İfşa Furyasına Dair: Uykularınız Kaçsın Manifestosu

Bilinmesi, tahmin etmesi zordur elbet; edebi camianın zehir zemberek bir arka odasının olabileceği gerçeği... Ki bu odanın kırk hanesi de zührevi hastalıklarla doludur denilebilir. Her kurgunun okuyucunun zihninde bir temas ve iz bıraktığı yüzde 80 oranla açığa çıkar değil mi?
***
Çıkar çıkmasına da bu zihinsel ve romantik (!) sanılan serüvene; bilin bakalım, hangi yazar müsveddeleri ne gibi maskeler ardından çıkıyor, nicelerinize sorarım?
***
İfşa dart tahtasının hedefi, daha doğrusu gözdesi ise Hasan Ali Toptaş'ın sansasyonel biçimde medyanın ağına düşerek, herhangi bir çevirmenin ortaya çıkardığı eseri ancak ve ancak o kişinin yaş- doğum tarihi- ve itibarına bakarak okuyabildiğini eleştiri çerçevesinden dile getirmesiyle başladı.
***
Tabii artık alışılması gereken ve radikal yeniliklerin baş tacı sayılan "sosyal medya" dünyası da bu açıklamaya hiçbir şekilde sessiz kalmadı.
***
İşte bu noktada, söz konusu olan ifşa saati tam da bu açıklamalar ardından, bir kadının Hasan Ali Toptaş tarafından nasıl ve ne şekilde taciz edildiğini izah ederek ifşa etmesiyle başladı.
***
Bu cesaret, bulaşıcı bir özveriyle, aynı şahıs tarafından mağdur edilen yaklaşık 20 kadının da ses çıkarmasıyla yankı uyandırarak, sosyal medyaya bir bomba gibi düştü!
***
Bu durum, hem sosyal medyanın sosyolojik açıdan değerlendirilmesine hem de son dönem kadın hareketinin gün yüzüne çıkmak için dakika sayan taciz vakalarını ortaya çıkaran bir "me too" ifşa furyasını oluşturdu.
***
Bahsi geçen bu oluşum yaklaşık 24 saat içinde inanılmaz derecede yükselişe geçti! Sonuç mu? Eril fail olarak nitelendirilerek af diledikleri kimlikleriyle, sözde edebiyat ve şiir sevdalı (!) gözlüklerinin altından, saklandıkları yerlerden bir bir bozuk para gibi saçılan çok okunan, fark etmez, okunmayan da birçok yazarcıklar gördük.
***
En etkili kısım ise değil sadece edebi camiada gözde yazarlar listesini zorlayan edebi babaları, (!) zorlamayan birçok sanatçı ya da ünlünün de bu furyanın zincirine takılmış olmasıydı.
***
Tabii ki bu kadarla sınırlı değil bir "me too" ifşa furyası... Olamaz, olmamalı da. Nedeni ise bu coğrafyada anlaşılmakta zorlanılan basit bir denklemde saklı; kadına karşı tacizin, şiddetin (psikolojik, fiziksel), mobbing kültürünün, tecavüzün hiçbir kalıbı, sınıfı ve statüsü; bir şöhretin, bir kimliğin dahası okumuş aristokrat sıfatın ardında gizli kalmamalı; kalmayacak da... kalmaması için de daha da gür bir şekilde ezelden beri konuşmalıyız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Pelin Elmalı - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresun Belediyesinin Çalışmalarından Memnun Musunuz?