MEHMET MAKSUTOĞLU -1

Maksutlu köyündendir. 1955 doğumludur. Kemençeye ilkokul yıllarında yönelmiştir. Çok yakın çevresinde Hüseyin Caba, Ahmet Caba, Burhan Caba kemençeyi düzeyli çalanlardandır. Mehmet'in kemençeye "heveslenmesinde" özellikle Burhan Caba'nın emeği vardır.
Mehmet Maksutoğlu ilkokula Sağlık Köyü İlkokulunda başladı. Maksutluya ilkokul açılmamıştı. Bir iki yıl Sağlık Köyü'ne gidip geldi. O yıllardan ilkokul arkadaşımdır.
Ele evuca sığmaz, devingen bir arkadaşımızdı. Çoğunca "komik" işler yapar, ilginç, gırgır davranışlar gösterir, bizi güldürürdü. Bir de buna benzer yaşadıklarını, güldürüye dönüştürerek anlatır, bizi de güldürür, kendini de güldürürdü.
Maksutlu'nun "komik kişilerini", onların köy yaşamı içinde ilginç davranışlarını, konuşma biçimlerini... öykünme biçiminde canlandırırdı. Dinleyenleri güldürürdü. Anlatırken ses öykünmeleri, devinim öykünmeleri yapar, doğaçlama oyun oynardı. Mehmet, ileriki yıllarda bunları iyice geliştirdi. Özellikle 1965-1980 yıllarının politikacılarını, parti liderlerini bire bir devinimleriyle, tonlamalarıyla, konuşmalarıyla canlandırırdı. Kemençeye yönelmeseydi Mehmet, Levent Kırca benzeri oyuncu olurdu.
Yaptığı yaramazlıkları, yanlışları bile "komik" biçime dönüştürür, anlatır, okulda bizi gülmekten kırıp geçirirdi. Gerçekten anlattıklarını yaşamış mıydı, uyduruyor muydu bilemezdik. Birinde evde yanlışlıkla su diye gazyağı içmiş, sayrılanmış.. Annesi çok korkmuş.. Kusmuş, karnı ağrımış.... Mehmet bunu destan ama güldürücü destan gibi anlatırdı.
Ağzıyla kemençe çalar, çaldığı gaydaya horan oynardı. Bir iki kez elinde kemençe de görmüştük. "Kemençeyi Öğreniyum, kemençeci olucam" derdi.
Maksutlu İlkokulu açılınca bizden oraya gitti. Orayı bitirdi...
Komşuları Burhan Caba Mehmet'in ilk öğreticisidir. Kemençe, zurna... sanatçısı, öğretmen Hüseyin Özdemir okula öğretmen olarak gelince Mehmet Maksutoğlu'nun kemençedeki gelişimi hızlanır. Hüseyin Özdemir Haydarlı'dandır ama evleri Maksutlu'daki Mehmet' in evine de yakındır. Öğretmeni Hüseyin Özdemir onun eksiklerini gidermişti..
Ortaokula ısınamaz Mehmet. Öyle dersle mersle uğraşacak zamanı yoktur. Onu çeken ders de yoktur. Varsa yoksa kemençe, horan, türkü... Ortaokuldan ayrılır. Ama yavaş yavaş yakından uzağa düğünlere gitmekte, ekin imecilerinde çalmaktadır. Askere gidene dek birçok düğün yapar...
Kahvecu Halil'in büyük oğlu Şahin'in (Mehmet Şahin Kahveci) düğünü çok görkemli olmuştur. Halil Amca tanısın tanımasın köyümüzde, köyümüzün çevresinde hangi düğün olursa olsun o düğünlerde başlangıçtan bitişe dek oynar, türkü çağırır, düğünü düğün yapar. Yalnız, Halil Kahveci düğüne gelecek; horan, karşılama, bıçak oyunu, ince oyun... oynayacak dü­şüncesiyle düğünlere gidenler olurdu. Halil Amca öyle bir Halil Amcaydı...
Oğlunu everiyordu. Bilmem kaç köyü çağırmıştı düğüne... Yemeler içmeler, atıp yakmalar gırla gidiyordu. Çuvalla mermi atılıyordu. 40 konak vardı geceleri yiyip içilen, eğlenilen...
Mehmet Maksutoğlu'nun kemençeci olarak çaldığı belki de tek görkemli düğün budur. Çalgılar, çalgılar, çalgılar,.. Kimler yoktu ki...
Mehmet yeni yetmeydi kemençede... Katip Şadi, Sırrı Öztürk, Şenel Dandin, Kemal Yıl­maz kemençeciydi, bir de genç Mehmet Maksutoğlu. Davul zurna da vardı...
Mehmet'in belki de en büyük sınavıydı... Bu ustalarla çalıyordu. O da konaklara gidiyordu. Kacaru Tepesi'nde Halil Kaçar'ın evinden gelin çıkarılırken bunlarla birlikte çalıyordu. Sami Günay yoktu... O Almanya'daydı... Düğün izine denk gelseydi o da kemençeci olacaktı bu düğünde.
Kacaru Harmanında,kız evinde, toplanıldı. Gelin karşıya Kıran'a damadın
evine gidecek. Harmandaki düğünde Mehmet Maksutoğlu "oyunculuğunu", "taklitçiliğini" gösterdi. Sırayla Katip Şadi'yi, Sırrı Öztürk'ü, Şenel Dandin'i, Kemal Yılmaz'ı birebir "taklit ederek" çaldı, söyledi, düğündekileri de, öykündüklerini de güldürdü... Sonraki yıllarda Mehmet'le nerede karşılaşsam bunları ona anımsatırdım. Gülerdik. Geçmişi anar­dık.
Mehmet Maksutoğlu'nun köyde başlayan sanat yolculuğunda önemli dönüm noktası Gire­sun Belediyesi Bandosunda kılarnetçi olarak çalışmasıdır. Burada kendini geliştirdiği gibi çevresini de genişletti. Giresun'daki halkoyunu topluluklarına kemençe çaldı. Halk oyuncu eğitmeni, halkoyunu yarışmaları seçici kurul üyesi öğretmen Hüseyin Teker gibi önemli ad­larla dostluklar kurdu. Giresun'dayken Giresun'da öğrenci olan öğretmen Ahmet Torun'la her fırsatta birlikteydi. Yedikleri içtikleri ayrı gitmezdi.
11 yıl kaldı Giresun'da...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayrettin Günay --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresun Belediyesinin Çalışmalarından Memnun Musunuz?