02 NİSAN OSMAN AĞA VE GİRESUNLU MİLLİ MÜCADELE KAHRAMANLARINI ANMA GÜNÜ

02 Nisan Osman Ağa ve Giresunlu Milli Mücadele kahramanlarını andığımız gündür. Bu Mücadele, Türk milletinin bağımsızlık isteğinden doğmuştur. Bağımsızlığın kazanılması kutsal bir görevdir. Bu görevin ifasında Osman Ağa ve Giresunlu Milli Mücadele kahramanlarının payı çok büyüktür. Onlar; canlarını ve geride bıraktıklarını hiç düşünmeden, Milli Mücadele’nin Ankara’dan Ege’ye uzanan bütün cephelerinde onurlu hizmeti verenlerdir. Onlar; Giresun Saldırmaları ile tam donanımlı düşman karşısında göstermiş oldukları yiğitlik ve cesaretle bizim gurur kaynağımızdır.
Geleceğe güvenle bakmak istiyorsak, onurlu geçmişimizi yaşatmak ve yetişen nesillere aktarmak zorundayız. Bu düşüncelerle; 02 Nisan Osman Ağa ve Giresunlu Milli Mücadele kahramanlarını andığımız bu günlerde, Onların vatan savunmasındaki kararlı ve özverili çabalarını anekdotlarla ve bölümler halinde sizlere sunmaya çalışacağız.


Osman Ağa, yarbaylık rütbesine yükselmiş, Milli Mücadele’nin büyük milis komutanlarından biridir. “İstiklal Madalyalı” milli bir kahramandır.
Silahların elimizden alındığı bir dönemde silah ve cephane temin ederek mücadelenin kazanılmasına çok önemli bir katkı sağlamıştır. Gönüllü Alay’lar kurmuş ve bu alayları sürekli yeni neferlerle takviye etmiştir. Mustafa Kemal Paşa’yı korumakla görevlendirilen Giresunlu muhafızlar da Osman Ağa tarafından büyük bir titizlikle seçilmiş ve Paşa’nın emrine verilmiştir.

GİRESUN MAİYET MÜFREZESİ VE MUSTAFA KEMAL PAŞA’NIN İLK MUHAFIZLARI

Osman Ağa ile müfrezesinin Ankara’ya girişleri sessiz sedasız oldu. Cebeli Bereket Milletvekili Rasim Bey, Arif Bey ve bazı sivil memurlar tarafından karşılandılar. Taşhan Oteli’nde konuk edildiler. İlk ziyaretçileri Recep (Peker) Bey’di. Bir süre birlikte görüştüler.
Kimse otelden dışarı çıkmıyordu. Akşamüzeri Mustafa Kemal Paşa’nın arabasıyla Başyaver Salih (Bozok) Bey geldi. Osman Ağa’ya Paşa Hazretleri’nin kendilerini beklediklerini söyledi. Osman Ağa tekliften memnundu. Yanına oğlu İsmail Bey’i, Mustafa Kaptan’ı ve Kaymakam Zade Asım Bey’i alarak Mustafa Kemal Paşa’nın İstasyon’daki köşküne gittiler.
Mustafa Kemal Paşa, Osman Ağa ile yanındakileri güler yüz ve samimi el sıkışlarıyla karşıladı. Oturmaları için yer gösterdi. Akşam yemeğini birlikte yediler. Onura verilen yemek, Mustafa Kemal Paşa’nın akademik toplantılarını yaptığı sofralarından farksızdı. Geç vakitlere kadar memleket meselelerini görüştüler. Mustafa Kemal Paşa memnundu. Toplantıyı iltifat dolu şu sözleriyle kapattı: “Karadeniz Uşaklarını Çanakkale Cephesi’nde tanıdım. Ne kadar mert ve cesur olduklarını yakından bilirim. Bu memleketi hep beraber ve bir millet olarak kurtaracağız.” Toplantıdan sonra Osman Ağa ve arkadaşları Mustafa Kemal Paşa’nın arabasıyla, konuk edildikleri Taşhan Oteli’ne geri döndüler.


Sabahleyin Çankaya’da bekleniyorlardı. Başyaver Salih Bey, Mustafa Kemal Paşa’nın emirleri üzerine Osman Ağa ile maiyetini sabah köşke getirdi. Paşa Hazretleri Giresun Uşaklarını yakından görmek ve tanımak istiyordu. Köşke geldiklerinde, onları samimi bir şekilde karşıladı. Uşakların hepsi aba zıpkalıydı. Köşkün bahçesine dağılmış geziniyorlardı. Tepeden tırnağa tam teçhizat silahlıydılar. Yöresel giysileriyle komutanların ilgilerini çekiyorlardı. Mustafa Kemal Paşa ile Osman Ağa köşkün balkonundan çeteleri izliyorlardı. Birlikte bahçeye indiler. Osman Ağa’nın işaretiyle çeteler tek sıra dizilerek teftiş durumu aldılar. Paşa Hazretleri çetelere yaklaştı. Keskin bakışlarıyla onları tek tek süzdü. Hatırlarını sorup isimlerini aldı. Silahlarını inceledi. Özellikle bellerindeki fildişi saplı, gümüş işlemeli, sivri uçlu Giresun bıçakları ilgisini çekti. Çetelerin aksesuarlarını tek tek sorarken, Osman Ağa da yağdanlık, kavdanlık, fişeklik... diye adlarını söylüyordu. Keşaplı Köseoğlu Hamit’in karşısına geldiklerinde, Paşa’nın gözü Hamit’in koltuğunun altında saklı duran kemençesine ilişti.
— Bu da ne Ağa Hazretleri? Diye sordu. Osman Ağa:
— Kemençedir Paşa Hazretleri. Uşaklar ateş altında da olsalar, en ufacık fırsatta Hamit kemençesini çalar, diğerleri de oynarlar yanıtını verdi. Paşa Hazretleri:
— Öyle ise oynasınlar da göreyim, dedi.

