ATATÜRK'E SALDIRANLARA…

Kalabalıkları “millet” yapan değerler vardır… O değerler, tıpkı bir yapıştırıcı gibi insanları birbirine bağlar… Birler bine, binler yüzbinlere dönüşür o anda…Yekvücut olur milyonlarca insan; öyle oturur, öyle kalkar, öyle hareket eder…
- Dert herkesin derdi olur, üzüntü herkesin üzüntüsü …
- Sıkıntıyı bir kişi çeker ama, sorunu bin kişi çözmeye kalkar!
- Hayatın tüm zorluklarına rağmen, yaşama sevinci eksilmez…
- Uçsuz bucaksız bir hayal ve umut dünyasına sahip olur herkes…
- Aynı dili konuşmanın, aynı hedefin peşinde koşmanın hazzı ile yaşanır hayat…
- Ömür kolay kolay tükenmez, yardımlaşma ve dayanışma ile her engel aşılır…
- Sevincini, mutluluğunu paylaştığın dostlarınla, yarenlerinle geleceğe güvenle bakarsın hep…
Millet olmayı başarabilen toplumlarda;
- “Az”, bir anda çok olur, “zayıf” bir anda güçlü…
- “Kaygı” bir anda umut olur, “keder” bir anda sevinç…
- “Darlık” bir anda bolluk olur, “esaret” bir anda özgürlük…
Millet olabilmek kadar, millet kalabilmek de çok önemlidir… Hep birlikte güle oynaya tamamlayabilmek için hayatı... Her sefayı birlikte sürerek, her kahrı birlikte çekerek…
Bugün millet olma vasfını kaybetmiş kalabalıklara bir bakın, nasıl bir hayat yaşıyorlar?
Sorun onlara dünya nasıl bir yer?
Geleceğe dair umutları, planları var mı? Ne düşünüyorlar?
Suriyelilere, Iraklılara, Afganlara… Dünyanın en zengin coğrafyası kabul edilen Afrika'ya bakın; varlık içinde yokluk nasıl oluyor? Bunun için, size verecekleri bir cevapları var mı?
Millet olma vasfını en yoğun şekilde yaşayan Yahudi toplumunu koyun terazinin bir kefesine… Topu topu sekiz milyonluk bir milletin, dünyayı nasıl parmağına doladığını açıklayın bana…
Karşı kefeye de bir buçuk milyar nüfusa sahip, dünyanın enerji kaynaklarının % 70'ini sınırlarının içinde bulunduran; buna rağmen, acının, gözyaşının ve zulmün tavan yaptığı İslam coğrafyasını koyun…
Bu kadar güçlü ve zengin kaynaklara sahip olunduğu halde; hayatı kendileri için cehenneme çevirmeyi nasıl becerebilmişler?
Saddam Hüseyin, ikinci Körfez Savaşı başladığında, 600 binden fazla profesyonel eğitimli askerinin olduğunu, ABD'yi yaptığına pişman edeceğini haykırıyordu…
Saddam Hüseyin'in çok güvendiği o 600 bin asker, ilk füzenin fırlatılmasından sonra, bir gecede üniformasını çıkararak safını terketti… Çoğu da karşı tarafa geçti…
Irak, Suriye, Ürdün, Lübnan gibi uydu devletler yıllar öncesinden kurgulanmış bir senaryonun parçasıydılar sadece…
Ruhu olmayan, yakınına sahip çıkmayan, kültürel değerlerden yoksun bir kuru kalabalığın gücü elbet bu kadar olabilir?
Birbirinin derdiyle dertlenmeyen, sevincini paylaşmayan, varlığını milletinin varlığında görmeyen bu insan sürüsünden başka türlü bir davranış beklenemez zaten… İlkokulda iken, her sabah bağırarak okuduğumuz “andımız” daki, şu ifadenin anlamı ne kadar derinmiş meğer:
- “Varlığım, Türk varlığına armağan olsun!”
Irak'lılar, Suriye'liler, Filistin'liler, Mısır'lılar, Cezayir'liler de aynı cümleyi haykırabilselerdi sonları böyle mi olurdu merak ediyorum…
Sadede gelince…
Varlığını çok sevdiği Türk Milletine armağan eden, yaşadığı tüm hayatı milletinin geleceğine sermaye yapan, bizi silkeleyerek yeniden millet olma şuurunda buluşturan; Cumhuriyet'imizin banisi, Milletimizin atası, o büyük kahramanımıza yapılan her saldırı, Türk Milletinin milli kültürüne, birlik ve beraberliğine yapılmış özel bir saldırıdır… O saldırılar karşısında sessiz kalmak, aramızdaki bağların bir yağ gibi erimesine sebep olacak ve millet olma şuurundan bizi uzaklaştıracaktır.
Milli kültürün her bir unsuru zincirin halkaları gibidir. Bizi bize bağlayan bu zincirin hiçbir halkasını zayıflatmamamız gerekiyor…
Bu vesile ile, 82.ölüm yıl dönümünde aziz Atatürk'ü minnet ve rahmetle yad ediyor; Milletimizin birliğinin ve dirliğinin ilelebet güçlenerek sürmesini diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Bayram --- Okunma

# Özel

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Erdem Akkurt - Kapsayıcı, bütünleştirici, birlik yapan yazılarını ilgi ile takip ediyoruz değerli arkadaşım.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Kasım 11:53
02

Bayram - @Erdem Akkurt 01 nolu yoruma cevabı: Teşekkürler

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Kasım 16:38


Anket Giresun Belediyesinin Çalışmalarından Memnun Musunuz?