UMUT: "GİRESUNSPOR"

Saçlarda bant,
Boyunlarda atkı,
Ellerde davul ve tefler...
Dudaklarda ise aynı şarkı:
"Yağmur yağar sel oluruz akarız;
Giresun sana sırılsıklam aşığız..."

Evet biz aşıktık, bu kentin yeşiline beyazına. Millet Bahçesi'nden başlayan yazına, Erimez'deki kışına hatta kış vakti tir tir titreten Gelinkayası ayazına.
Her sevgide mutlak vardır bir ant hatta mutabakat.Bunda da var haliyle. Emek dolu bir var oluş özümüzde.
Muhtemelen diyeceksin her kentin takımı süper ligi hedefler...
Bir bilebilsen bu kent; her kent değil...
Kuruluştan itibaren hep bir mücadele içerisinde oldu memleketimiz. Üretimin, alinterinin,çabanın başkenti idi gözümüzde. Caddedeki Boncukçu Hatce'nin duvarında, yolda kazma kürek çalışan bir işçinin sırtında veyahut Giresun Simidi yapan bir fırının camındaydı arma...Bazen çamurlu bazen hamurlu eller alkışlıyordu başarıyı. Yanımızdan geçen kartal marka bir aracın arka etiketinden öğrenirdik takım tutmanın ne demek olduğunu...Okuldan kaçtığımızda parasızlıktan gizlice izlerdik maçları...Yetmezdi paramız ayıp değil ya; öğrenciyiz. Giresun Lisesi'nin arkasındaki okul maçlarında ben "Shevchenko" olurdum arkadaşım inatla "Ömer Zorlu". Yabancı idoller konusunu toyluğumuza ver. Derken yine zaman geçer maç vakti gelir çatardı. Büyüklerimiz yardımcı olur bir şekilde girerdik meşhur Atatürk Stadı'ndan içeri. Maratondan sahayı görmek yok mu...O heyecan, o tutku hala içimizi kıpır kıpır eder. Her hafta onunla ağladık, onunla güldük. Ne köfte ekmekler yaptırdık seyyardan, Giresunspor şapkalı simitçiden alınma ne simitleri tribünde kardeşçe böldük. Beraberlikte, galibiyette sevindik mağlubiyette için için yandık, kahırdan öldük. Onun için okulda bir dersten kalmışız çok mu? Canı sağolsun, telafi ederiz derdik. Seneler rüzgarda uçuşan birer yaprak misali önümüzden geçerken
arma bizim hayattaki haksızlıklara karşı duruşumuz, doğacak çocuklarımızın geleceğine dair hayaller kuruşumuz oldu. Daha neler neler ki sorma...
Cebimizdeki harçlıklarla bez alıp boyalarla ne pankartlar, ne sloganlar yaptık.
Köylerdeki ahşap evlerde plastik aynalara takılı kartpostal resimlerde saklıydı kimi zaman şampiyonluk hikayesi. Kara lastikli çocukların geleceğin büyükleri olma ihtimalini simgeliyordu. Bir köy okulundaki organizasyonda top oynadığımız yetim bir öğrenci sordu: "Abi Giresunspor maçını izledin mi hiç" diye. Anlattıklarımı dinledikten sonra "keşke ben de izleyebilseydim" dedi. Sustuk.
Herkes sussa da o "keşke" kelimesi anlamayanlara çok şey anlatıyordu.
Uzun lafın kısası; bu memleketi keza bizleri ayrı gayrı çok yordu.
Biz birdik, birlikte her şeyin üstesinden de gelirdik. Her sevgide yer alan mutabakat arma konusunda bir başkasıyla değil kendimizle yaptığımızdı.
Yense de yenilse de o bizdi, biz de oyduk. Anlayacağın biz onun adını "umut" koyduk. Yeri hala apayrı; o çok özel.
Ve her ihtimali düşünüp inandık.
Vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz.
Şimdi o belki ait olduğu yere yani 70'lerdeki gibi süper lige çok yakın. Bizler hazırız; bütün sokaklar hazır... Umutla yaşamak ne güzel...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Onur Ustaoğlu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresun Belediyesinin Çalışmalarından Memnun Musunuz?