Batıdan Bakınca Kâr, Doğudan Bakınca Zarar

15 Eylül 2020 günü yayımlanan makalede, ihracat sezonunun başarılı olmadığı yönünde görüş açıklamıştım. 2019-2020 sezonunda en yüksek ihracat miktarına ulaşılmış olsa bile birim fiyat ve toplam gelir yönünden başarısızlığı vurgulamıştım.
Devam edelim: Gerek birim fiyat, gerekse toplam gelir, doğrudan üreticiyi etkilemektedir. Üreticiden yaklaşık 4 Dolar civarında ürün alınmış olsaydı, aynı miktarda ürün ihraç edilebilir miydi sorusu ile karşılaşılma olasılığı bulunmakla birlikte yaklaşık 3 milyar Dolar gelir elde edilmesi mümkündü. Yaklaşık 700 milyon Dolarlık kayıp içindeyiz. Bu miktarın ihracatçılarımız aracılığıyla dış alıcılara transfer edildiği kabul edilmelidir. Özetle, kamu otoritesi fiyata istikrar getirmelidir. Hatta şimdiden 2021-2022 sezonu ürününün 4 Dolar olarak belirlendiğini, bu fiyattan (+)(-) % 5 oynama olduğunda alım veya satım yapacağını da şimdiden ilan etmelidir. Bu yolla fiyat istikrarı sağlandığı gibi şimdi görev verilen TMO'nun yüksek miktar fındık almasına, dolayısıyla fazla kaynak aktarmasına gerek kalmadan üreticinin gelirinin de artması sağlanmış olacaktır.
***
Sorunun bir de üreticilere verilen destek boyutu var. Sisteme kayıtlı üreticiler, dönüm başına 170,- TL. destek almaktadır. TMO.'nin ürün fiyatları açıklanırken dönüm başına 100 Kg. hesabıyla 1,70 TL/Kg. üzerinden belirlenen fiyata eklenmektedir. Üreticiye, Nisan ayı içinde 2019 desteği 1,70 TL/Kg. olarak ödenmiş olmasına karşın fiyatın 22,50 TL olarak açıklanması aşamasında 2,-TL/Kg. üzerinden hesap yapılmıştır. Diğer desteklerle fiyatın 25,-TL/Kg. olacağı muştusu da verilmiştir.
Rekolte belirlenmesinde olduğu gibi ihracatçı birlikleri bu desteğin dönüm başına verilmemesini isterken ziraat odaları, sürmesini istemektedir. Öncelikle bu desteğin, üretimi artırmaya yönelik hiçbir katkısı olmadığını dile getirelim. Hatta, sahil kesiminde miras yoluyla küçülen bahçe büyüklüklerine karşın orta ve yüksek rakımlardaki bahçeler görece yeni olduğundan, ormanlar açılarak fındık bahçesi yapıldığından büyüklükleri fazladır. 100 dönüm bahçesi olan birisi 17.000,- TL. destek almasının yanında yıllardan beri fındık sattığı için ödediği primler nedeniyle emekli maaşı da almaktadır. Yani ayda ortalama 3.000,- TL. gelir eden birisi, bahçesine bakmamaktadır. Sahil kesimde de fındık bahçelerinin küçüklüğü nedeniyle geçim sağlayamadığı için insanlar başka işlerle uğraşarak bahçesine bakmamaktadır. Bahçeden ne çıkarsa “Allah bereket versin” söylemiyle üretim yapılmaktadır. Bu söylediklerim, yalnızca Giresun ilindeki üreticiler için geçerlidir.
Düzlüklerde fındık tarımı yapan Batı ve Orta Karadeniz Bölgesinde dönüm başına verim yüksek olduğu gibi, birim başına maliyet düşüktür. Ovalarda makine ile yapılan üretim nedeniyle işgücü ihtiyacı da azdır. Karşılaştırma açısından söylemek gerekirse yüksek eğim nedeniyle fındık bahçelerinde dönüm başına verim düşük, birim başına maliyet yüksektir. 60-70 derece eğimli arazilerde makineli tarım yapma imkanı da olmadığı için üretimin tamamı insan işgücüne dayalıdır. Dolayısıyla Giresun ilindeki fındık üreticilerinin Bolu, Düzce, Samsun, Ordu gibi yerlerdeki fındık üreticileri ile rekabet edebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle Batı ve Orta Karadeniz Bölgesindeki üreticiler, yeterli kârlılık elde edebildikleri için bahçeye girmekte, Giresun'daki üreticiler ise yeterli kâr elde edemedikleri için dönüm desteği ve emekli maaşına razı olarak bahçeye girmemektedir. Bu çelişkinin ortadan kaldırılması gerekli ve zorunludur.
***
Bir süre önce Yeşil Giresun gazetesinde Tirebolu İlçesinde birkaç ay önce kurulmuş olan Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin fındık alımına başladığını okudum. Bu haberin de iki boyutu var. Bu yıl TMO.'nun yanında Fiskobirlik'e bağlı kooperatiflerin ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin fındık aldığını öğrendik. Özel sektörün yanında kooperatiflerin piyasaya girmesinin olumlu bir yönü bulunmaktadır. Ancak, Fiskobirlik gibi uzmanlık alanı yalnızca fındık olan kooperatiflerin yanında yeni kurulan bir tarımsal kalkınma kooperatifin alıma başlaması, hiç de iyiye alamet değildir. Hatta, Tarım Kredi Kooperatiflerinin fındık alımına başlaması da. Giresun'daki üreticilerin Fiskobirlik'ten umudunu kestiğinin belirtisidir. Bu sayı artarsa bilin ki Fiskobirlik göç eder! Bizde “Fındığın Başkenti” tabelasıyla avunuruz!
***
Özetle söylemek gerekirse bu fiyat politikası ile fındık ihracatı artmaz, artamaz. İster, bir yıllık isterse 10 yıllık ihracat miktarını ve gelirini yayınlayın, başarısızlığın tescilidir. Fiyat ve ihracat politikası, üreticiye verilmesi gereken payın, yabancı alıcılara aktarılmasından başka bir işe yaramamaktadır.
Giresun ilindeki fındık üreticileri için farklı bir destek ve fiyat politikası uygulanmalıdır. Fiyat ve destek politikalarının içine güçlü bir biçimde Fiskobirlik dahil edilerek üreticinin gelirinin artması, Giresun ilinin milli gelirden aldığı payın artırılması gerekli ve zorunludur. Üretici, örgüt kirliliğinden uzak durmalıdır. Üreticinin, Fiskobirlik'e sahip çıkması gerekli ve zorunludur. Fiskobirlik'in de üreticiye, özellikle Giresun'daki üreticiye.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar A. Dursun YILMAZ --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındığa verilen 22.5 TL Fiyatı Nasıl Buldunuz?