KARDEŞ YAĞMURLAR- 1

Yağmayın
Ne olur yağmurlar
Yağmayın
Islanıyor kitaplarımız
Ellerimiz
Örgülü saçlarımız
Yağmayın ne olur
Kardeş yağmurlar.
İçindeki bir şiirden almış adını, kitap: Kardeş Yağmurlar. Şiirin duygusal, sıcacık elini uzatmış çocuklara Ahmet Özer. İstemiş ki o eli tutan çocuklar yüreklerinde duyumsasınlar şiirin sesini, soluğunu,  sevincini, coşkusunu, sevgisini…
İnsanın bir çocuk yanı var, derler. Hangi yaşa gelirse gelsin çoğu gizler bu yanını; belli etmek istemez. Oysaki içindeki çocuğu,  daha “deli dolu adam” demelere aldırmadan açığa vuranlar da vardır. Bu deli dolulardan biri de benim. Zaman zaman bu duygularım depreşir. Çocuklaşırım.  Sen çocuk musun deseler de umursamam. Çocuk olmaktan mutlu olurum; çocukça yaşamaktan keyif alırım. Ben yaşadıkça, yaşlandıkça İçimdeki çocuk da yaşasın ama yaşlanmasın isterim.
Şiirden daha çok yer alır, masal ve öykü çocuk yazınında. Çocuk şiiri yazmak, öyle kolay değil, zordur. Bunu ancak içindeki çocuğu yaşatabilen ozanların başarır. Bir başka söylemle çocuk diliyle çocuğun duygularını, düşüncelerini, düşlerini yansıtırlar, dizelere. Çocukça yazmak başka şeydir, çocuğun diliyle yazmak başka şey.
Özer, çocuğun dilini yakalayan bu dile başarılı çocuk şiirleri kaleme alan büyümüş de küçülmüş bir ozan. Ne güzel dile getirmiş kitapları, elleri ıslanan örgülü saçlı kızın kaygılarını: Kardeş yağmurlar ’da.  İki kez yinelenen “ Yağmayın ne olur”  söylemi bir çocuğun en temiz, en yalın, en katıksız duygularının dilidir. Bu seslenişe hangi yürek kayıtsız kalabilir? Bu yumuşak seslenişe aynı yumuşak edayla yanıt verir, yağmur:
-Yağacağız çocuklar
Dinlemeyeceğiz sizi
Topraklar ve dereler
Çağırıyor çünkü bizi  
Şiir yoluyla çocukları eğitici, öğretici bir yol izliyor, ozan. Yağmurun niçin yağması gerektiğini anlatıyor: Toprak ve dereler! Yağmur almayan toprak kuraktır;  suyu azalan dereler yavan!  Su yaşamdır. Toprağa düşen her damla canlılar için çok önemlidir. Topraktan çıkan ürünlerle canlılar beslenerek yaşamını sürdürür. Yağmurun dili ile çocuklara bu gerçek anlatılmaya çalışılır.   
Yazımımızda ilk çocuk şiirleri kaleme alan ozanımız Tevfik Fikret’tir. Şiirlerini “Şermin” (1914) adlı kitabında toplamıştır. Dönemine göre oldukça yalın bir dille ve hece ölçüsüyle yazdığı şiirlerde çocuklara iyilik, güzellik, doğruluk, çalışkanlık gibi değerleri aşılamaya çalışır, Fikret. İlkokul yıllarımda ders kitabına konulan Fikret’in “Kırık At” şiiri hala belleğimdedir. “Demek biraz iyi işler / Birçok alın teri ister!” dizeleriyle biten şiir; bayramda kendisine armağan edilen tahta at ile mutlu olan çocuğun öyküsü anlatılıyordu:
Geçen hafta bayramdı ya,
Bir at verdi büyük baba
Bayram hediyesi bana;
Hem at o, hem de araba.
Onu kendim itiyorum,
Teker meker gidiyorum.
