O RUH !...

İngilizlerin efsanevi devlet adamı Winston Churchill 1895'te “gazeteci” kılığına girmiş bir ajan olarak sömürgecilik faaliyetleri kapsamında Myanmar'a gider.
Bu yolculukta “Savrola” isimli kurgusal bir hikaye yazar...
Hikayesinde, İngilizlerin hakimiyetinde büyük bir Avrupa ülkesinin nasıl kurulacağını anlatır...
Çanakkale Savaşı'ndan tam yirmi yıl önce, Gelibolu çıkarmasını, deniz savaşlarını önceden biliyormuş gibi birebir anlatır... Tabi kendi zaferleriyle taçlandırarak...
Haçlıların önce Kudüs'ü, sonra İstanbul'u Türkler'e kaptırmaları içlerinde büyük bir kinin büyümesine sebep olmuştur...
Asırlar boyunca her bir Avrupalı intikam ateşi ile kavrularak yetiştirilmiştir...
W.Churchill de bu ateşli gençlerden biridir... Hikayesinde kurguladığı olayı, yirmi yıl sonra, “Donanma Bakanı” sıfatıyla, harekat planı olarak hazırlar ve onaylatır!...
İstanbul'u iki hafta içinde ele geçirecek şekilde yapılan bu plan, aslında Türkleri tarih sahnesinden silme ve atalarının öcünü alma planından başka bir şey değildir...
İngiltere ve Fransa'nın başı çektiği haçlılar, Hindistan, Avustralya, Yeni Zelanda ile Afrika'daki bir çok sömürge ülkeden kıtalar dolusu yüzbinlerce askeri, dünyanın en büyük savaş gemilerine bindirerek Çanakkale Boğazı önlerine yığar...
En gelişmiş savaş topları, uçaklar, deniz muhrip araçları ve çeşit çeşit gemilerle dünyanın bu en büyük ordusu ve en büyük donanması kapımıza dayanmış, canımızı almaya gelmiştir...
Bu savaşta İngilizlerle aynı safta yer alma talebinde bulunacak kadar gafil olan hükumet yetkilileri, red cevabı alınca istemeye istemeye, ülkeyi Almanya'nın kucağına itmiştir...
Son beş yılda vatan topraklarınının yarısı kaybedilmiş; her evden neredeyse bir şehit veren halk, yokluk ve sefalet içinde kalmış... Ülkenin her yeri yangın yerine dönmüş... Hastalık ayrı dert, fakirlik ayrı dert...
Çanakkale için askerlik yaşı 15'e düşürülüp, seferberlik ilan edildiğinde, askerlik şubelerinin önü yine gönüllülerle dolu... Lise öğrencileri, üniversite öğrencileri ön safta...
Manzara aynen bu...
Çanakkale geçilemez, bu son kale düşmana teslim edilemezdi... Vatan yok olursa, her şeyin yok olacağı kaygısı tüm yürekleri sarmıştı... Namus davasının çok ötesinde bir ölüm kalım mücadelesiydi yapılan bu savaş...
O savaşta insanımızın taşıdığı ruh bambaşkaydı...
Akif'in dediği gibi; Çanakkale'deki kahramanların Bedr'in aslanlarından eksiği yok, fazlası vardı...
Sadece kanıyla, canıyla değil; kalp sesiyle verilen bir mücadele...
Sadece topla, tüfekle değil; ruhun her zerresiyle yapılan bir taarruz... Dünyanın en büyük gemilerini batıran, en havalı donanmasını yerle bir edip, sahiplerini utandıran o güç; merminin değil, karşı safta tekmil olmuş inancın gücüydü sadece!...
- Zaferin yolunu açan o ruh, aynı zamanda kuru bir kalabalığı yeniden millet haline getirmiştir!
- O ruh, Çanakkale'yi yeniden kurulacak devletin ana rahmi yapmıştır!...
- O ruh, Mustafa Kemal gibi kahramanları doğurmuştur!...
- O ruh, her şeyin bittiği anda, yeniden ayağa kalkmanın, küllerinden doğmanın sebebi olmuştur!...
- O ruh, doğrunun yanında her daim dik duran ataların ruhudur!...
- O ruh, vatan için, Allah için gönüllü can veren şühedanın ruhudur!...
- O ruh, hakka tapan, hakkın yanından ayrılmayan enbiyanın ruhudur!...
O ruhun yapamayacağı bir şey, çözemeyeceği sorun yoktur...
O ruhun yenemeyeceği düşman da yoktur...
Buna tarih boyunca şahit olduk...
Bedir'de, Kosova'da, Mohaç'ta , Malazgirt'te, Niğbolu'da, İstanbul'da, Sakarya'da şahit olduk...
Hatta 15 Temmuz'da da olduk...
Yeter ki, o ruha sahip çıkabilelim...
Yeter ki, o ruhtan kopmayalım...
Bir önceki yazımda, toplumda gözlediğimiz yozlaşmanın çözümünü sormuştu bazı okurlar...
Çözüm, işte bu ruh...
“Çanakkale ruhu”... Bu ruhu önce bize, sonra çocuklarımıza her yıl aşılamak zorundayız...
Aşılamayı ihmal ettiğimizde, başımıza neler geleceğini tahmin bile edemiyorum...
Mazallah...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Bayram --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresun Belediyesinin Çalışmalarından Memnun Musunuz?