KEMENÇEDE KUŞAK , BİÇEM ÜSTÜNE (1)

Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü'ne (İsmet Zeki Eyuboğlu) göre "kuşak" sözcüğü Türk­çe "kur" kökünden gelmektedir. Kök; dolamak, sarmak anlamındadır. "Kur-ş-ak/ kurşak / kuşak" sözcüğü türetme yoluyla bele sarılan bağ, belbağı gerçek anlamıyla "ilk anlam" olarak dilimizde dolaşıma girmiştir.
Türkçenin özelliklerinden biri kimi sözcüklerin yüzyıllar içinde birinci anlamları yanında ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci... anlamlar edinerek yan anlam, değişmece (mecaz) özellikleriyle anlam genişlemesine uğraması, çok anlamlı sözcü olmasıdır.
Kuşak çok anlamlı sözcüklerimizdendir. Sözcüğün yüzyıllar içinde Türkçe kıvraklığıy­la kavramları karşılaması, terimlere dönüşmesi araştırma konusu olacak genişliktedir. Belbağı anlamı sonrasında "soy gelişiminde derece", "nesil"; soy gelişimindeki süreç. Bir yüzyıla aşağı yukarı üç kuşak sığan), aynı dönemde yaşayan yaşları birbirine yakın kim­selerin tümü" anlamlarını karşılayarak çok anlamlı olmuştur.
Giderek sözcüğün anlamı yeni yeni kavramları, nesneleri de karşılamaya başlamıştır:
Arabacılıkta "taşıma gücünü artıran araba tablasının altına, üstüne çakılan ağaç parça; asker denizciliğinde zırh kuşağı, basında radyoda belli bir izlenceye ayrılmış süre, bilişimde bilgisayar kuşağı, bitkibilimde bitki kuşağı, yerbilimde tropikal kuşak, fizikte titreşim kuşağı, denizcilikte bir çeşit yelken bezi, yapı işlerinde göğüsleme kuşağı; fizikte, kimyada kuşaklar tayfı, halkbilimde kuşak dolama, kuşak kuşatma; gezegen bilimde ışınım kuşağı, kızıl kuşak, kutup ışığı kuşağı; hattatlıkta kuşak yazısı; yapıcılıkta çapraz kuşak, kemer kuşağı, metal kuşak, parmaklık kuşağı; fizikte kuşaklar kuramı, madencilikte bir numunenin etki kuşağı, otomobilcilikte çapraz kuşaklı lastik, tanıtımcılıkta tanıtım kuşağı; yapıcılıkta üst kuşak, alt kuşak, ana dağıtım kuşağı; sporda kuşak hizası, sarı kuşak, kırmızı kuşak; kentçilikte yeşil kuşak; uygulayım bilimde manyetoskoplar kuşağı, Boing 747'lerin üçüncü kuşağı; toplum bilimde kuşak çatışması; yerbilimde dağoluş kuşağı; kuşakiçi, kuşakdışı, kuşaklama, kuşaklamak, kuşaklanma, kuşaklaşma, kuşaklı ördek, kuşaksal, kuşaksallık, sanat kuşağı, yazın kuşağı, iklim kuşağı, kuşaklı, kuşaksız; kuşak çözmek, kuşağını korumak, kuşağına sıkı olmak, kuşaktan kuşağa, kuşak çekmek, kuşağına çekmek...
Tükçe Sözlük (l974,1992,TDK), Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü (Ömer Asım Aksoy, TDK.) Büyük Larausse... gibi önemli yapıtlardan aktardığım kullanımlar çok anlamlı kuşak sözcüğünün dilimizdeki yaygın dolaşımına kanıttır.
Bu anlamlardan konumuzu ilgilendiren "yazın, sanat" kuşağıdır. Bu açıdan bakıldığın­da ya doğum yıllarına göre ya da on beş yirmi yılı içerecek bir kuşak saptamamız ola­cak.
Kuman, Çepni armağanı kemençemizin bölgemizdeki yeşerme, yerleşme yerini; Görele'yi kuşak, biçem oluşumunda ana, kaynak alacağız. İlk yetişme, ürün verme süreci, ilk adların ortaya çıkma süreci Görele'de somutlaşmıştır.
Amacımız kemençe, kemençeciler üstüne yapılacak çalışmalara tarihsellik, toplumsal­lık, bireysellik, çalgıcılık, yaşam öyküsel gerçekçilik; sanatın, ekinin, sözün, ezginin ev­rimselleşmesi açısından kaynak oluşturmaktır.
Kemençede kuşak, biçem açısından saptayacaklarımızı şimdilik 1700'lerden başlatıyo­ruz.
İlk kuşak, birinci kuşak 1700'ler kuşağı, Kam Ali (Ali Kam) Kuşağı:
Görele'de kemençeci olarak adına ilk saptadığımız Ali Kam'dır. Ondan öncesiyle ilgili somut ada ulaşamadık. "Göynekli, çarıklı, uzun yapılı kişilerin köylerde kemençe, bağlama çaldığı, eğlenceleri yönettiği, türkü söylediği, horan oynadığı, horan oynattığı, imeci kazdırdığını 1900 doğumlulardan dinledim ama bunlarla ilgili "çalgucu" dışın­da somut ada ulaşamadım.
Ali Kam adını yaşlı kemençecilerden, horancılardan duydum. Bilebildiğimiz ilk kemen­çeci Ali Kam. Ondan öncesi var. Onlarla ilgili bilgi, kaynak yok.
Ali Kam 1700'lerde yaşamış. 18. yüzyılda. Köylülüğün, tarımın tümüyle yaşam biçimi ol­duğu yüzyılda. Kadınla erkeğin yanyana evde, tarlada, bahçede, işte, üretimde, eğlencede, sözcükler, türküler, ağıtlar ürettiği yıllarda.
Çepnilerle, Oğuzlarla, Döğerlerle, çoğunca "Rumların" yakın yakına yaşadığı yıllarda. Eğlence, ekin, üretim birlikteliğinin, giyim kuşam birlikteliğinin, yaşama sevincini de, mutluluğu da, mutsuzluğu da, korkuyu da, acıyı da birlikte yaşadıkları yıllarda.
(Devamı var)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayrettin Günay --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresun Belediyesinin Çalışmalarından Memnun Musunuz?