BUGÜN 20 YAŞINDA OLSAYDIM…

Dünya yeni bir düzen alıyor…
19. asrın devrimci ruhu ile kurulan siyasal düzen, yüzyıl sonra yerini ekonomik faktörlerin kurguladığı, sanayi ve teknolojinin yönettiği, bilginin güç haline dönüştüğü sisteme bırakmıştı…
Bu son asırda yaşananlardan çıkardığımız en önemli ders, silahın yerini paranın, paranın yerini de bilginin doldurabileceği oldu…
Ülkelerini akılla yönetenler önce paranın, sonra da siyasal gücün sahibi haline geldiler.
Ama, para sahibi olup aklıyla hareket etmeyen toplumların statülerinde bir değişiklik olmadı…
S.Arabistan ve İran başta olmak üzere Ortadoğu bunun en bariz örnekleriyle dolu…
Bilginin ve devamında teknolojinin, dünyayı sürüklediği 2020 istasyonunda yeni bir hazırlık var şimdi!
Toplumlar arası rekabet bambaşka araçlarla yapılacak artık
Dijital beyinlerin ürettiği bilgiyle, insan beyninin ürettiği bilgi karşı karşıya!
Paranın da eski kıymeti kalmadı!...
Teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi üreten olmadıkça güç sahibi olamıyorsunuz… Dijital beyinler sizi yarı yolda çaresiz bırakabiliyorlar…
O dijital beyinlere hükmedebilmek, onun karşısında ayakta durabilmek için insanoğlunun kendini bir an önce yenilemesi gerekiyor…
Yani bu aşamada eskisi gibi “devrimci” olup mücadele etmek mümkün değil…
Yeni kuşağın “evrimci” olmaktan başka şansı yok!...
Alışkanlıklarını terk edip, kendini yenileyerek, yeni araçlarla donatarak…
“Ekonomik” araçların yerine, “otonomik” araçlarla…
“Otonom” insan oluncaya dek evrimini sürdürmeli yeni nesil…
Bunu başarabilmek için;
Benim onlara kişisel tavsiyem şudur:
- Farkındalık sahibi olan, etrafını sorgulayan, gördüğü her şeyden bir sonuç çıkarabilen biri olunuz…
- E tabi bunu yapabilmek için çok okumalı, tek disiplinle yetinmemeli, tıptan hukuka, edebiyattan sanata, felsefeden mühendisliğe kadar her alanda okur-yazar olmalı, sıkı çalışmalı…
- Bir vaka karşısında sadece önünüze çıkan seçenekle yetinmeyiniz… Kendinize yeni seçenekler oluşturabilmeli, bunun için sürekli öğrenme çabası içinde olmalısınız…
- Yargılayan değil, öğrenen zihin haline gelmelisiniz…
- Her durumda sorumluluk almayı, bunu üzerinizde bir kıyafet gibi taşımayı öğrenmelisiniz… Beklenmedik bir sonuç karşısında, yanındakini değil, kendini sorgulayabilen, kendine fatura kesebilen olmalısınız…
- Hayatınız her yönüyle şeffaf olmalı, karanlık yönünüz bulunmamalıdır. Bilinmek, tanınmak için tüm ilişkilerinizde samimi, açık ve net olmalısınız…
- Güvenilir biri olmak, üç diploma sahibi olmaktan daha önemlidir… Etrafınıza güven aşılamalı, bunu başarabilmek için çalışmalısınız…
- Hiçbir durumda kötümser olmamalı, ümitvar olmalı, iyimser davranmalısınız… Yoksa, kimse sizi problem çözen, işe yarayan biri olarak görmeyecektir!
Ve son söz;
- Eğer ben de bugün sizin yaşınızda olsaydım, kesinlikle başkasını taklit etmezdim… Birinin yaptığını kopyalamakla yetinmezdim… Hatalı, eksik de olsa kendi ellerimle yaptığım şeyleri takdir eder, sunardım…
- Orijinal olanı arar, özgün olanın peşine düşerdim… Kendimi olduğumdan farklı göstermeye çalışmazdım…
Otantik olmanın, “başkasına ait olanı değil, kendine ait olanı taşımanın” değeri bugünlerde çok yüksek!
Siz, “siz” olun, bu yeni düzende yer kapabilmek için yazdıklarımı önemseyin…
Zira çağ, “her şeyi bilenlerin” değil, “her şeyi okuyabilenlerin” çağı oldu…
Demedi, demeyin…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Bayram --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Naz Acar - Tam kötü hissettiğim karamsarlığa kapıldığım bir anda gördüm bu yazıyı çıkardığım sonuç ise herşeyden önce kendimi görmekmiş yaşamak kimsenin etkisi altında kalmadan kendi adımlarımızla yere sağlam basmakmış. Ve zaman fark etmeksizin hayata başlamakmiş Kendi kararımızla. En önemlisi ise hayatı yaşına göre yaşayıp geleceğe Umutla bakıp her yaştan ayrı ders çıkarmakmış.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Aralık 22:12
01

Mustafa Küçük - Gayet derinlikli bir yazı olmuş... Yazının entelektüel bir yanı da var... Gençler içinbu! Kendim için bir şeyler aradım, lakin nafile... Okyanus dalgaların kıyıya attığı cüruf gibi köşesine çekilmiş bir piri-faninin haleti ruhiyesi içinde olan birine ne söylenebilir ki?

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 18 Aralık 11:16


Anket Giresun Belediyesinin Çalışmalarından Memnun Musunuz?