Giresun Ekonomisinde Fındık ve Üreticileri

13 Nisan 2021, 20.04.2021 ve 27.04.2021 tarihinde bu köşede Giresun ekonomi bağlamında Fındık, Fiskobirlik, Siyaset, Ziraat Odaları ve ticaretini yapanları yazmıştım. Şimdi, fındık üreticilerinin açısından konuyu ele alıyorum:
Birçok kaynakta, özellikle televizyon ve İnternet medyasında fındık üreticisini yanıltan bilgilerin olduğunu söylemeliyim. Coğrafi koşulları gözetmeden geliştirilen çözüm önerilerinin Giresun'daki fındık üreticileri açısından hatalı ve yanıltıcı olduğunu söylemeliyim. Yaygın çözüm önerilerinin Batı Bölgesindeki dümdüz ovalardaki fındık bahçeleri için geçerli olduğu dile getirilebilir. Bu husus belirtildiğinde bir itirazımız olmaz.
Dünyanın en iyi çerezlik fındığını üreten ilimize, tek dal ile çakıldak fındık üretimi önerilmektedir. Bundan kırk sene önce çakıldak fındığın hiçbir kıymeti yokken bugün fındığın “has”ı gibi sunuluyor!
Giresun ilindeki fındık bahçelerinin eğim derecesi 30 ila 70 arasında olduğu gerçeği varken çözümün buna uygun biçimde olması zorunludur. Eğim nedeniyle makineli tarım şartlarının zor olduğunu bilmek gerekir. Yine eğim nedeniyle bakım, toplama, ilaçlama, gübreleme maliyetinin çok fazla olduğunu bilmeliyiz. Eğim nedeniyle oluşan ve oluşacak toprak erozyonu algılanmadan önerilerde bulunmak “ahmaklık” düzeyinde bir çözüm önerisidir. Bunu söyleyince hemen itiraz geleceğini de biliyorum: Biz eğimli bahçeleri kast etmiyoruz. Peki, neresi için bu öneriniz? Bafra Ovası, Çarşamba Ovası ya da Düzce Ovası için mi, bilelim!? Eğer öyleyse, açıkça ifade edilmelidir. Hayatında bir kez bile fındık bahçesine girmeyenler, 70 derece eğimde fındığın nasıl toplandığını bilmeyenler, ovalardan ahkâm kesiyorlar!
Birçok yazımda kaleme almıştım. Giresun il olarak fındık yetiştirilen coğrafyada gerçek alan ile izdüşümü alanı arasında fark nedeniyle en sarp coğrafyaya sahiptir. Diğer illerin hiçbirinde bu denli sarp arazi yapısı bula-mazsınız. Hele, Batı Bölgesi tamamen düz diyeceğimiz bir coğrafyadır. Bu sarp coğrafyanın oluşturduğu maliyet unsuru gözetilmeden Giresun'da fındık ekonomisi çözüme ulaşamaz. Yine aynı şekilde hesaplara girmesi gereken bir konu daha var:
Ulaşım sorunu. Daha açık bir ifadeyle Giresun ilindeki karayolu uzunluğu ile en yakımızdaki Ordu ve Trabzon ilindeki yolların uzunluğu nedir? Göreli olarak durumu nedir? İlin yüzölçümüne göre ne kadarı karayoludur? Nüfusa göre ne kadar karayolu vardır? Yolların niteliğini karşılaştırmaya bile gerek yok! Zamanı olanlar, diğer illeri ziyaret etsinler görürler. Samsun, Bartın, Düzce, Bolu, Sakarya illerindeki karayolunu bu ölçütlere göre karşılaştırmaya da gerek yok! Fındık bahçelerinin ulaşım sorunu, diğer illerle karşılaştırmalı olarak bakıldığında Giresun açısından maliyeti etkileyen olumsuz bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.
Giresun ilindeki üreticinin maliyetini etkileyen başka bir boyutu da fındık alıcısı örgütlerle ilgilidir: Fiskobirlik başta olmak üzere diğer kooperatiflerin üreticinin fındığını alamadığı ortadadır. Son bir iki yıldır, Fiskobirlik'in yanında Tarım Kredi Kooperatifleri ve yerel ölçekli birkaç kooperatif alım yapıyor olmasının piyasaya olumlu bir etkisinin olamadığını, pazar paylarının çok küçük olduğunu bilmeliyiz.
