AŞK ÜFLENDİ BEDENE (2)

Çay demledim bekliyorum diyorsun
Çaydanlığı küçük göze aldın mı
Bardağa su ekliyorum diyorsun
Çaydanlığı küçük göze aldın mı

Başbaşa olalım ortam şahane
Daha ne isterim söyle daha ne
Maksat senle olmak çay may bahane
Çaydanlığı küçük göze aldın mı

Gönül sabırsız ya günler ay gibi
Sevda şaha kalkmış körpe tay gibi
Bakışın gülüşün sıcak çay gibi
Çaydanlığı küçük göze aldın mı


Umudum var yüreğimde yaşıyor
Akşam oldu gün tepemden aşıyor
Seninle içince anlam taşıyor
Çaydanlığı küçük göze aldın mı

Çaylı, kahvaltılı ortamlar aile sıcaklığının, arkadaşlığın, sevginin pekiştiği; kü­çük yaşam öğelerinden mutlu olunan ortamlardır. Bu yüzden olsa gerek Öztürk,19., 26., 28., 32., 36., 60., 97., sayfalarda da çay imgesini kullanmış.

Bir kır kahvesinde öğlen çayında
Dudağına değen bardağın olsam
Yılın dört mevsimi on'ki ayında
Dudağına değen bardağın olsam

İster semaverde ister yellisi
İster yirmi beşi ister ellisi
Bir de cam bardağın ince bellisi
Dudağına değen bardağın olsam
(Bardağın Olsam)

"Halk şairi" olundu mu güzelleme yanında taşlama da olmalı. İki de taşlama yer almış yapıtta:

İnat edip karalara ak diyen
Her olur olmaza haydi çak diyen
Attığında başımıza tak diyen
Körün savurduğu taşa şaşarım
(Şeşe Şaşarım)

Onlar ne bilsinler derdi tasayı
Korusunlar yeter çulu masayı
Önüne konulan bütün yasayı
Onaya onaya bir haller oldu
(Bir Haller Oldu)

Geçen yıllar. Değişen duygular. Geç kalınmış, değerlendirilmemiş anlar. Bir anlık anım­samaların iç burukluğu. İçten içe gelgitler. Özeleştiri... Bir daha yaşanmayacaklar:

Maziyi andıkça içim burkulur
Güneştik mehtaptık aydık Matmazel
Bilirim denizler bir gün durulur
Parlak bir yıldızken kaydık Matmazel

Şüphesi yok duruşumuz çok netti
Yüreğimiz birbirine kenetti
Vaadimiz bir sözümüz senetti
Sanki sözümüzden caydık Matmazel
(Matmazel)

"Halk şairi" Nihat Öztürk tam anlamıyla ozan. Esinlerden, duygulardan içtenlikle, doğallıkla şiir yaratıyor. Dizelerde ıkınma sıkınma, bilgiçliğe dayalı söz oyunları yok. Günlük dilde yediden yetmişe kullanılan sözcükleri ozanlık sezgisiyle bütünleştiriyor, okuyanın yüreğinde kıpırtılar oluşturan bir şiir yaratıyor:

Ayrılıklar da aşk gibi olmalı
Öyle birdenbire ve aniden...
Keskin bir bıçakla keser gibi,
Çok acı çekmeden insan
Kestirip atmalı günün bir vaktini

Gözüne baktın bakmadın,
Elini tuttun tutmadın,
Yanağından öptün öpmedin;
Ve ardına dönüp baktın bakmadın...
O kadar !

Yoksa çok canı yanar insanın.
O acıyı hissetmeden yüreğinde
Olup bitmeli her şey bir anda!
Ayrılıklar da aşk gibi olmalı, apansız...
Sorgusuz ve sualsiz !
Başladığı gibi bitmeli, .
Yoksa biliyorum kolay olmayacak!
(Ayrılık)
Nihat'ın yeni şiirlerini, yazılarını okumak dileğiyle...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayrettin Günay --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresun Belediyesinin Çalışmalarından Memnun Musunuz?