Sevdiğim Romanlara Dair-1

“Havada karanlık dalgalar varmış gibi ilerledi karanlık, denizin dalgalarının batık bir geminin iki yanını yalaması gibi evleri, tepeleri, ağaçları kapladı. Karanlık, sokaklardan aktı, tek başına yürüyenlerin etrafında dolandı, onları yuttu; yazın gürleşmiş yapraklarıyla, kara ağaçların sel gibi inen karanlığı altında birbirine kenetlenen çiftleri sildi. Karanlık, dalgalarını ot bürümüş, ağaçsız orman yollarında, çayırların kırışık derilerinin üstünden geçirdi, münzevi dikenli çalılığı ve dibindeki boş sümüklüböcek kabuklarını içine aldı. Daha da yukarı çıkarak, üstteki tepelerin çıplak yamaçları boyunca esti karanlık, vadileri akarsular ve sarı asma yaprakları doldursa da karın sonsuza dek sert kayaların üzerinde kaldığı dağın yıpranmış ve aşınmış tepeleriyle buluştu, verandalarda oturan kızlar, yüzlerini yelpazelerinin arkasına gizleyerek başlarını kaldırıp kara baktılar. Karanlık onları da örttü.”
Dalgalar romanına böyle başlamasını dilerdim, Virginia Wolllf'un. Ama o, “Güneş henüz doğmamıştı.” diyerek başlamayı tercih etmişti.
İstedim ki okuduğum romanların giriş cümlelerinden uzun mu uzun bir yelpaze sunayım sizlere. Ancak öyle bir yol takip edeyim ki cümlelerin hangi romanlardan olduğunu hemencecik alıntı bitince söyleyivermeyim de numaralandırayım; ta ki okurken tanıdık gelenleri sizler bulunuz. Yolu bu kitaplarla kesişmemişler içinse yazının nihayetinde kitapların sıralı listesini vermek boynumuzun borcu olsun.
“Olay, XX. Yüzyılın ikinci yarısında, bir gece, Turgut'un evinde başlamıştı. O zamanlar daha Olric yoktu, daha o zamanlar Turgut'un kafası bu kadar karışık değildi…”1
“Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti. Daha ilk sayfalarındayken bile, kitabın gücünü öyle bir hissettim ki içimde, oturduğum masadan ve sandalyeden gövdemin kopup uzaklaştığını sandım.”2
“Sebepleri önce yazan ve sonra yaratan Tanrı, Adem'e önce isimleri öğretmişti de hayatları sonradan vermişti.! 3
“Bir akşam üstü evine dönerken şarkı ile karışık piyano sesini duyduğu andan beri köşe başındaki konağın önünden her geçişinde birkaç saniye duraklayıp içeriyi dinlemek Ahmet Kerim'in hayatında dayanılmaz bir alışkanlık yerine geçmişti.”4
“Efsaneler denizindeydiler ve gittikleri yerlere kendi efsanelerini de götüreceklerini henüz bilmiyorlardı.” 5
“İsmael deyin bana. Birkaç yıl önce, tam olarak ne kadar önce olduğunu boş verin, cüzdanımda beş kuruş yokken ve karada beni özel olarak ilgilendiren hiçbir şey olmadığı için bir yelkenliyle biraz dolaşıp dünyanın sulu kısmını göreyim diye düşündüm.”6
“Maun sandalla çarpışmayı andıran bu rastlantılara artık o kadar alışmışlardı ki, bugün Kalender'den dönerken gene onun tıpkı çarparcasına yakından sıyırıp geçişini fark etmemiş göründüler.”7
“Çıkın Çıkmazı'ndan Bay Bilbo Baggins kısa bir süre sonra yüz on birinci yaş gününü debdebeli bir davet ile kutlayacağını ilan ettiğinde Hobbitköy'de büyük bir heyecan yaşanmış ve söylentiler alıp yürümüştü.” 8
