ÖZAL MERHUMU NASIL BİLİRDİK? (1)

Cumhurbaşkanı Turgut Özal ölümünün 28. yılında kabri başında devlet töreniyle anıldı. Hani, “Kör ölür badem gözlü olur” misali, rahmetliye öyle övgüler düzüldü ki, şaşırmamak mümkün değil! Özal'ı övenlerden biri de, CHP Genel Başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu'ydu. Kılıçdaroğlu Özal için, “O örnek bir siyaset ve devlet adamıydı” sözlerini sarf etmiş! Aklımıza ister istemez, Özal'ın, rahmetli SHP Genel Başkanı Prof. Erdal İnönü'yü hedef alarak yaptığı “Küçük Turgut” benzetmesi geldi! Biz okumadık ama, sözde 'Atatürkçü' bir yayın organı olan Sözcü Gazetesi de, Ertuğrul Özkök'ün yazdığına göre, Özal'ı 'müthiş övücü bir manşet ve sayfayla' anmış!
Turgut Özal, Türk ekonomisini doğrudan Batı'daki dünya finans çevrelerine bağlayan bir isimdir. Atatürk'ten sonra Batı'ya iltihak etmiş fakat Batı'nın ekonomik telkinlerine o kadar da kendimizi kaptırmamıştık. Batı, KİT'lerin tasfiye edilmesi konusunda bizi sürekli olarak sıkıştırmıştı. Fakat Menderes de, Demirel de millî üretimin büyük bir kısmını gerçekleştiren ve istihdam sağlayan KİT'leri korumayı başarmışlardı. KİT'lerin tasfiyesi süreci Özal'la birlikte başlamıştır. Şimdi, sözde Atatürkçü olduklarını iddia eden çevrelerin bunu sağlayan Özal'ı alkışlamaları ilkesizlik değil de nedir?
'Atatürkçü Yazar' denilince ilk aklımıza gelen yazarlardan biri olan Milliyet yazarı sayın Melih Aşık ise, Özal hakkındaki 20 Nisan tarihli yazısında, şu önemli hatırlatmaları yapmış:
“ANAP'ı kurarak Türk siyasetinde söz sahibi olan Özal'ın en büyük hamlesi özelleştirme idi. Neydi özelleştirme?
-Denildi ki, mülkiyet halka yayılacak. İşçiler çalıştıkları KİT'lerin hisse senetlerini alıp onların sahibi olacak. Zarar eden kuruluşlar kâr etmeye başlayacak. KİT'Ler özelleştirilince devlete de yük olmayacak !
-Peki, ne oldu?
KİT'lerin kredileri kesildi. Kâr eden KİT'ler zarar ettirildi. Kârlı kuruluşlar blok hâlinde yerli ve yabancı sermayeye satıldı. Zarar edenler elde kaldı.
-Peki, sonra?
Kamu kuruluşları rastgele satıldı. Siyasî yakınlık gözetildi. İşten anlamayan şirket ve kişiler tesisleri aldı. Makineleri hurdacıya sattı, arazilere rezidans veya AVM kurdu.
-Sonra?
-Cumhuriyetin temeli olan Sümerbank'tan Etibank'a, TEKEL'den TPAO'ya, Et Balık Kurumu'ndan Süt Endüstrisi Kurumu'na kadar dev kuruluşlar bölündü, parçalandı işe yaramaz hâle getirildi. Geriye üretim tesisleri tarihe karışmış, bir ülke ve milyonlarca işsiz kaldı. Bu tablonun senaristi IMF, uygulayıcı Turgut Özal ve onun yolunda gidenlerdi. Kemal Kılıçdaroğlu bunlardan habersiz mi?”
Atatürkçü olduklarını söyleyenler, sayın Melih Aşık'ın bu hatırlatmalarını nasıl görmezden gelebilirler? Dedik ya, siyasete müthiş bir ilkesizlik hâkim. O nedenle, bugünkü iktidar tarafından da sürdürülen, Özal'ın, ekonomimizi Batı'ya esir eden politikaları yerine, Millî Üretimi önceleyen bir ekonomi siyasetini, bir seçenek olarak milletin önüne getiremeyen muhalefetin Özal'ı övmesi de pek yadırganmamalı. Tabiî o zaman milletin, böyle bir muhalefete iktidar şansı tanımaması da yadırganmamalıdır!
