ATATÜRK’ TEN SONRA NELER OLDU? (7)

ÇOK PARTİLİ SİSTEME GEÇİŞİMİZ!
İsmet Paşa'nın İkinci Dünya Harbi sırasında Nazi Almanya'sı ile kurduğu ilişkiler İngiltere'yi kızdırmış; Sovyetler Birliği'yle de aramızın açılmasına sebep olmuştu. İngilizler, 'Nazilikten arındırma' ve 'Demokratlaştırmayı' savaş amacı olarak ilân etmişlerdi. Totaliter sayılan rejimler, 'Millî Şef' diktatörlükleri kötü gözle görülmekteydi. Bunların, savaştan sonra kurulacak olan ' Yeni Dünya Düzeni'nin dışında bırakılacağı, büyük gürültüyle ilân edilmekteydi. Türkiye ya Sovyetler Birliği'yle eski günlere dönecekti, ya da İngiltere'nin koyduğu şartları yerine getirerek, yani 'Demokratlaşarak' Batı tarafından kabul edilecekti!
Türkiye çok partili hayata geçmeye, yani 'Demokratlaşmaya' karar verdikten sonra, ilk yaptığı iş, Üniversite gençliğinin ilerici gazetelere saldırtılarak, bunların yayın hayatına son verdirilmesi, daha sonra da sol partilerin ve sendikaların 1946 yılında kapatılması olacaktır!
'KIZIL TEHLİKE' İCAD EDİLİYOR!
Millî Şef Yönetimi, Çıkış Yolunu, kapağı Batı'ya atmakta görmekteydi! Fakat, Sovyetler Batı ile dosttu! Amerika, Nazilerin yenilmesi için, II. Dünya Harbi süresince Sovyetlere büyük silâh yardımları yapmıştı. Bu nedenle Amerika, Türkiye'de bir 'KIZIL TEHLİKE' olduğuna inandırılmalıydı!
İlk icraatlardan biri üniversite öğrencilerine yaptırılır. CHP'nin kışkırttığı ve örgütlediği üniversite öğrencileri, 4 Aralık 1945 günü, ellerinde bayraklar olduğu hâlde, kısa sürede 10.000 kişilik bir kalabalığa ulaşırlar. Beyazıt Meydanı'ndan yürüyüşe geçen öğrenciler, önce sol kitaplar satan ABC Kitapevini, daha sonra Sertellere ait Tan Gazetesi'ni yerle bir ederler. Sıra, Atatürk'ün İçişleri Bakanı Cami Baykut ve Sabahattin Ali'nin çıkardıkları “La Turguie”ye gelir; matbaada ne varsa parçalanır. Esat Adil Müstecablı'nın “Yeni Dünya” matbaası da aynı akıbete uğrar (Uğur Mumcu, “40'ların Cadı Kazanı”, s. 95)!
Prof. Fahir Armaoğlu'nun belirttiğine göre, bu nümayiş sırasında, Beyoğlu'nda bulunan bir Sovyet vatandaşına ait Berrak Kitabevi de tahrip edilir. Sovyet Hükümeti bu olayı protesto ederken, olaylarda Türk polisinin de işbirliği yaptığı iddiasını ileri sürer ve sorumluluğun Türk Hükümetine ait olduğunu bildirir (“20. Yüzyıl Siyasî Tarihi”, s. 427).
Bu olayın dikkat çeken bir başka yönü ise, matbaalara saldıran öğrencilerin arasında Süleyman Demirel, sonradan CHP milletvekili olacak olan Ali İhsan Göğüş, Orhan Birgit ve daha sonra Cumhuriyet Gazetesi yazarı olacak olan İlhan Selçuk'un da bulunmalarıdır!
Demokrat Parti'yi desteklemek amacıyla çıkarılması kararlaştırılan Görüşler Dergisi de, bu saldırıdan payını alır. Bu derginin yayın hazırlıkları yapılırken, başta Halide Edip, Behice Boran, Aziz Nesin, Sabahattin Ali, Niyazi Berkes, Pertev Boratav gibi birçok aydının yanında Celâl Bayar, Adnan Menderes ve Fuat Köprülü de makale yazacakları sözünü verirler. Fakat, derginin ilk sayısının gördüğü ilgiden ürken iktidar çevrelerinden, derginin 'Görüşler' isminin başındaki 'G' harfinin 'Orak Çekice' benzediği suçlamaları gelince, Bayar, Menderes ve Köprülü 'Görüşler dergisiyle bir ilgileri olmadığı, Kemalizm'den başka ideolojiye inanmadıkları' açıklamasını yaparlar” (Soner Yalçın, “Siz Kimi Kandırıyorsunuz” s. 265)!
Ankara Üniversitesi öğretim üyeleri Pertev Naili Boratav, Niyazi Berkes, Behice Boran solcu oldukları iddiasıyla, 1940'lı yılların sonlarında üniversiten atılırlar. Nuh'un Gemisi isimli bir dergi çıkaran, bu derginin kapatılması üzerine Zincirli Hürriyet Dergisi'ni çıkaran Mehmet Ali Aybar, hükümetin anti-demokratik uygulamalarını eleştiren bazı yazıları nedeniyle tutuklu olarak yargılanır ve bu nedenle Doçent olarak çalıştığı Üniversite'deki görevine de son verilir (Sabiha Sertel, “Roman Gibi”, s. 371)!