“Kurbanın siyah gözleri, Atatürk'e takılıp kalmıştı. Elli yaşlarında gösteriyordu; kolları yukarı uzatılmış, avuç içleri birbirine bakacak şekilde, elleri naylon iple bileklerinden bağlanmıştı.” 9
“Şimdi bir ölüyüm ben, bir ceset, bir kuyunun dibinde. Son nefesimi vereli çok oldu, kalbim çoktan durdu, ama alçak katilim hariç kimse başıma gelenleri bilmiyor.”10
“Şairin cenazesi, mart ayının ortalarında, yağmurlu, sisi geniz yakan bir gün, öğle namazından sonra Şişli Camii'nden kalktı. Başta Emil Galip Sandalcı olmak üzere, herkes oradaydı.” 11
“Rüyamda bir uçan balon görüyordum. Rengini seçemiyordum ama gökyüzü gıpgri, bulutlar bembeyaz, güneş de sapsarı olduğuna göre, gıpgri, bembeyaz ya da sapsarı dışında bir renk olmalıydı muhakkak. “12
“Ressam Haşim, köşkünün engin bir deniz gibi ağaçlar ve yeşilliklerle uzayıp giden bahçesine tembel tembel baktı.” 13
“Salinas Vadisi Kuzey Kaliforniya'dadır. İki dağ sırası arasında yer alan uzun, dar çukurun ortasından yukarı, büküle kıvrıla akan Salinas Nehri, sonunda Monterey Körfez'ine dökülür.”14
“ 'Burada ne yapıyorsun çocuğum?'
'Hiç.'
'Öyleyse burada neden duruyorsun?'
'Hiç, öyle duruyorum.'15
“Tanımadığınız kimselerle asla konuşmayın: Sıcak bir bahar günü güneşin batma vaktine yakın iki yurttaş belirdi Patriarşiye Prudı'da.” 16
“Aleksey Fyodoroviç Karamazov, tam on üç yıl önceki korkunç ve esrarlı ölümü bir zamanlar herkesin dilinde dolaşan(hatta şimdi bile aramızda unutulmamış olan) bölgemizin derebeyi Fyodor Pavloviç Karamazov'un üçüncü oğluydu.”
“Cevahir çingeneydi, Sadık Çavuş Alevi, babam Sünniydi. Ben, yeni yetmelik devrinde, on on bir yaşlarında.” 17
“Size sığınmak isteyen kimseye ismini sormaya kalkışmayın. Çünkü sığınmaya muhtaç olanlar isimlerini söylemeye güçlerini yetiremeyenlerdir.” Yok, bu şekilde başlamıyor, defalarca filmlere, müzikallere konu olan ünlü roman. Nasıl mı başlıyor? “Miladın 1815'inci yılında Mösyö Charles François Bienvenü Muriel, Digne kasabasının rahibi idi.”18
“Otobüsün ön koltuğuna yorgun bir tavşan gibi büzülmüş, öylece bakıyordum. Çantam dizlerimin üstündeydi; onu tepemdeki rafa ya da aşağıdaki bagajın karanlığına onca sepetin, naylon torbanın ve içinde ne olduğu bilinmeyen bavulların arasına koyamazdım.” 19
“Giderek seyrelen son yağmurlar Oklahoma'nın kızıl topraklarını ıslatırken, boz topraklı kesiminin bir kısmına ancak değdi, üstelik çatlak toprağın içine pek işleyemedi.”20
“Salondan bahçedekilerin kahkahaları işitilebiliyordu. Süreyya canı sıkılanlara has bir sabırsızlıkla: 'Çılgın kız!' diye söylendi.”21
“1903 senesi sonbaharında ve yağmurlu bir gecede Aydın'ın Nazilli kazasına yakın Kuyucak köyünü eşkıyalar bastılar ve bir karı kocayı öldürdüler.” 22
“Baretta Px4, cep telefonundan biraz daha büyük, yaklaşık 700 gram ağırlığında ve on atış yapabilen derli toplu bir tabancadır. Küçük ve hafiftir, ..”23
“Nisan ayının soğuk, ama açık bir günüydü; saatler on üçü gösteriyordu. Yıldırıcı esen rüzgârdan korunabilmek için çenesini göğsüne gömmüş olan Winston Smith, …”24
“İtalo Calvino'nun Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu adlı yeni romanını okumaya başlamak üzeresin.”
