!
Sayın Ortaylı etnik bölücülüğe de değinmiş. Bu konudaki değerlendirmesi şöyle:
“Hayat devam ediyor. Türkiye değişiyor ve çok büyük sorunları var. Cumhuriyetin başında var olan etnik sorun bugün bambaşka bir hâl almış. Gene milletlerarası bir problem hâline dönüştürülmüş, orada problemin çözümünde taviz vermemek lâzım. Federasyon modeli 1918'de Avusturya-Macaristan ve Osmanlı İmparatorluklarının çöküşüyle bitti. Bugünkü dünyada gerçek federatif yapıların yaşama şansı yok. Milliyetçi tutumdan ötürü söylemiyorum, içinden çıkamazsınız, çözümü zorlaştırır.”
Bizim görüşümüz bugün en temel meselemizden biri de Batılı 'dostların' önümüze 'Kürt Meselesi' olarak koydukları meseledir. Bugün HDP'nin kapatılması söz konusudur ve bu parti mutlaka kapatılmalıdır. Çünkü Anayasamıza ve Siyasî Partiler Kanunu'na göre, bir siyasî parti etnik siyaset yapamaz. Fakat işte, '6 milyon oy ne olacak?' demagojisiyle bu bölücü partinin varlığını sürdürmesi sağlanmak isteniyor. Burada, derin bir gafletin yanında, son derece bilinçli bir ihanetin varlığı da söz konusudur. 'Kürt Meselesi' hakkında, sadece gecen yıl, “HDP ve PKK Tartışmaları” başlığı altında 11 yazı yazdık. Ne yazık ki, Atatürk'ten sonra, millî siyasetimiz baştan ayağa zaaf içindedir. Mekteplerimizde ne Ermeni Soykırımı iddiaları ve ne de bu yapay mesele hakkında gençlerimize yeterli bilgi verilmemektedir!
TÜRKLER VE KÜRTLER KARDEŞTİRLER!
Evet, Türkler ve Kürtler kardeştirler. Türk ve Kürt sözcüklerinin harfleri bile aynıdır. Bağlama Türklerin de, Kürtlerin de millî sazıdır. Türküler bu sazla söylenir. Bin küsur yıl İran'ı yöneten ve Farslarla iç içe yaşayan Türklerle Farsların halı ve kilim desenleri benzemez. Fakat Türklerle Kürtlerin halı ve kilim desenleri aynıdır. Bunlar tesadüf müdür?
Prof. M. Bayrakdar'ın belirttiğine göre, Şeyh İdris-i Bitlisî (1452-1520), Türklerin ve Kürtlerin Oğuz soyundan olduğunu yazmaktadır! Şerefhan Bitlisî'nin 1597 yılında bitirdiği “Şerefname” isimli, Kürtlerin Tarihini anlatan eseri de, doğru okunduğunda aynı sonucu vermektedir. 1960'lı yıllarda, Kürtçülük düşüncelerine katkısı olur amacıyla, Şerefname yeniden bastırılır fakat kitabı bastıranlar Şerefname'deki Oğuz izini gördüklerinde kitabın okunmasını yasaklarlar! Yazar Ali Tayyar Önder de, Şerefname'de Kürtlerin kökenine ilişkin olarak “İslâm'dan önce Kürtler Oğuz Hanlılar soyundan olup onlara tâbi idiler” tespitinin bulunduğunu belirtmektedir (“Türkiye'nin Etnik Yapısı”, s. 185)!
Başlangıçta ateşli Kürtçülerden olan Mehmet Şükrü Sekban (1881-1960), daha sonraki yıllarda “Kürt Sorunu- Azınlıkların Meseleleri” isimli kitabında, 37 yılını uğrunda harcadığı bu 'mesele' hakkında bakınız neler söylüyor: “Kürtler asla Arî değildir; Sâmi de değildirler. Tarihin en eski devirlerinde bile, Türklerin bugünkü Orta Anadolu'da mevcudiyeti de, Kürtlerin Turanî menşeli olduklarını doğrulamaktadır. Antropolojik olarak saf Türk olan Türkmen ile Kürdü ayırt etmek güçtür” diyen Sekban, Kürdü de Türkü de birlik ülküsüne davet ediyor: “Kürtler de, Türkler de aynı ırktan olduklarına göre, birleşmekle, yeni Türk milletini teşkil edeceklerdir. Bu milletin canlı ruhu bundan böyle, sadece bir ideal için çarpan kalplere ateş ve canlılık verecektir. Hiçbir kuvvet, “kardeş çocukları” olan bu iki halkın birleşmesini ve kaynaşmasını engelleyemeyecektir. Hakikatte, Türk ve Kürt birer isimden başka bir şey ifade etmezler; bizim aile adımız Turanîdir” demektedir.
