RADYOLU GÜNLER (I)

1950'li yılların radyosunu okuduklarından öğrendim. Seçimle gelen ama alabildiğine baskıya sansüre, ayrımcılığa yönelen bir anlayış varmış. Gazetelere, yazarlara, ozanla­ra yapılan baskıların radyoya yansıması tek seslilikmiş. Aziz Nesin'den, Rıfat Ilgaz'dan öğrendik bunları okuyarak. Vatan Cephesi üyelerinin radyodan köy köy yayınlama gerçeği Orhan Kemal'in Gurbet Kuşları romanında bile vardır.
Radyolu günlerim 1960'larda başlar. 27 Mayıs 1960'ta Türk Silahlı Kuvvetleri "ida­reyi eline" alır. 1961'in 9 Temmuz'u oy verme günüdür. Kurucu Meclis'in seçtiği 21 kişilik Anayasa Komisyonu'nun hazırladığı oylanır. Katılma oranı %75'tir. Halkın %65'i "EVET", %35'i "HAYIR" der yeni Anayasa'ya.
Özgürlükçü bir anayasayı halk onaylamıştır. Baskı, sansür ortamı kalkar. Çalışanla­ra, işçilere, emekçilere çağdaş ülkelerdeki "haklar" getirilir. Bu ortam radyoya yansır, radyo yayınları tüm halkımıza seslenir. Anadolu'ya, köylümüze dönük eğitici yayınlar yapılır. Atatürk dönemindeki "Halkevleri" işlevinde bir radyoyla kulak kulağa geliriz. Halk ozanlarımız, halk türkülerimiz bu dönemde özgürce seslerini duyurur radyolarda. Ruhi Sular, Aşık Veyseller, Daimiler, Hacı Taşanlar, Çekiş Aliler, Mahsuniler, Mah­mut Erdallar, Davut Sulariler... evlerimize konuk olur. Halkın kalıcı sesi olan bu sanatçılarımızı, Ali Ekber Çiçekleri... radyo günlerimizde tanırız, severiz...
Arkası Yarınlar "tiyatro"yu, önemli yazarları, öykücüleri köydeki odalarımıza ge­tirir. Çılgın Kalabalıktan Uzak, Dirina Köprüsü, Werther'in Acıları... gibi romanları radyodan dinledikten sonra edindim... Bu yıllarda, 1970'in ilk yıllarına dek onlarca Behçet Necatigil'le karşılaştım. Yazınımızda en çok "radyo oyunu" yazan Necatigil'i bunlarla tanıdım, sevdim şiirlerinden önce...
1969'da radyodan yazarak oluşturduğum "Türkü Defteri"m önemli bir kaynaktır tür­külerimiz, radyo günlerim için...
İki aya yaklaştı evden çıkamayışım. Korana günlerinde okuma, araştırma, yazma yanın­da saatlerce açık radyom. Kimilerde "kaset" kimilerde radyo dinliyorum... Andığım yılların ekin, yazın, aydınlatma yanı kalmamış radyonun. Türkülerine diyeceğim yok. Çoğu defterime de girmiş nice türkülerimizi dinliyorum bu günlerde. Çoğu "o yılla­ra" götürüyor beni... Türkülerimizin biçim, öz, dil, müzik, duygu, gerçeklik... yanını, halkımızın yaşayışını sanata dönüştürme yaratıcılığını pekiştiriyorum radyo günlerin­de.
Anam ağlar baş ucumda oturur
Derdim elli iken yüze getirir
Neşet Ertaş'ın. Neşet Ertaş'ın Kırşehir'de ayak ucunda yatan Çekiç Ali söylüyor.
Ne söylüyor. Ne çalıyor... Çekiç Ali'yi yeniden dinlemeyi "radyo günlerime borçluyum.

Dağıdır yar dağıdır
Sinem yare dağıdır
Bir parça aklım vardı
Onu yar aparıpdır

Aklım baştan alışan
Beni derde salısan
Aşk oduna yanısan
Gel benim ceran gözlüm

Urfalıyam yorgunam
Güller gibi durgunam
O ceyran gözlerine
Ta ezelden vurgunam

Aklım baştan alısan
Beni derde salısan
Aşk oduna yanısan
Gel benim ceran gözlüm

Kimbilir kaç kez söylemişim inek yayarken Oyrak'ta, Dikme'de Deliklitaş'ın başında, Melibahçesi'nde...
Dil, müzik yaratıcılığına bakar mısınız? Elli sözcükle romanı yazılası duyguyu öyküyü nasıl bütünleştiriyor? Urfa, Urfalılar, Abdullah Balak çok sağ olsun... Duygularına, dillerine sağlık. Duyguları, dilleri sonsuza gitsin... Tümünün.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayrettin Günay --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındığa verilen 22.5 TL Fiyatı Nasıl Buldunuz?