“Kaçınılmaz bir şeydi. Acıbadem kokusu ona mutsuz aşkların yazgısını anımsatırdı hep.” 25
“İstanbul'a 1920 yılı eylülünün sonunda yağmurlu kapanık bir gece yarısı gelmiştim.”26
“Eğer Buck, okuma bilseydi ve o günlerde gazetede yazdığı gibi, Puget Körfezi'nden San Diego'ya kadar kendisi gibi böyle güçlü köpeklerin başına ne gibi felaketlerin gelebileceğini öğrenebilirdi.” 27
“ Beni tanıyanlar, öyle okuma yazma işleriyle bir ilgim olmadığını bilirler.” 28
“Toros dağlarının etekleri ta Akdeniz'den başlar. Kıyıları döven ak köpüklerden sonra doruklara doğru yavaş yavaş yükselir.”29
“Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir.” 30
“Sırtında binicisi olmayan bir doru kısrak geldi, dizgini yelelerine karışmış, bir ürkek huysuzluğu sürtecek yer aradı; dere boyu söğütlerinin birbirine girmiş çalı çırpısında kayıp görünen derme çatma bir kulübenin önünde eşindi.” 31
“Hizmetkarlarının içinde en kıdemlisi olan Jose Palacios, onu, banyo küvetinin kanı temizleyici suları içinde gözleri açık, çırılçıplak yüzer durumda bulduğunda, boğulduğunu sanmıştı.”32
“Bugün neysem, on iki yaşındayken, 1975 kışının o karanlık, buz gibi gününde oldum.”33
“Her yıl olan yine olmuştu. Çiçeğin alıcısı şimdi seksen ikinci yaşına basıyordu. Paketi açtı, kağıtları toplayıp bir kenara koydu.” 34
“İneklerin ağırbaşlılıkla otladığı geniş çayırlara bakan mavi sonsuzlukta beyaz bulutlar yüzüyordu. Ülke belli değildi.” 35
“Okulun çalışma salonundaydık, kapı açılıp içeri müdür girdi, arkası sıra da setre pantolon giymiş bir yeni öğrenciyle bir de, koca bir sıra yüklenmiş bir hademe geliyordu.”36
“Bir gün Saba Melikesi Belkıs'tan, Adem'le Havva'nın hikayesini anlamanın bütün bir insanlığın da hikayesini anlamak manasına geldiğini öğrendim.”

Meraklısı için…
1 Tutunamayanlar 2 Yeni Hayat 3 İsimle Ateş Arasında 4 Hüküm Gecesi 5 Efsane 6 Moby Dick 7 Aşk- ı Memnu 8 Yüzüklerin Efendisi 9 İstanbul Hatırası 10 Benim Adım Kırmızı 11 Yaşasın Ölüm 12 Mahrem 13 Son Menzil 14 Cennetin Doğusu 15 Körleşme 16 Usta ve Margarita 17 Cevahir ile Sadık Çavuş'un Buğday Kamyonu 18 Sefiller 19 Sonsuzluğa Nokta 20 Gazap Üzümleri 21 Eylül 22 Kuyucaklı Yusuf 23 Kazanan Yalnızdır 24 1984 25 Kolera Günlerinde Aşk 26 Sahnenin Dışındakiler 27 Vahşetin Çağrısı 28 Saatleri Ayarlama Enstitüsü 29 İnce Memed 30 Anna Karenina 31 Sabır 32 Labirentindeki General 33 Uçurtma Avcısı 34 Ejderha Dövmeli Kız 35 Dilenci 36 Mademe Bovary 37 La.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erol Konal - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındığa verilen 22.5 TL Fiyatı Nasıl Buldunuz?