Tevfik Fikret’ten günümüze başarılı çocuk şiirleri yazan ozanlarımız oldu. Nazım Hikmet, Orhan Veli, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Edip Cansever, Behçet Necatigil, Özdemir Asaf, Sunay Akın…  Her birinin çocuk dünyasını duyuşu, algılayışı, yansıtışı ayrı bir güzellikte… Ahmet Özer de çocuğun gözüyle dünyayı gören, algılayan, yorumlayan ve anlatan başarılı şiirlere imza atmış. Kitaptaki her bir şiir özenle yazılmış. Çocuk dünyasına yer alan birçok konuya değinmiş, Özer. Okul, ev, çevre; anne, baba, dede, öğretmen…  Kedi, leylek, serçe, kanarya…  Güneş, ay, yıldızlar; mevsimler, yağmurlar… Çocuk ve oyuncaklar… Yaş günü kutlamaları… Her bir şiirde eğitici, öğretici iyimser bir söylem var. Ümit var, güzellik var, sevgi var…
Duygu, duyuş, seziş ve anlatım şiirin olmazsa olmazları! Kuşkusuz duygusallığı, duyuş ve sezişi yanı sıra iyi bir gözlemcidir, Özer. Hem kendi gözüyle hem de çocuk gözüyle bakabiliyor dış dünyaya. Hem kendi gözüyle hem de çocuğun gözüyle kurabiliyor dizeleri… Bu önemli bir ayrım, önemli bir özelliktir; şiire gönül verenler için.  
Gözlemlediği yağmurda yürüyen çocuğu katar dizelere:
Bir çocuk yürüyor
yağmurda
Ağzında mızıkası
Diliyle çekiyor gökyüzünden
yedi rengi
sesine.
Bir başka şiir, dedenin anlattığı sokağın, babanın anlattığı okulun, oyun oynadığı alanın yok oluşuna içerlenen, üzülen çocuk üzerine kurgulanmış. Hızla değişen bir dünyada yaşanılan çevre de hızla ve hoyratça değişiyor. Çeşme, okul, bahçe…  insanı mutlu eden görüntüler, güzellikler bir anda yok olabiliyor. Anıların izi kayboluyor. İnsanın geçmiş yaşamı ile bağı koparılıyor bir anlamda. Böyle olunca insan yaşadığı ortama, çevreye yabancılaşıyor, ister istemez. Derin acılar çekiyor. Dedenin, babanın yaşadığı bellek yitimi, bu acı kıyımı, oynadığı alana beton evler dikilince çocuk da duyumsuyor, can evinde. Yaşadığı çevrenin değişmemesi gerektiğini düşünüyor. Üzülüyor bu hoyratlığa…
Benim yaşadığım sokağın
İstemiyorum değişmesini
Dondurmacımız yerinde dursun
Kuşların yuva yaptığı ıhlamur
Okul bahçemde
Ağzımı dayadığım çeşme
Balkondan gördüğümüz bağlar
Çoğaltsın sevincimizi.   
Çevreyi koruma, yaşama ve yaşatma bilincini bu dizeler kadar güzel ne anlatabilir ki? Yıktıklarımızın yerine yapılanlar beyaza kara çalmak değil de nedir?
Bir başka şiirde gönül haritasına değiniyor, ozan. Ülke haritasında dağlar, denizler,  ovalar, ırmaklar, şehirler… Ya gönül haritası? O,  ülke haritasından dana anlamlı, daha güzeldir:
Annem bir rüzgâr olur doğudan
Dağlardan kar getirir
Babam Karadeniz yağmurları gibi
Kemençesinin sesiyle havalanır
Babaannem bir ney sesiyle
Bozkır göklerinden yıldız taşır
Ben başkentin yaz gecesinde
Sevenlerimin ellerine dökülürüm.
Kardeşimin payına
Boğazın incisi düşer.
Annenin yel; baba yağmur, babaanne ney benzetmeleri çocuğun düş ve duygu dünyasını genişleten yeni, özgün imgeler. Bu özgün imgeler karla, kemençeyle, yıldızlarla yoğrulmuş… Bu gönül haritasını yüreğinde duyumsayan çocuk; sevenlerinin ellerine dökülür. Boğazın incisi düşer, kardeşinin payına…             
Oyun oynamayan, bir küsüp bir barışmayan çocuk var mıdır? Çocukluk altın çağdır, çoğumuz için. En yalın en temiz en güzel duyguları arıyorsanız çocuklara gidiniz.   Nazım Hikmet’in söylediği gibi ya “dünyayı verelim çocuklara” bir günlüğüne de olsa... Ya da duygulu çocuk şiirleri yazalım Ahmet Özer gibi…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özcan Temel --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındığa verilen 22.5 TL Fiyatı Nasıl Buldunuz?