TMO.'nin fındık alımı yapmasının üreticinin geliri üzerinde kısmı olumlu bir etkisi var ise de gerek alım miktarının azlığı, alım sırasında öne çıkartılan güçlükler, gerekse alımın geç başlatılması gibi olumsuz etkilerini göz ardı edemeyiz. Bunların ötesinde en önemli olumsuz etkisi, satın aldığı ürünü bir süre sonra iç piyasaya satmasıdır. İç piyasaya satılan ürünün, doğrudan gözlenebilir etkisi, iç ve dış piyasa oyuncularının stok maliyetinden kurtulmasıdır. Yani, TMO. üreticiye destek olmaktan çok iç ve dış alıcılara destek vermektedir. TMO.'nin bir önceki yılın ürününü piyasaya sunduğu dönem yeni ürünün oluşmaya başladığı tarihler olduğu için oluşacak ürünün fiyatını da olumsuz etkilemektedir. Bunları görmeden TMO.'nin fındık alımı yapması yönündeki taleplerin yanıltıcı olduğunu söylemeliyim.
İhracatçı Birlikleri, fındık üreticisine destek olmaktan çok çiftçinin ürününü kelepir fiyata alma peşindedir. Kendi başarısızlıklarından söz edecekleri yerde üreticiye akıl vermektedir! Yıllık fındık ihracatının içinde Giresun fındığının payı ne kadardır? Daha açık bir deyişle Giresun'da üretilen tombul fındığın ne kadarını ihraç ediyorsunuz? Giresun'da üretilen fındığın, tombul fındığın ihraç miktarının diğer illere göre karşılaştırılması sonucunda oransal büyüklüğü nedir? Üreticiye akıl vermeyi bırakarak Giresun tombul fındığının ihraç miktarları üzerindeki etkisini açıklayan araştırmayı yapmaya başlamalarını tavsiye ediyorum. Bunun sonucunda da, Giresun tombul fındığına hak ettiği değeri vermelerini bekliyorum.
Özetle, Giresun için fındık ekonomisi, diğer illere göre çok daha fazla önemli olmasına karşın üreticinin ürününün değerini alamamasında, açıklanan olumsuz etkilerin payı çok yüksektir. Bu etkilerin gelirini azaltıcı etkisi nedeniyle üreticinin fındık bahçesinin bakımını yapmasına olumsuz etki yaptığı kesindir.
***
Bu noktada, ne yapmalı sorusuna ihtiyaç bulunmaktadır. Hiç kuşku yok ki, üreticinin gelirinin ve ülkemizin döviz gelirinin artması için Fiskobirlik'in yüksek miktarda fındık alımı yapması gerekli ve zorunludur. Gerek kadro zayıflığı, gerekse yönetici niteliğindeki düşüklük, bu beklentimizi azaltmaktadır. TMO, fındık alımına devam etmelidir, diyen birisi bu örgütte yönetim kurulu üyeliği yapmasının akılcı bir yanı var mıdır? Bu nedenle Fiskobirlik'in fındık alması noktasında ümidin azlığı nedeniyle üreticinin başka çözümler üretmesi gereklidir: Önceki yazılarımda dile getirdiğim gibi küçük ölçekli yerel üretim yapan Irgat firmasından boylama, kırma makinesi alınmalıdır. Üreticinin bu makine erişmesinin zorluğu nedeniyle kentlerde tüketici durumundaki insanların öbekler oluşturarak bu makinenin alımına destek vermesinin yanında ürünü de satın almalıdır. Bu öbeklerin 10-12 kişi arasında olması, her bir kişinin farklı mesleklerden oluşması, tüketicilerin yaygın olmasını sağlayacaktır. Ayrıca, birikimlerini üreticiyle paylaşarak hem üretim hem de pazarlama faaliyetini etkili duruma getirecektir. Öngörüme göre ziraat mühendisi, işletmeci, ekonomist, veteriner, öğretmen gibi mesleklerin yanında diğer branşlardaki mühendisler, hukukçular, muhasebeciler, esnaflar bu öbeğe girmelidir. Meslek uygulayıcısı tekniker, teknisyen, ustalarda bu öbeğin içinde olmalıdır. Buna karşılık üretici, bu öbeğe hesap verebilir ilaçsız ve gübresiz ürün vermeyi üstlenmelidir. Bu nasıl olur diye düşünmeyin! Dayanışma, yardımlaşma ve işbirliği işin temelidir. Okyanusa atılan bir denizyıldızının kurtarılmasından bir farkı yoktur, ama yaratacağı etkiyi birlikte düşünelim!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar A. Dursun YILMAZ --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Fındık Fiyatı Ne Kadar Olmalı?