MEHMET MAKSUTOĞLU -2

Kemençe sanatçısı olarak radyo sınavını geçen Mehmet Maksutoğlu Erzurum Radyosunda çalıştı. Radyo sanatçılığı da Mehmet Maksutoğlu için sanat yolculuğunda ikinci dönüm noktasıdır. Burada belli kuralları, ilkeleri, doğruları olan "radyoevi"nin "disiplinine" uymaya çalıştı.
Giresun'dayken de Erzurum'dayken de izinlerde Görele'ye uğrar, köyüne ana ocağına çıkardı. Ana ocağı dememin nedeni babasının sürekli İstanbul'da İtfaiyede çalışmasıdır. Köyümüzde "Magurus İbram" olarak bilinen babası ancak emekli olduktan sonra gelmiştir Görele'ye, Maksutlu köyüne...
Görele'ye geldiğinde görüşürdük. Onun nüktelerini dinlerdik. Gülerdik. Politikacı tak­litleri yaptırırdık... Yavanu Mustafa'da tıraş olurdu. Berberdekileri gülüp geçirirdi an­lattıklarıyla. Takım giysili, kravatlı gezerdi. Elinde içine kemençesini koyduğu bavulu olurdu.
Mehmet'in sanat yolculuğundaki son dönemeci Ankara Radyosuna geçişidir. Burada Türk halk çalgıları kemençe sanatçısıydı.
Kemençeye gönül vermiş, eğitimini bırakmıştı ama kemençe onu yükseltmiş bir yerlere getirmişti. Bu yükselişte "diploma" gereksinimi de vardı. Mehmet bu yolculukta Giresun'da ortaokulu, Ankara'da da liseyi bitirmiş, gerekli "diplomayı" almıştı.
1990'lı yıllarda Görele Lisesi Halk Oyunları Topluluğu olarak Ankara'ya gitmiştik. Yanılmıyorsam Milliyet Gazetesi'nin düzenlediği yarışmaya katılmıştık. Yarışma öncesin­de sonrasında Ankara'daki Giresun derneklerinin ilgisini görmüş, kimi Görelelilerle, Gi­resunlularla buluşmuştuk. Ankara'da olduğumuzu Mehmet Maksutoğlu'na da iletmiştim telefonla. Bir izlencede olduğu için yarışma sonrasında gelerek topluluğumuza kemençe çalmış destek olmuştu. Ben de onu öğrencilerimize onur duyarak tanıtmıştım...
Karadeniz Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuvarı üç gün süren Doğu Karadeniz Mü­zik Dans Günleri düzenlemişti. Ben de bu kapsamlı bilgi şöleninde Giresun Müziğinde Et­kileşim başlıklı bildiri sunmuştum. Önemli kemençe sanatçısı konservatuvarlı Ordulu Rı­za Can Özel de katılımcılardandı. O da Ordu yöresi müziğiyle ilgili uygulamalı bildiri sunmuştu.
Son gün akşam yemeği verilmişti Maçka'da bir otelde. Gelmiş geçmiş en büyük tulum sa­natçısı Remzi Bekar yemek sonrası tulumla katılımcıları coşturmuş, oyun bilmeyenleri bile horana kaldırmıştı. Rıza Can Özel benim bulunduğum masadaydı. "Mehmet Maksutoğlu be­nim hocamdır" dedi. Ben de Maksutoğlu'nun Görele yıllarından söz ettim. Rıza, "Hocam, bi dakka" dedi. Telefonu açtı... Trabzon'da bilgi şöleninde olduğunu, birçok yazarın, araştırmacının da burada olduğunu aktarıyordu. "Görele'den de çok değerli bir hocam var, bil ba­kalım kim? Hocam" dedi. Konuştuğu Mehmet Maksutoğlu'ydu. "U Hayreddin'dür. Hayreddin Günay benim arkadaşım, selam söle..." dedi.
Mehmet atak, devingen, yerinde durmaz, boş vermiş gözüken bir yapıdaydı. Yemeyi içmeyi eğlenceyi... çok seviyordu. Yediğine içtiğini özen göstermiyordu. İçten içe sağlık sorunları yaşıyordu. Bunu yakınlarıyla paylaşmıyordu. Dahası erken davranarak iyileşmek için neredeyse doktora gitmeyi bile boşluyordu. Gitse, doktor ona alıştığı yaşamının dışında bir beslenme, yaşam önerecekti. Mehmet'in yapısı buna gelemezdi... Bu kişiliği yüzünden kendine bakmıyordu, "ihmal ediyordu" kendini... Sorunlarını, sıkıntılarını kendi kendine yaşıyordu. Dıştan şakacı, güleryüzlü, tasasız... görünse de çok içliydi, çok duygusaldı, kendi kendini bitiriyordu...
Beklenmedik bir zamanda, tanıyanların tümünü şaşırtarak ansızın yürek durmasıyla çekip gitti çok sevdiği yaşamı, kemençeye çocuklarını, eşini, arkadaşlarını, dostlarını, sanatçı arkadaşlarını, öğrencilerini, Görele'yi, Giresun'u, köyünü, kardeşlerini, Ankara'yı, TRT'yi ardında bırakarak. Çaldığı havalar, söylediği türküler kaldı yaşayacak...
Yoğun katılımlı bir cenazesi oldu Görele'de. Cenaze namazı sonrası onun değerini, öne­mini anlatan bir anma düzenlendi. Görele Belediye Başkanı Tolga Erenel konuştu. Ben konuştum. Camiden tören alanına getirilirken önde Mehmet'in fotoğrafıyla yürüyen öğrencisi Ordulu Rıza Can Özel konuştu...
Mehmet Maksutoğlu küçük yaştan başlayarak doğru kişilerden öğrenerek, Görele'nin, Kemençenin en önemli kişilerini dinleyerek, Görele biçemini kavrayarak, Görele'nin olmazsa olmaz Tuzcoğlu, Kıtırik, Gelin Ağlatma, İnce Oyun, Cezayir, Hasbal, Hamzabaş, Beyoğlu, Tengu, Şırıp Şırıp, Ekin kazma, gelinçi götürme... yapıtlarını Görele'de öğrenerek kemençeci oldu. Görele'de pişerek, düğünlere giderek yetkinleşti. Ondan sonra radyo sanatçısı oldu. Bu nedenle onu kemençenin büyüklerine ekliyoruz. Bu yollardan geçmeden Görele kemençesinin büyüğü olmak olanaksızdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayrettin Günay --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresun Belediyesinin Çalışmalarından Memnun Musunuz?