Prof. Niyazi Berkes'in yazdığına göre, 1943 başlarına doğru, bir Nazi stratejisini andıran, Irkçı-Turancı bir yayın furyası başlar. Falih Rıfkı Atay'dan, Necmettin Sadak'a ve Hasan Âli Yücel'e kadar ülkede ne kadar ad yapmış kişi varsa komünist uşağı olarak gösterilir.
Prof. Berkes, o yıllar ile ilgili olarak şu bilgiyi veriyor: “Unutulan Yıllar ile ilgili olarak bilmedikleri şey, Millî Şeflik döneminde siyasî savaşım olmadığı ve olamayacağıdır. Türk toplumunun kalkınma sorunlarında, Kemalist doğrultudan ayrılmaları eleştirme cesaretini gösteren her aydın bu saldırıya uğramıştır. Sözünü ettiğim dönemde, basında da siyasî savaş yoktu; olamazdı. Gazete kapatılması sıradan bir olay sayılırdı. Sırası gelince Şef'in keyfine göre, Cumhuriyet gibi bir gazete bile şıp diye kapatılabilirdi” (“Unutulan Yıllar”, s.269).
TOPRAK TALEBİ İDDİASININ KAYNAĞI!
Türkiye'deki, Hükümet güdümlü bu Anti-Komünist hareketler, Rusya'da büyük yankı bulur. Prof. Fahir Armaoğlu'nun belirttiğine göre, 21 Aralık 1945'de, başlıca Moskova gazeteleri bir Gürcü profesörünün mektubunu yayımlarlar. Bu mektuba göre, Giresun, Gümüşhane ve Bayburt'a kadar olan Doğu Anadolu Gürcistan topraklarından olması hasebiyle, bu bölgelerin Gürcistan Cumhuriyeti'ne iadesi gerekiyordu. Şimdi, Sovyet basını ilk defa olarak, Sovyet vatandaşlarının ağzından, Türk toprakları üzerinde istekler ileri sürüyordu (“20. Yüzyıl Siyasî Tarihi”, s. 427)!
Bu mektubun Moskova gazetelerinde yayımlanmasının sebebinin, Türkiye'deki, hükümet destekli Anti-Komünist hareketler olduğu anlaşılıyor. Dikkat edilirse, Türkiye'deki öğrenci nümayişlerinin tarihi 4 Aralık, Moskova gazetelerinde bu makalelerin yayımlandığı tarih ise 21 Aralık'tır! Belli ki, Moskova, bu Anti-Sovyet tahriklerden oldukça etkilenmiş!
Bu arada, Moskova Büyükelçisi Selim Sarper'in 1945 yılı Haziran ayında Molotov'la yaptığı görüşmede de, Molotov'un da şifahi olarak toprak talebinden söz ettiğini hatırlatalım! Sarper, Molotov'un bu teklifini Ankara'ya uzun bir raporla göndermiştir. Sarper'e göre, “Moskova'nın esas amacı, savaş zamanında Karadeniz'in güvenliğini sağlamak için Boğazları ortak savunmaktır. Toprak ve üs konusu, SSCB tarafından bir dayatma değil, savaş zamanında Boğazların ortak savunulması için, bir pazarlık unsuru olarak öne sürülmektedir!”
Bu gelişmelerden sonra, İsmet İnönü, Demokrat Parti'nin kuruluş çalışmalarını yürüten Celâl Bayar'ı Köşk'e davet ederek, takip edilecek Anti-Komünist siyaset konusunda onu da ikna edecek ve bu politika aynen, Demokrat Parti iktidarında da devam edecektir. Fakat ilginç olan, artık Ana Muhalefet partisi olan İnönü CHP'sinin, Demokratik bir Türkiye'yi savunacak olmasıdır!
ŞER Mİ DAHA KÖTÜ YOKSA EHVEN-i ŞER Mİ?
Prof. Niyazi Berkes, 12 Mart Hükümetinin Başbakan yardımcılarından Albay Sadi Koçaş'ın, “Atatürk'ten 12 Mart'a” adlı anılarında, İsmet Paşa'ya “İkinci Cihan Harbi sonunda tarafsız kalamaz ve Birleşmiş Milletler'de etrafımızda bir grup oluşturamaz mıydık, Paşam?” diye sorduğunu, Paşa'nın kendisine “İki Tehlike arasında olduklarını, Batı'yı ehven-i şer bulduklarını, hâlbuki, en büyük şerrin ehven-i şer olduğunu bildiklerini, ama başka bir şey yapmamız çok zordu” dediğini nakleder ve 1940'lı yılları kast ederek, Sadi Koçaş'a şu eleştiriyi yöneltir: “Siz o günlerde neredeydiniz? Hiç gazete okumaz mıydınız? Hiç düşünmez miydiniz? Hangi aklınızla 27 Mayıs yapmaya kalktınız; daha l0 yıl önce ülkenizin üzerine oynanan oyunları anlamadan? Batı, şerrin ehveni imiş, ama onun en büyük şer olduğunu da biliyormuş, ama şerrin en hafifi yerine en büyüğünü seçmek zorunda kalmış! Lâf mı bu? Biraz Türkçe biliyorsanız, böyle bir itirafta bulunan adama ne derler başka ülkelerde, anlamanız gerekir” (“Unutulan Yıllar”, s. 303)! ./…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Şefik Aydın - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresun Belediyesinin Çalışmalarından Memnun Musunuz?