Hayat İki Nokta Üst Üste

Bir kitap okuduğunda yahut bir film izlediğinde ya da ruhunu derinden sarsan bir olay yaşadığında hayatın tümden değişmez belki ama hayata bakış açında değişmeler kaçınılmaz olur artık!
Hayatımızdaki değişimleri her zaman matematiksel kesinlikte tespit edebilmek mümkün değildir. Zaten hayatı bilinmez ve gizemli kılan da bu değil midir? Tıpkı bir tırtılın kozasını örmesi gibi bizlerde kendi hayatımızın kozasını yavaş yavaş örerken etrafımızdaki her şeyden ama her şeyden gerek bilerek gerekse de bilmeyerek gıdalanırız da farkına bile varmayız çoğu zaman.
Hayat, sürprizlerle dolu uzun bir yolculuktur; nerede, ne zaman biteceğini bilemediğimiz.
Değişerek, dönüşerek, gelişerek, farklılaşarak ilerlediğimiz bu yolculukta uğradığımız her durak, omuzlarımızdaki yüklerin bir kısmını alırken yeni yeni yükleri de sırt çantamıza koymayı ihmal etmez. Bu aşamada insanoğlundan beklenen kat ettiği yolun hatırına iyiyle kötüyü, doğruyla yanlışı, faydayla zararı birbirinden ayırabilmesi kadar yolun sonrası için de kendisine rehberlik edecek erdemleri kazanabilmesidir.
Bir yerden sonra yaşıyor olmak, kelimeleri kelimelere katarak sevinci çoğaltırken, kederi paylaşabilmek ve ufacık da olsa yaralı bir yüreğe nefes olmak az bir şey değildir, bilirim. Hatta söze bile gerek kalmadan bir bakışla, bir tebessümle nice aşılmaz sanılan sorunların çözüldüğüne şahit olmuşuzdur defalarca.
Kendimizi azıcık gündelik hayatın rutininden kurtarabildiğimizde, yitirdiğimizi sandığımız düşlerin olur olmaz her yerden karşımıza çıktığını göreceğiz. Hislerimizin cümlelere sığmadığına, mutluluğumuzunsa aynalardan taştığına şahit olacağız, ellerimiz ayaklarımız birbirine dolanırken.
Unutmayı tercih ettiğimiz, hatırlamaktan kaçındığımız, yüzlerine bakmadığımız bizi biz yapan onca şeyin üzerine örttüğümüz sis perdesini araladıkça, kısacası kendimizle yeniden barıştığımızda, gerecekten ne yapmak ve kim olmak istediğimize karar verdiğimizde koşuşturmaktan unuttuğumuz hayatın anlamını tekrar keşfedeceğiz hep birlikte.
Ne karmaşık, dolambaçlı yollarda kaybolmaya gerek var ne süslü püslü sözlerde ana fikri kaçırmaya. Ne uzaklara gitmeye ihtiyaç var ne de uzakları yakın etmeye. Ne engellere takılıp kalmak var ne de mesafeleri dert etmeye. Ne yarını beklemeye gerek var ne bugünü ertelemeye.
Ne hatalardan, yanlışlardan, eksiklerden dolayı kendini kahretmeye gerek var ne de bile bile aynı hataları, yanlışları, noksanları tekrar be tekrar yapmaya. Ne geçmişten kaçmak var ne gelecekten korkmak.
İnsan olduğunu bilmek var, insan olduğunu hatırlamak var, insan olduğunu unutmamak var.
Mademki hayat bir çeşit tiyatro sahnesi ve bizler de oyuncularıyız bu absürt trajikomik oyunun; öyleyse insanları, insanlara, insanlarla insanca anlatmaya devam…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erol Konal - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındığa verilen 22.5 TL Fiyatı Nasıl Buldunuz?