ÖZAL NASIL YÜKSELDİ?
1960'lı yıllarda Turgut Özal'ın da yıldızı parlamaktadır. Bir mühendis olarak çalıştığı Elektrik Etüd İdaresinin başına getirilmesini eski Genel Müdürü İbrahim Deriner engelleyecektir ama Özal, ağabey dediği Demirel tarafından daha önemli bir görev olan, Devlet Plânlama Teşkilâtı'nın başına oturtulur! Plânlamada o dönem 'Takunyalılar dönemi' diye de anılır. Tarih 60'lı yılların sonudur.
Attilâ İlhan 19 Ocak 2000 tarihli Cumhuriyet'te, eski Paşabahçe Şişe Cam A.Ş Genel Müdürü Şahap Kocatopçu'nun, USİAD dergisinden bir anısını aktarmış. Gerçekten çok enteresan; devletteki çürümenin boyutlarını anlatmak için bu örnek bile tek başına yeterli. Şahap Kocatopçu şunları söylemiş:
“...DPT'nin başındaki Turgut Özal'a 'bizim yeni bir fabrika kurma hazırlıklarımız var, önümüzdeki yılın teşviklerini hazırlarken dikkate alır mısınız?' dedim. Olumlu cevap verdiler. İki ay sonra teşvikler çıktı. 'Bir pencere camı kurulması için teşvik verilecektir' biçiminde bir ifade görünce, anlayamadık. Teşviki almak için DPT'ye gittiğimizde, 'Biz o teşviki başkasına verdik' dediler. Anadolu Cam Sanayi adında başka bir şirket teşvik almış. Nuh Kuşçuoğlu başında ve Turgut Bey'le işbirliği hâlinde operasyonu yürütmüşler... Anadolu Cam Sanayi, Belçikalılarla yüzde 10 oranında ortaklık ile Mersin'de kurulmuştu. Yürüttüğümüz rekabete dayanamadılar, bir süre sonra teslim bayrağını çektiler. Fabrikayı satın almak üzere görüşmelere başladık; şirketin ana sözleşmesini aldık. Adamlar 100 tane 'KURUCU HİSSE' tesis etmişler; yıllık kârın yüzde onunu, diğer ortaklara kâr payı dağıtımı yapılmadan bunlara vermeyi karar altına almışlar; o sırada öğrendiğimize göre bu yüz hissenin 20 tanesi Turgut Özal'a aitmiş! Bugün de kendisinin çocukları bu kâr paylarını alıyorlar. Şirket Ana Sözleşmesi gereği hiç kimse bu haklarını ellerinden alamıyor!”
Turgut Özal hakkında, Prof. Erol Manisalı'nın yıllar önce verdiği bir bilgiyi burada tekrar paylaşmak isteriz.
20 Aralık l977 tarihinde, İstanbul'da, Vehbi Koç'un da katıldığı bir panelde Turgut Özal, “Kurların serbest bırakılmasını, kambiyo kontrollerinin asgariye indirilmesini ve ekonominin kendi kendini ayarlamasını sağlayacak önlemlerin getirilmesini ve tamamen liberal ve açık bir ekonomik yapılanmayı” savunur! Prof. Erol Manisalı'nın belirttiğine göre, toplantıya katılan akademisyenler, plâncılar, sanayiciler Özal'ın bu konuşmasını şaşkınlık içinde dinlerler. 1978'deki Washington Uzlaşması'na daha bir yıl ve 24 Ocak kararlarının ilân edilmesine iki yıldan fazla bir zaman vardır! Fakat Özal, âdeta gelecekte olacakları haber vermekte, “Dövize müdahale yok, kura müdahale yok, serbest ve tamamen dışa açık bir ekonomik model uygulamamız gerekir” demekteydi! Sayın Manisalı, akşam yemekte tam karşısına düşen Özal'a, paneldeki tebliği hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için bazı sorular sorar. Fakat Özal'ın verdiği cevaplardan, meselenin teknik yönlerini bilmediğini anlar ve kendi kendine şu soruyu sorar: “Meselenin içeriğine nüfûz edememişse peki, konuşmasında nasıl bu kadar ayrıntıya girmişti” (Prof. Erol Manisalı, “Hayatım Avrupa”, Cilt I, s. 160)?! ./…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Şefik Aydın - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresun Belediyesinin Çalışmalarından Memnun Musunuz?