DÜNYAYI DİZAYN EDEN ÜST AKIL! (10)

GÜLEN'İN EVRENSEL İLİŞKİLERİ!
Fetullah Gülen'in 156 ülkede okulları; oralarda örgütlenmiş üyeleri var. Dünyadaki uyuşturucu merkezlerinden Tayland'ın Çin sınırındaki Çenday kentine okul ve yurt açmanın Türkiye açısından hiçbir anlamı bulunmuyordu. Ama, bu okul CIA tarafından, Fetullah Gülen örgütlenmesine dahil edildi!
CIA'nın işbirliği yaptığı RAND Corporation'dan Yahudi kökenli uzman Cheryl Barnard, 2003'te hazırladığı “Sivil Demokratik İslâm Raporu”nda, ABD'ye en iyi müttefik “Ilımlı İslâmcılar”ın nasıl destekleneceği konusunda şunları öneriyordu:
1. Çalışmalarının, görüşlerinin yayımlanması ve dağıtılmasına maddî katkı sağlanacak.
2. Daha geniş kitlelere, özellikle gençlere ulaşmaları teşvik edilecek.
3. Sivil toplum kuruluşları kurmalarına, eğitim için yer bulmalarına ve politik süreç içinde gelişmelerine destek olunacak.
4. Görüşlerini yaymak için web sitesi, okul, enstitüler kurmalarının önü açılacak.
5. Ilımlı İslâm'ın kitlelerin alternatifi olması sağlanacak.
Bu rapor CIA tarafından cemaat için hazırlanmıştı. Cemaat okulları cemaatin en büyük göz boyama, siyasî güç elde etme ve para toplama silâhıydı. Cemaatin ABD'de de okulları vardı. Bir Amerikan üssünde (David Monthan Air Force Base) bile cemaat okulu bulunuyordu. Sivil Toplum Örgütü görüntüsünde hiçbir Müslüman organizasyon, ABD'nin askerî üssünde ve dünyada stratejik noktalar olarak belirlediği yerlerde, Amerikan desteği olmadan istediği gibi at koşturup okullar açamazdı.
Bizim notumuz: 4. Maddede, Sivil Toplum Kuruluşları kurulmasının desteklenmesi var! Özgürlük ve insan hakları mücadelesi verdikleri zannedilen bu STK'ların, bir 5. KOL faaliyeti olduğunu Sivil İhanet kitabımızda yıllar önce yazmıştık.
ABD'li gazeteci, öğretim üyesi ve eski FBI danışmanı Paul L. Williams, “Evrensel Hilâfet Pensilvanya'dan mı Çıktı? CIA Bir İslâmcının İhtiyaçlarını mı Karşılıyor?” başlıklı makalelerinde, özetle şunları söylüyordu: “Dünya üzerindeki en tehlikeli İslâmcı olarak adlandırılan Fethullah Gülen, CIA eski ajanı Grahum Fuller ve Birleşik Devletler Dışişleri mensupları sayesinde daimî oturma izni aldı ve Pensilvanya'daki kalesinde artık ömrünün sonuna kadar oturabilir.”
Fuller, cemaatin 16 Temmuz 2016 darbe girişiminde, olayları daha önceden bildiği için, yakın takipte olmak adına, dostu Henry Barkey ile beraber Büyükada'da bir otelde kalıyordu. Darbe girişimi başarısız olunca apar topar Türkiye'yi terk ettiler. Bu bile, darbe teşebbüsünün bilindiğini ve arkasında CIA'nın olduğunu gösteriyordu (“Üst Akıl”, s. 241)!