Emperyalizm hiç böyle güçlü bir birliğe izin verir mi?
Gençlik yıllarında Kürtçülük hareketine katılan, Cumhuriyetin ilânından sonra 150'liklerle yurt dışına sürülen ve 1938 yılındaki afla Türkiye'ye dönen Mesud Fani Bilgili de, daha sonraları Türklerin ve Kürtlerin aynı kökenden olduğunu kabul ederek, 1933 yılında Paris Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Fransızca olarak hazırladığı “Kürt Milleti ve Sosyal Gelişimi” isimli doktora tezinde şunları savunmuştur: “Kuzey Asya Kürtleri tamamen Türkmenlere benzerler ve Anadolu'da Türklerle etnik karışımları daha da çarpıcıdır…
Özellikle bu bölgelerde en eski zamanlardan beri onlar, Türkler ve Türkmenlerle beraber yaşamaktadırlar. Zaten tarihçiler, bu iki halkın etnik tohumlarını eski krallıkların aslî unsurlarında buluyorlar… Med ve Part güçlü krallıkları Kürt-Türkmen halklarından oluşuyordu. O zamandan beri bu iki halk Batı Asya'nın kaderinde söz sahibiydi” (M. Bayrakdar, “Kürtler Türklerin Nesi Oluyor”, s. 157, 159).
Türk ve Kürt gerçeği işte budur! Fakat bunun emperyalist devletler için hiçbir önemi olmadığı da bilinmelidir. Onlar Türkiye'yi parçalamayı kafalarına koymuşlar bir kere! Plânlarını yapmışlar ve millî hassasiyetlerini yitirmiş siyasetçileri ve aydınları kullanarak bu plânlarını gerçekleştirmek peşindeler!
Batılı 'dostlarımız', bazı Kürtçe lehçelerin birleştirilerek bir Kürt dili yaratılması için önemli bir çaba içindedirler. Önce bir Kürt dili sonra da bir Kürt Milleti yaratacaklar! Anadilde eğitim ısrarı bunun içindir.
Rus Kürdologların yaptıkları araştırmaya göre, tespit edilen Kürtçe kelime sayısı 8.308'dir. Bu kelimelerin 3.080'i Türkçe asıllıdır. 2.000 adedi Arapça kökenli; 1.030 adedi Farsça kökenlidir. 1.200'ü Zentçe; 370'ü Pehlevice; 220'si Ermenice; 108'i Keldanice; 20'si Gürcüce kökenlidir. Rus Kürdologlarına göre, Kürtçe kelime sayısı sadece 300 adettir!
Soru: bu kadar kısır bil dil, eğitim dili olabilir mi?
El Cevap: Olur! Eğer devleti yönetenler, siyasetçiler ve aydınlar Cumhuriyetin Kuruluş İlkelerine bağlı kalmanın önemini idrak edemezlerse, bu ülkede hiç akla gelmeyen felâketler bile yaşanabilir!
ABD'nin daha 1940'larda bir Türk-Kürt Federasyonu plânları olduğu bilinmelidir! Nitekim, ABD 1965 yılında, Süleyman Demirel Hükümetine bu konuda bir teklif götürmüştür! Ne var ki, Genelkurmayın bu konudaki tavrı Mustafa Kemal'in ordusuna yakışan bir biçimde olur. Amerika'nın bu konudaki önerisinin ordu içindeki yankıları 12 Mart'tan sonra da sürer. 3 Kasım l972'de Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ın hazır bulunduğu bir brifingin kapanış konuşmasını yapan Orgeneral Turgut Sunalp şunları söyler: “Sırtımızdan meydana getirilecek bir Kürt devleti, birçok 'dost' ülkenin de emellerine hizmet edecektir. Ermeniler Türk topraklarında kuracakları Ermenistan'ı Doğu Anadolu'da mı yoksa Kilikya'da mı kuracaklarını tartışıyorlar! Bütün bu faaliyetler gözümüzün önüne bir Sevr Haritası sermektedir” (Cengiz Özakıncı ,”Yeni Osmanlı Tuzağı”, s. 393).
Durum özetle böyle! Amerika bu plânı Kürtleri çok sevdiği için mi yapıyor? Tabiî ki hayır! Amerika'nın amacı İsrail'in güvenliği! Bunun için de İsrail için tehdit oluşturan yapıların parçalanması lâzım! Irak bunun için parçalandı. Suriye'de bunun için iç savaş çıkartıldı ve maalesef biz de bunlara yardımcı olduk! Vatansever Türk ve Kürt aydınlarının görevi emperyalist Batı'nın bu menfur plânını bozmaktır. Bunun da yolu birlik olmaktan geçer. İktidar olmak için kolaylıkla taviz veren siyaseti de ancak bu birlik Millî Çizgiye getirebilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Şefik Aydın - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?