ALLAH GÖRÜYOR!...

Bir insan yaşam serüveninde defalarca kılıktan kılığa girer. Kimlik kartında adımız aynı kalır ama karakterimiz sıkça değişir.
Çocukluk çağımızın hatırlayabildiğimiz ilk evresi en masum dönemimizdir. Ne düşüncemizde, ne davranışlarımızda, ne de ilişkilerimizde en ufak bir kötülük yoktur.
Çünkü o dönem gerçeğin, doğrunun, iyinin ve güzelin en yalın haliyle öğretildiği dönemdir.
Aile, mahalle, okul, konu-komşu o çağda çocuklara farklı davranmaz. Bunlardan birinin söylediğini diğeri inkar etmez…
İstisnalar vardır elbet… Kötü aile, kötü çevre iyi insan yetiştiremez tabi ki…
Ergenlik döneminin başladığı, çocuğun dünyayı tek merkezden gördüğü dönemlere gelindiğinde durum farklılaşır…
Kişi artık kendi tercihlerini öne çıkarır. Başkalarının tavsiyelerine fazla kulak asmaz. İşittikleri değil, gördükleri ve hissettikleri yolunu aydınlatır.
İlk defa bazı ihtiyaçları olduğunu keşfettiği o dönemde, onları karşılayan tarafa doğru yön çizer…
Kendi belirlediği o özel ihtiyaçlarını giderme arzusu, onu bambaşka birine dönüştürür…
- Dönüştüğü karakter acaba iyi mi, kötü mü?
Bu sorunun cevabı çocuğun ajandasına yazdığı ihtiyaç listesindedir…
Listedeki ihtiyaçların hiyerarşisi her bir kişide farklılaşır… Kiminin şiddetle istediğine, bir başkası aynı oranda heves etmez.
Bazıları parayı, bazıları karşı cinsi, bazıları statüyü, bazıları konforu listenin başına koyar… Bazıları da yetiştikleri çevrenin etkisiyle benimsedikleri ideolojinin etkin bir neferi olmayı çok ister.
Eğer ebeveynler çocuklarına iyi bir ahlak kazandıramamışsa; “amaca ulaştıran her şey mübahtır” anlayışı, onları arzularının peşinde giden frensiz bir arabaya dönüştürür!...
Elde etmeyi çok istedikleri o şey her ne ise, ona olan ihtiraslarının şiddeti ve vazgeçebilecekleri ahlaki değerler karakterlerini sürekli değiştirecektir artık!...
Başkalarını ya da başka bir şeyi kazanma uğruna kendini kaybetme dönemi başlamıştır böylece…
Bahsettiğimiz “kendini kaybediş” süreci, önceden kazandıklarını, biriktirdiklerini veya devraldıklarını harcamayı da gerektirir…
O süreç, gittikçe “tükeniş süreci”ne evrilir…
Bugün bu anlamda kendini kaybeden, kendisi ile beraber etrafını da tüketen nice insanlar görüyorum…
Aynı çocukluk dönemini yaşadığım, aynı okullarda arkadaşlık ettiğim bir çok kişiyi tanıyamıyorum maalesef… Çok değişmişler!...
Aynı şeyi arzu eden, karakterleri de başlangıçta birbirine benzeyen bu insanlardan bazıları; aynı amaca, kişilik değiştirerek, her aracı meşru sayarak ulaşmayı tercih etmişler… Ya da neyin peşinde oldukları konusunda birbirini kandırmışlar… Şimdi diğerleri ile hala bir aradalar… Bu durumu bir tezatlık olarak da görmüyorlar!...
Çünkü;
- Parayı alın teri dökerek kazanana da, çalıp çırparak biriktirene de “zengin” diyorlar.
- Oturduğu makamı liyakatiyle temsil edene de, kayrılarak gelene de “müdür” diyorlar.
- Hayatını etrafındakilere feda edip yaşayana da, etrafını sömürüp ezene de “baba” diyorlar.
- Bir davaya gönül verip, o yolda her şeyini kaybeden de, tam aksine dava üstünden geçim sağlayan da “dava adamı” sayılıyor.
- Toplumun iliğini kemirerek güç elde edenlerle, kimsenin kılına dokunmadan, yaşadığı her an topluma katkı sunmaya çalışanlar aynı “hürmeti” görüyor.
- Herhangi bir örgüte üye olmak dışında başka vasfı bulunmayanlarla, gecesini gündüzüne katıp, her zorluğa katlanıp, hayatının en değerli yıllarını eğitime harcayanlar aynı “ilgiyi” görüyor.
Kavuşmayı istediğimiz şey değil, ona ulaşmak için yürüdüğümüz yol değiştiriyor bizi!...
Özetlersek;
Kimin nereye gittiğinin, neye sahip olmak istediğinin değil; gittiği yolda neleri çiğnediğinin derdindeyiz sadece…
Allah görüyor…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Bayram --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresun Belediyesinin Çalışmalarından Memnun Musunuz?