Hamit çalmaya, diğerleri de oynamaya başladı. Uşaklar, seyredenleri coşturan kıvrak bir horon tutturdu. Oynayanlar coştukça coşuyordu. Horonun figürlerinden biri olan “alaşağı” yapılırken, “çat” diye bir silah sesi duyuldu. Aldırış eden yoktu. Horon bütün kıvraklığıyla devam ediyordu. Uşaklar öylesine sık horona girmişlerdi ki, vücutları iliklerine kadar titriyordu. Aksesuarların tempolu sesleri duyuluyordu. Biraz sonra Co Hüseyin’in bacağından topuklarına doğru kanlar akmaya başladı. Co Hüseyin’in belindeki horoz tetikli tabanca patlamış, yaralanmıştı. Paşa Hazretleri oyunu hemen durdurdu. Yaralının hastaneye kaldırılmasını emretti. Paşa’nın arabası hazır bekliyordu. Co Hüseyin Paşa Hazretleri’ne yaklaşarak, “Paşam biz böyle yaralara alışığız. Arkadaşlarım gereğini yaparlar.” Diyerek hastaneye gitmeyi istemedi. Osman Ağa Paşa Hazretleri’ne:
— Paşa Hazretleri, bunlar ölürler de horonu bitirmeden asla bırakmazlar, sözleriyle Paşa’yı yatıştırdı. (1)

MUSTAFA KEMAL PAŞA’NIN İLK MUHAFIZLARI

Mustafa Kemal Paşa, Giresun uşaklarındaki disiplin, cesaret ve bağlılıktan etkilenmişti. Horondan sonra müfrezenin muhafız olarak bırakılmasını istedi. Paşa’nın talebi üzerine, Osman Ağa müfrezesini teftiş nizamına soktu. Paşa’nın emirlerini iletti. “Paşa Hazretleri’ne muhafız olarak kalmak isteyenler bir adım öne çıksın!” deyince, hepsi birden bir adım öne çıktılar.
Osman Ağa kendisine refakat edecek dört arkadaşını yanında alıkoydu. Geriye kalan On kişiyi Mustafa Kemal Paşa’nın emrine bıraktı. Bu vesile ile 12 Kasım 1920’de Mustafa Kemal Paşa’nın koruyuculuğunu yapacak olan “Giresun Maiyet Müfrezesi” kurulmuş oldu.

Mustafa Kemal Paşa’nın ilk muhafızları olmak şerefine nail olan Giresun Uşakları:

1- Hacıhüseyin Mahallesi’nden Gümüşreisoğlu Mustafa Kaptan.
2- Hacıhüseyin Mahallesi’nden Ahmet Canoğlu Kırlak Hüseyin.
3- Hacıhüseyin Mahallesi’nden Tığlıoğlu Ömer
4- Kapukahve Mahallesi’nden Yoloğlu Hüseyin
5- Kayadibi’nden Aşıkoğlu Galip
6- Seldeğirmeni’nden Alişıhoğlu Mehmet
7- Alınyoma köyünden Yılancıoğlu Hasan
8- Akyoma köyünden Osmanoğlu Ali
9- Akyoma köyünden Osmanoğlu Sarı Mustafa
10- Keşap’tan Köseoğlu Hamit (2)

KAYNAKLAR
Kitaplar:
(1-2) Ö. Erden Menteşeoğlu, Mustafa Kemal Paşa’nın Muhafız Alayı Komutanı Milis Yarbay Osman Ağa, Ankara, 2014
Özel notlar: Konu ayrıntılı bilgileriyle emekli öğretmen yazar Ali Osman Sönmez’in özel not defterinden sağlanmıştır. Giresun Muharip Gaziler Derneği’nde yazarın Mustafa Kaptan’dan tuttuğu özel notlarından.
Kaynak kişiler:
Ali Osman Karadeniz (1896–1987), 47 nci Alay mücahiti, Maden köyü-Dereli
Eyüp Aydın (1900–19897), 47 nci Alay mücahidi, merkez Yukarıalınlı köyü, Giresun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Gazi Menteşeoğlu --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresun Belediyesinin Çalışmalarından Memnun Musunuz?