NEDİR BU AZGINLIK?!...

İnsanoğlunun tabiatı bilinçli bir şekilde tahrip etmesi, fındık kabuğunu bile doldurmayan çıkarlar için diğer insanları toptan yok etmeye çalışması ve bu tutumun bir sürü davranışı haline gelme süreci, Amerika kıtasının istilasıyla başlıyor…
O topraklara ilk zulüm musallat olduğunda, bir Kızılderili reisi şöyle söyler:
“Beyaz adam, anası olan toprağa ve kardeşi olan gökyüzüne, alınıp satılacak, yağmalanacak bir şey gözüyle bakar. Onun bu ihtirası toprakları çölleştirecek ve her şeyi yiyip bitirecektir. İşte o gün, insanoğlu için yaşamın sonu ve varlığını sürdürebilme savaşının başlangıcı gelip çatmış olacaktır.”
O beyaz adamın, o gün, o topraklara yaptığı ihanet, bugün dünyamızı çepeçevre sömüren “popüler kültürün” atası…
Dini, dili, ırkı, geleneği ne olursa olsun ayrım gözetmeden kendine milyonlarca taraftar bulan bu kültür, tabiri caizse son çağın dinazoru gibi
Biz onu yok edemezsek, onun kökümüzü kazıyacağı kesin…
- Doğanın ahengini ve güzelliğini bitirmeye çalışan,
- Dengesini bozan, kirleten,
- Su başta olmak üzere gıda kaynaklarını kurutan,
- Bin yıl yetecek enerji kaynaklarını talan ederek, elli yıl geçmeden hepsini tüketen,
- Gelecek diye bir kaygı taşımayan,
- Hak, hukuk tanımayan, kuralları ihlal etmeyi güçlülük göstergesi sayan, sadece ve sadece popüler kültürün kölesi haline gelmiş insanlardan başkası değil…
Bunların, hangi dinden, hangi ırktan olduklarının bir önemi yok…
Bunların hangi dili konuştuklarının bir önemi yok…
Bunların gerçek kimliğini, sahip oldukları doyumsuzluk, sınır tanımazlık ve kudurganlık belirliyor…
Daha çok şeye sahip oldukça, doyumsuzlukları azalacağı yerde artıyor!
Daha çok güç elde ettikçe, azgınlıkları tavan yapıyor!
Egolarının oyuncağı olmuş, karanlığı ışık, şapı şeker zanneden, gerçekte kuruntu ve hayalden başka size verebileceği bir şeyi olmayan bu tip insanlardan, “verelim de kurtulalım” deme şansımız yok!...
Tüm dünya bu kültürün insanlarının elinde esir olmuş…
Bizi bağladıkları zincir, ayağımıza vurdukları pranga önceki çağdan biraz farklı…
- Demir yerine korkularımızı kullanıyorlar!
- Demir yerine yalnızlığımızı kullanıyorlar!
- Önceliklerimizi belirleme irademizi elimizden alıp, bizi bölüp, kolay lokmalara dönüştürüyorlar!
- Kapitalist düzenin sinsi silahları ile bizi kendileri gibi davranmaya zorluyorlar,
“Popülizmin ilahları” belki kendilerine “tanrı” demiyor ama, yaptıkları zulmü, nimet gibi gösterip bize alkışlatıyorlar!
Onlar olmadan olamayacağımıza inandırıyor, aramıza asla kesilemeyecek göbek bağları kuruyorlar…
Kendimizi kandırmayalım…
Coğrafi sınırların bir önemi kalmadı artık…
O kültürün emrinde yaşamayı, o kültüre köle olmayı kabul ettiğinizi gördüklerinde tüm kapılar açılıyor anında…
İtiraz ederseniz, kendi değerlerinizi dayatırsanız, baş kaldırırsanız şansınız yok…
Kırk haramiler masalı gerçek olmuş. Her kapıyı açan tek bir anahtar var:
- “Yaşasın Amerika”
Avrupa bu kültürün atası, yabancısı değil… O nedenle “Amerika” hepsinin ortak çocuğu…
Eğer millet olarak, kendinize yetemiyorsanız, enerji, gıda, silah, teknoloji gücünüz eksikse vay halinize!...
Eninde sonunda bu sloganı attırıyorlar size…
İsteseniz de, istemeseniz de…
Zorda kalıp, kapılarını çaldığınızda, size uzattıkları ip yukarıda bahsettiğim, bağladıktan sonra asla kesemeyeceğiniz bir göbek bağı…
Kur'anı Kerim bu tür azgınlıkları önceden bildirmiş, bizi uyarmış aslında:
“İş öyle sanıldığı gibi değil; insan gerçekten azar.” (Alak, 6)
Peki ne yapmalı, onların bu azgınlıktan vazgeçmelerini mi beklemeli?
Onlardan bağımsız, onlara ihtiyaç duymayan, kendi kendine yetecek kaynaklara sahip bir ülke olmanın yolu var mıdır?
Ben en azından bu yolu arama taraftarıyım…
Bulmak için çalışmak, hem de çok çalışmak…
Birbirimizle didişmeyi bırakıp, çalışana, üretene destek olup, bölünüp parçalanmadan, popüler ilahların karşısında tüm heybetimizle dik durmak önemli geliyor bana…
Yarınlarından endişelendiğim çocuklarıma da bunu öğütlüyorum…
Siz ne dersiniz bilmem…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Bayram --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?