İZAN: "ALLAH'IM SEN YARDIM ET"

Herkesin inancı kendine evet. Ben inanıyorum O'na. İnanmayana kendi yolunda başarılar...
Kimseye karışmam kimsenin de karışmasını istemem arşıma...
Velev ki konu farklı...
Sosyal medyada aralıklarla resimler, yazılar çıkıyor karşıma. Ben de herkes gibi bakıyor, beğeniyor ve yorumluyorum. Kimi dağlarda, kimi evinde bir köşede, kimi cadde ve sokaklarda...
Satın aldıkları araba ya da gayrimenkulü paylaşanlar bir tarafta, marka ya da etiketli kıyafetleri ile tarzını yansıtanlar diğer tarafta...Mazur görmek gerek fıtratımızda kendini ispatlama ihtiyacı var da...
Son dönemlerde pandemi sebebi ile her ne kadar "taziye sayfaları" adını hak edecek aşamaya da gelse sosyal medya gerçekten önemli bir etken. Son dönemde hakkını yememek gerekli haber siteleri kadar büyük bir yere sahip oldu hayatımızda.
Hemen hemen her şeyi ondan öğreniyoruz: Düğün, nişan, cenaze, hasta, doğum, kayıp, deprem, kaza vs vs...
Günlerden bir gün yine şimdiki gençlerin tabiri ile nette sörf yapıyorum bir yazı ilişti gözüme: "Bugünlerde ihtiyacı olan, sokaklarda kalan, evine ekmek götüremeyenlere Allah'ım sen yardım et" diye. Yazan kişiye baktım imkanları gayet yerinde, o kadar ki; Allah daha çok versin, on civarı dairesi vardır. Büyük bir şirketi, emrinde yüzlerce çalışanı vardır.
Aslında bu cümle İslamiyeti gerçekten anlamadığımızı, yanlış yorumladığımızı ne güzel ifade ediyor, bir bilebilsek...
Oysa her şeyi yoktan var eden,
Nahl Suresi 71. ayette şöyle buyuruyor:
Allah varlıkta kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar (ben kazandım, benim emeğim diyerek) bu fazlalıkları varlığı az verilenlerle (onlar bizimle eşit seviyeye gelmesinler diye) paylaşmak istemezler. Böyle yaparak açıkça Allah'ı inkar etmiş olmuyorlar mı?
"Oku!" emrini hepimiz hatırlarız. Lakin onda bile denilmek istenenin ne olduğunu bir türlü anlayamıyoruz. Bence okudan kasıt; bütün kaynakları, doğayı, hayvanları, insanları kısacası hayatı okudur. Artık fazlalıklardan, gereksiz çokluklardan arınma zamanıdır. İşinize yaramayan veyahut sevmediğiniz, dolabınızda boşa yer tutan bir mont bir bot bile kimbilir kimin rüyalarını süslüyordur...
Hiçbir yere bağlı olmaksızın boşlukta dönen dünya ve gezegenler, okyanus altından akan nehirler, uyuduğunuzda yani ruh bedenden ayrı iken atan kalp her şeyin bir matematiği olduğu konusunda yeterli değil mi...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Onur Ustaoğlu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresun Belediyesinin Çalışmalarından Memnun Musunuz?