MOSSAD VE CIA KONTROLÜNDE BİR TARİKAT: KESNİZANİ
Sayın İsmail Tokalak'ın Amerika'nın Irak Harekâtı sırasında önemli bir rol oynayan Kesnizani tarikatı hakkında yazdıkları çok önemli. Fethullah Gülen Hareketi'nden sonra, Kesnizani Tarikatı özelinde de, tarikatların ülke güvenliği için nasıl bir tehdit oluşturduğu açıkça görülmektedir! Irak'ta, 1960'lı yılların sonlarında, Telafer'in 2 kilometre kuzeyinde bulunan, 'Faka' adlı köydeki medresede, bir tarikat oluşumu başlamıştı. Bu oluşum sonradan, 'Kesnizani' adını alacaktı. Bunlar aslında Kadiri tarikatının bir koluydu. Kesnizani, Süleymaniye civarında bir Kürt aşiretiydi. Kürtçede 'NİZANİ' bilmiyorum; 'KES' ise 'HİÇ' anlamına geliyordu. Kesnizani “BİR ŞEY BİLMİYORUM” demekti.
Bizim notumuz: Yani, tarikata gelen fertler, Tarikat Şeyhine, 'ölünün, ölü yıkayıcısına teslim olması gibi' teslim oluyorlardı! Bu, bütün tarikatlarda böyledir.
Kürt kökenli şeyh Abdülkerim Kesnizani, Kadiri şeyhinden el alarak, mütevazı bir şekilde ve tekke halifesi olarak Süleymaniye civarındaki üssünde yaşıyordu. 1978'de oğlu Muhammed Kesnizani tarikatın başına geçti. Şiiler tarikata itikadî yönden uzaktılar. Şeyh Muhammed, Şii bölgelerinde de nüfuz sahibi olmak için, Hz. Ali ve 12 İmam'ın adlarını ihtiva eden dualar, Kerbelâ terennümlü bazı yöntemler geliştirmiş ancak yine de Şii çoğunluktan yüz bulamamıştı. Bağdat'ın nüfus ekseriyeti Şiiler idi.
Bu gizemli ve karanlık tarikatın, bütün Irak genelinde 3 milyona yakın mensubu bulunmaktaydı. Tarikat daha ziyade, ülkenin kuzey ve orta kesimlerinde yaygındı. Tarikata Türkmenler ve Araplar da katılsalar da, inisiyatif Kürtlerin elindeydi. Muhammed Kesnizani'nin Gandi ve Nehru adlı iki oğlu vardı. Bu isimlerden de anlaşılacağı gibi, anti-emperyalistti. 1980'de, büyük oğlu Gandi faili meçhûl bir cinayete kurban gitti. Bu, Anti-Emperyalist Muhammed Kesnizani ve tarikatına bir uyarıydı. Ya küresel güçlerin kontrolüne girecekler, ya da ailece yok olacaklardı! Kısa bir süre sonra, tarikat merkezinde CIA ve MOSSAD ajanları görülmeye başlandı! Bu istihbarat, tarikatı yeniden yapılandırdı. Şeyh Muhammed Kesnizani teslim alındı; ABD ve İsrail plânının taşeronu haline getirildi. Iraklı askerler arasında bu tarikat öyle yaygınlaştı ki, Genelkurmay Başkanı Mareşal ayat Fetih el-Ravi, Hava Kuvvetleri Komutanı Mareşal Hamid Şaban, Umumî Askerlik İstihbarat Başkanı Mareşal Vefik el-Samarayi de Şeyh Muhammed Kesnizani'nin ayağını öpüp mürid olmuşlardı. Devletin emniyet biriminin ve istihbarat birimi el-Muhaberat'ın elemanları da aynı yolu izleyerek şeyhe hizmet etmeye başlamışlardı. Şeyh Kesnisani, Saddam'ın en yakınındaki isimleri bile kendine bağlamıştı. Bunların arasında Saddam'ın iki kardeşi Vatban ve Barzan, karısı Sacide Hayrullah ve oğlu Uday da vardı. En önemlisi de, Saddam'dan sonra devletin ikinci adamı konumundaki İbrahim İzzet el-Duri'nin de şeyhe bağlanmasıydı! İzzet Duri, kuzeyde, emrindeki efsane BAAS askerlerine emir verip evlerine göndermişti. Bağdat'ı savunan Kusay ise, boş yere Duri'den gelecek yardımı beklemişti! Güneyde, Basra civarında yoğun bir direniş gösterilmesi ise, bölgenin Şii olmasındandı. Çünkü Şiiler bu tarikata uzak kalmışlardı (“Üst Akıl”, s. 247).

ABD'NİN VE NATO'NUN TERÖRLE DÜNYAYI VE İSLÂM'I ŞEKİLLENDİRMESİ
1979'da Sovyetler, Amerika'nın örgütlediği dinci terörle baş edemeyen Afgan Hükümetinin davetiyle Afganistan'a girdiler. Fakat ilginçtir ki, bu davet, bugün bile, 'Sovyet işgali' olarak tanımlanmaktadır! Usame Bin Ladin gibi, radikal İslâmcılar ve takipçileri, bu dönemde, Sovyetlere karşı savaşmaları için ABD eliyle yaratıldı. ABD'nin desteğiyle El Kaide ve Taliban doğdu. 'Allah Yolunda Cihadın' teşvik edilmesi o dönemde başladı.
ABD'ye 11 Eylül 2001'de yapılan terör saldırısı, dünyada büyük bir yankı yarattı. Suçlu hemen bulundu: Olayın sorumlusu, ABD'nin kendi eliyle yarattığı Usame Bin Ladin liderliğindeki El Kaide idi! Bu terör örgütü, ABD'nin kontrolü altında Orta Doğu'ya getirilecek ve bazı kolları isim değiştirerek, Suriye'de El-Nusra olacak, bir kısmı IŞİD olacak ve değişik adlarla birçok terör örgütüne bölünerek Orta Doğu'yu kaosa sürükleyeceklerdi.
ABD Başkanı Trump'ın, IŞİD'i Başkan Obama'nın örgütlediği iddiasını hatırlatalım! Sayın Tokalak, 'ABD'nin bu örgütleri, gezici tiyatro kumpanyaları gibi, Orta Doğu'da nerede karışıklık çıkarmak istiyorsa oraya götürdüğünü' belirtiyor.
2015'te New York Times Gazetesi, 2011 yılından itibaren, çeşitle ülkelerin önlemeye çalışmasına rağmen, 100 değişik ülkeden 30 bin eli silâhlı adamın IŞİD'e katılmak için Suriye'ye geldiğini iddia ediyordu! Esad'a göre, yüz binden fazla terörist Suriye'ye sokulmuştu. Bu kadar büyük bir organizasyonun ve silâhlandırmanın birkaç ülkenin göz yumması ve desteği olmadan gerçekleşmesine imkân yoktu. Nasıl oluyordu da, 100 değişik ülkeden bu kadar terörist, ellerini kollarını sallayarak Suriye'ye gidiyor, ellerindeki ağır silâhları nasıl tedarik ediyorlardı?
Bunun cevabı, başta ABD ve belli Arap ülkeleri olmak üzere, Batılı istihbarat örgütleriyle beraber bunlara yardım edilip yol verilmesinde gizlidir. NATO'nun kullandığı dört çeker arazi arabalarını acaba IŞİD'e kim vermiş olabilir? NATO ABD'de Fort Benning üssünde, Askerî Piyade Okulu'nda suikastçı, terörist yetiştiriyor (“Üst Akıl”, s. 297). ./…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Şefik Aydın - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresun Belediyesinin Çalışmalarından Memnun Musunuz?