ESKİ BAYRAMLAR

Hani şu her bayram dilimize doladığımız bir söz var ya; Nerede o eski bayramlar deriz ya! Geçen 2020 yılının ilk bayramına kadar bu sözü söylerken 10 yıl 20 yıl öncesinin bayramlarını düşlerdik.
Özellikle orta yaş ve üzeri yaşların dillendirdiği bu söz geçmişte kalan bayramları işaret eden bir özlemin özetlenişiydi sanki. O bayramlar çok mu coşkuluydu bilinmez ama geçmiş bayramların özlemi de tekrarlanmadan edilemezdi.
Bu yıl, Nerde o eski bayramlar derken bırakınız 10 yılı 20 yılı bir yıl öncesinin bayramını özleyerek söylüyoruz bunu. Meğer bir yıl önceki bayramlar bile ne kadar coşkuyla ve kaynaşarak kutlanıyormuş. Bu yılın ilk dini bayramını kutlarken fark ettik bunu.
Milli bayramlarımız için, Nerde o eski bayramlar sözünü tam bir gerçekçilikle söyleyebiliriz. Dini bayramlarımız salgın nedeniyle daralırken milli bayramlarımız siyasi nedenlerle iyice kuşa çevrildi.
Bazılarının içeriği makaslanırken bazılarının meydanlarda kutlanması kaldırıldı. O coşkulu kutlamaların yerini protokol bayramları aldı. Burada gerçekten durup sorabiliriz; Nerde o eski bayramlar diye.
Daha birkaç gün önce 19 Mayıs Bayramı kutlandı. Tamam, bu yıl ve geçen yıl salgın nedeniyle kısıtlamaların uygulanması normaldir diyelim; son yıllarda geçmiş yılların coşkusunu görebiliyor musunuz? Bütün Türkiye'de ilçe ve il stadyumlarında gençlerin sunduğu o görsel şölenlere ne oldu dersiniz?
Gelelim dini bayramlara; Onu da Allah daralttı galiba.
Biz milli bayramları daraltınca Allah da dini bayramlarımızı daralttı.
Bayramda evlere hapsolmak ne demek!
Şimdi, herkes dışarıdaydı demeyiniz; haklılık payınız olsa da bütün Türkiye bir felaket sonrası gibiydi bu bayramda. Tam da, Nerde o eski bayramlar dedirten cinstendi!
Bayram öncesi bayram giysileri almak modaydı. Bayramda giyeceği ayakkabıyı yastığının altına koyarak uyurdu çocuklar. Arife gününden ütülenirdi pantolonlar gömlekler kravatlar. Ayakkabılar boyanırdı.
Bu bayram namazında bir tane takım elbiseli ve kravatlı adam yoktu benim gittiğim camide. Herkes gündelik kıyafetiyle gelmişti bayram namazına. Traş bile olmamıştı çoğu!
Hoca yarı buçuk kıldırdı namazı ve hızla dağıldık cami avlusundan. Her birimiz sanki cüzamlı gibiydik. Ne el sıkışma var ne kucaklaşma!
Çocuklar babalarının dedelerinin ellerini bile öpemediler. Tabi onlar da haçlık vermediler. Ne yapacaklar haçlığı, zaten dükkânlar kapalı ve sokağa çıkmak yasak.
Kös kös evlerin yolu tutuldu ama evlerin de bir hücreden farkı yok. Komşu komşusuyla telefonla bayramlaştı. Ne şeker ikram edildi ne de bir acı kahve. Çocuklar şeker almak için basamadı zile. Davulcu bahşiş toplamaya falan gelemedi.
Bir tek ev hanımlar rahattı, ne tatlı açtılar ne de baklava yaptılar. Kimin için yapacaklar ki? Kime ikram edecekler ki? Evin beyi desen zaten her gün evde!
Bütün ülkenin üzerine ölü toprağı saçılmış gibi. Gelen yok, giden yok. Boşuna kulağınızın kapıda olması… O kapı çalınmayacak ki.
Kolonya dökecek bir el uzanmadı bu bayram.
Geçen yıl Ramazan Bayramı'nda bayram namazı bile kılınmadı bu topraklarda kim bilir kaç yüz yıl sonra! Şimdi nasıl demezsiniz, Nede o eski bayramlar diye.
Allah'tan gâvurun biri telefonu icat etti de, Allah'tan gâvurun biri o telefonlara görüntülü konuşma özelliği kazandırdı da sevdiklerimizin yüzünü gördük avuç içi kadar. Maksat tarihe not düşmekse salgın günlerinde bayramlar nasıl kutlanırmışı gelecekte merak edenler için birkaç cümleyi kayda geçmek gereklidir diye düşünüyoruz.
Ülkemizde ve dünyada yaşanan salgın nedeniyle bu bayramı ev hapsinde geçirdi Türkiye. O coşkulu bayram kutlamalarının özlemi içinde. Her şeyin başı sağlık diyerek!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nihat Öztürk - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?