KAM ALİ (ALİ KAM) -1

"Kam" sözcüğü Kaşgarlı Mahmut'un ünlü yapıtında geçer. Besim Atalay çevinisinin 236. sayfasında: "Kamlar kamuğ armaşdı", "Kamlar birtakım anlaşılmayan sözler söyledi­ler".
"Şaman, ozan, baksı, kam sözcüklerinin eşanlamlı olduklarını biliyoruz. İslamlık öncesin­de bunlar toplumda çeşitli işlevlerle "önder" kişilerdir. İşlevlerinden biri de ır, yır söylemektir. Söylediklerine İslamlık sonrasında "şiir", "türkü" demişiz. Kaşgarlı'nın verdiği tümcede de anlaşılmayan söz olarak nitelenen yırdır, şiirdir.
Kaşgarlı 283.sayfada da şunları söylüyor: "Kam, arpağ arpadı" Buradaki anlam da ar­payı okumak, "büyülemek"tir. Ozanların yalnız çalgı çalan, yır söyleyen kişiler değil, okuyan, büyü yapan, sayrılık sağaltan özelliklerini de unutmayalım.
Kaşgarlı üçüncü ciltin 157.sayfasında da "kam" sözcüğünü "kâhin", "şaman" olarak nitelemiş.
Kaşgarlı bu saptamaları on birinci yüzyılın sonlarında yapmış. Neredeyse günümüzden bin yıl önce. Çalgıların; oklugun, kopuzun... kimbilir kaç bin yıl öncesi var...
Oklugla, kopuzla; yırla, ırla; kamla, şamanla, ozanla, baksıyla, oyunla binlerce yıl önce başlayan Türklerin ses, çalgı, oyun yaratıcılığı değişerek, evrilerek, gelişerek; dili, Türkçeyi kullanarak, Türkçeyi yenileyerek, büyüterek yazına, müziğe, sanata dönüştürdü.
Kamlar, ozanlar eliyle binlerce yıl içinde binlerce çiçeklerle kokularla çeşitle­nen, büyüyen, kuşaktan kuşağa, yüzyıldan yüzyıla aktarılan halk ekini oluştu. Bu insan yaratıcılığının utkusudur. Yunus Emreler, Pir Sultan Abdallar, Karacaoğlanlar, Dadaloğulları, Köroğlular, Emrahlar, Hıfzılar, Mahmut Erdallar, Veyseller... bu görkemli geleneğin içinde yer alırlar.
Bizde de böyledir durum: Çürükeynesil'de, Görele'de, Giresun'da, Trabzon'da, Rize'de... çalgılar, çalgıcılar, türküler, türkücüler, oyunlar, oyuncular bu geleneğin sürekliliğiyle yol alır yüzyıllar içinde.
Bizim, Görele'nin başat çalgısı KEMENÇEDİR. Kemençecilerimiz ozanlar, kamlar sürekli­liğinin yaratıcılarıdır.
Kimi sözcükler toplumsal gelişim, evrim içinde unutulurlar. Baksı da kam da böyle sözcüklerdendir bölgemiz için. Unutulmak; işlevin, anlamın, yaşanırlığın yitmesidir. Yıllar önce bağlama, kemençe çalan türkü söyleyen, oyun oynayan kişilere "soyadı" kavramına toplumumuz ulaşmadığı için "sanlar, unvanlar, takma adlar, lakaplar, tapşırmalar..." ve­rilirdi. Kimileri tensel görüntüsüyle kimileri davranışlarıyla kimileri yaptığı işler­le anılırdı, addaşlarından ayrımı belirtilirdi. Kel Ali, Kekeç Ömer, Topal Yusuf, Kör Memed, Küp Ali, Terzi Ali, Boz Ali, Kemençeci Memed, Kemençeci Sami, Zunnacı Kazım, Çarukçu Ali... gibi.
Kam Ali adı da böyledir. Ali Kam da. San sözcüğü dilimizde adın önüne de ardına da gelir. İki yüz yıl önce de böyle yapılanmış Ali Kam, Kam Ali adı.
Saptamamıza göre -şimdilik- Görele'de, bölgede kemençenin en eski adı. Ozan Ali, Şa­man Ali söyleyişleriyle aşanlamlı.
Onu "adıyla sanıyla, kayıdıyla kuyuduyla" belgeleyerek saptama olanağımız yok. Çünkü o Osmanlıdaki İlk nüfus sayımından önce yaşamış. 1835'den önce. Onun yaşadığı yıllarda daha öncesinden gelen "medrese ekini" - "halk(Oğuz, Çepni - Türkmen) ekini karşıtlığı, "çatışması" var. Oğuz, Türkmen, Çepni dili, ekini, düşüncesi, inancı, yaşam biçimi atalarından gelen yasam biçimini yenileyerek babadan oğula, anadan kıza aktarıyor. Dilini de öyle. Anadilini, Türkçesini. Medreseyse Arapçaya, Farsçaya; Arap, Fars ekinine koşut yaşam biçimi oluşturuyor. Çalgılara, oyunlara, eğlencelere; bağlamaya, kemençeye "telli saza" kötü gözle bakılmasının nedeni bu. Kemençe, kemençeciler buralarda bir anlamda yabancı dile, onunla oluşturulmaya çalışılan ekine karşı duruyorlar. Her açıdan Çepni'nin, Türkmen'in sözcüsü, önderi, ekin üreticisi, ekin aktarıcısı oluyorlar. Pir Sultan Abdal da, Karacaoğlan da, Dadaloğlu da, Köroğlu da böyle.
Kam Ali de böyle, Kam Ali de bunlardan biri. Tüm çalgı yasaklarına, çalgıcı kötüleme­lerine karşı ayakta tutmuş kemençeyi, türküleri, oyunları, horanı tüm bunların dili olan Türkçeyi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayrettin Günay --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresun Belediyesinin Çalışmalarından Memnun Musunuz?