KANUN

Aslında 30 yılı bulmuş bi idmansızlıktan olduğu aşikar, ama yine de ''benim ses aralığımın yetersizliğine veriniz'' deyip konuya tevazu ile gireyim.
Diyezi-bemolü çok olan, tizlere fazla ulaşan Segah makamından (ki, bi bölük makamın ortak adıdır) söz ediyorum değerli kardeşlerim.
Musikimizin en eski makamlarındandır Segah.
****
Bakın ne anlatacam sizlere?
1600'lü yılların müzik adamı Itri, dehşet bi abimizdir. Öteki asalaklar gibi saraylarda saltanat sürdüğünü sanmayın, düz bi esnaftır sadece.
(Çiçekçiydi galiba.. Çünkü halen Giresun'da her gördüğümde ''naber la Itri'' dediğim bi çiçekçi kardeşimiz vardır.. Oradan kalmış aklımda)
Esnaflık yaparken salt kirayla-muhtasarla-kdv ile falan yetinmemiş olsa gerektir Itri abimiz. Tüylerimizi diken eyleyen, kalplerimizi pür-ü pak eden o 2 segah ilahi de O'nun bestesidir örneğin..
-Allahümme salli.
-Teşrik tekbiri..
****
(Bi açıklama yapmalıyım.. Timur Selçuk'un şan-solfej-armoni öğrencisi olarak, çok uzun bi süredir yaşamdaki en büyük dileğim babacaazımın ölüm yıldönümünde bi konser vermektir Giresun'da.. Arkamda bi dostum piyano ile eşlik edecek ve ben de bağlamamla türkü söyleyecem güya..
Ve finalde, Türkçeye çevrilmiş biçimiyle Allahümme salli'yi yorumlayacam..
Ama çalıştıkça gördüm ki, Segah makamına uygun diğilim.. Ben, biraz daha ''net'' ve ''köşeli'' söylüyorum, Hocam'dan öğrendiğim gibi.. Bozuyorum, o dünyanın en güzel ezgisi olan Allahümme salli'yi.. Demek ki, bu düşüm gerçekleşirse, final parçamızı sözsüz yorumlayacaz..
Segahı megahı da buradan biliyorum ha.. Yoksa sanat musikisi uzmanı falan diğilim, beni sanat sahtekarlarıyla karıştırmayın)
****
Teşrik tekbiri ise bambaşka bi ummandır, sevgili kardeşlerim. Ermesi güçtür.
Bu inanılmaz ezgiyi, çok ama çok yazık, bazı parti kongrelerinde, Bursa, Ankaragücü falan gibi özenti tribünlerde, 15 temmuz gecelerinde, çok ama çok yazık ki mahvettiler.
Misal, bi siyasal partinin marşı haline getirdiler. Cummhuriyet'imize posta koymanın simgesine dönüştürdüler. Sanki Ata'mıza karşı kazanılmış bi zaferleri varmışcasına kutlama ezgisi gibi düşündüler.
Yazıklar olsun tümünün kalıbına.
Oysa ne güzel yaraşır şehit cenazelerimize bu ilahi. Nasıl da ağlatır bizi hepbir, Mehmetlerimizin ruhuna okunurken..
Teşrik tekbirini kınalı kuzularımızdan başka bişey için söyleyene de yazıklar olsun.
****
(Her nedendir bilinmez? Beni, bizleri, dinlere düşman, iman edenlere saygısız falan filan görürler..
Kendi payıma, bunu hak edecek hiçbi hareket yapmadım, yazı yazmadım ömrümce.. Hiçbi inanca düşmanlık taslamadım.
Örnek vereyim, bacaklarımı indirmediğim tekbi ezan, görüp de fatiha okumadığım tekbi cenaze olmamıştır.. Ezanına, salasına, tekbirine, ilahisine, mevlidine hep derin bi saygıyla kulak verdim İslam dininin.
Sadece, Atatürk'e kim düşmansa, onlardan uzak durdum hayatım boyu, hepsi budur yahu)
****
Biz vatanseverler, her ne kadar şehitlerimizle bağdaştırıp gözyaşı döksek de;
Teşrik tekbiri esasen kurban bayramı ile ilgili bişeydir. Öyle olur olmaz her yerde söylenmesi de doğru bulunmamaktadır.
Sözün gerisini konunun uzmanlarına bırakıp, başa döneyim.
****
Çiçekçi Itri abimizden yaklaşık 150 yıl sonra bi başka dehşet adam iner topraklarımıza.
Dede Efendi.
Bu kıymetli büyüğümüz, hiç kuşku yok ki türk musikisinin Beethoven'ıdır. Yanından yöresinden geçebilecek bi ikincisi gelmemiştir topraklarımıza. Örneğin;
-Ey büt-i nev eda olmuşam müptela
-Yine bir gülnihal aldı bu gönlümü
adlı eserleri dünya çapındadır. Benzersizdir.
Günümüze biraz daha yakın olması itibariyle (ilki hicaz, ikincisi rast makamındadır) yorumlanmaları daha kolay ve zevklidir de.
Huşuu içinde dinlemekten ötesi, sanırım ki hadsizliktir.
****
Sevgili Dostlarım, Şu, dünyayı kuşatan salgın geceleri zaten morallerimiz dip yapmışken, belediye hoparlörlerinden adeta bi cenaze marşı gibi ''teşrik tekbiri'' çalınması sizce ne kadar doğrudur?
Kurban Bayramı ritüeli ile Covid salgını arasında ne tür bi bağ kurulabilmiştir?
''Hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir'' demiş büyük insanın memleketinde bu adımlar nasıl atılabilmektedir?
Anlaması güçtür!
Geçelim, başka derdimiz var!
****
Değerli Yeşilgiresun okurları,
Gazetemizin salı günlerinin köşe yazarı, canımız, Sedef Ersöz Erol Ablam yoğun bakımda şu an. Getirip önceden vermediyse, bu haftaki yazısını okuyamadınız muhtemelen.
Lütfen dualarınızı esirgemeyin Sedef Abla için.
O soylu ellerini kanunu üzerinde gezdirip yine Gülnihal'ler çalsın bizlere inşallah, Dede Efendi'den..
Sakın bizi bırakıp gitmesin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürsel Ekmekçi - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındığa verilen 22.5 TL Fiyatı Nasıl Buldunuz?