“YOZLAŞMA” MODASI!...

Sadece bizim ülkemizde değil, tüm dünyada büyük bir yozlaşma yarışı var…
Akla hayale gelmedik sapıklık, sapkınlık, şımarıklık ve yobazlık örneklerini sıkça görür olduk…
- Özel ilişkilerde,
- İş hayatında,
- Eğitim dünyasında,
- Siyasette,
- Sosyal yaşamda,
- Kültür ve sanat adına yapılan bir çok organizasyonda yozlaşma almış başını gidiyor!...
Ne eğitim, ne öğretim, ne öğüt, ne tenkit, ne ceza maalesef bu yozlaşma dalgasını durduramıyor…
Kimileri, “yozlaşma zaten vardı, sosyal medya sayesinde daha çok farkına varır olduk” türünden açıklama yapsa da; eriyip kıtasından kopan buz parçaları gibi, her gün toplum dediğimiz bütünün bünyesinden yeni bir parçanın kopup ayrıldığına şahit olmak, bu tezi çürütüyor…
Bazen bir aile parçalanıyor, bazen bir mahalle… Arkadaşlık, dostluk, fedakarlık, sevgi, saygı, hoşgörü, yardımlaşma, paylaşma, dayanışma, misafirperverlik gibi yapıştırıcıların gücü kalmamış artık…
Her şeyin sahtesi, kopyası revaçta… Sosyal değerlerimiz, kötü örneklerle linç ediliyor… Duruma itiraz eden, söylenen çok ama, müdahale eden, durdurmaya çalışan yok…
Size söyleyeyim, durum çok vahim!
- Çocuğumuzu komşuya emanet edemez olduk!
- Yolda önümüze çıkan birine yardım edemez hale geldik!
- Artık bir tanıdığa içten gelerek, gerçekten sorumluluk duyup, merak ederek, “nasılsın, iyi misin” demiyoruz!... Sadece lafın gelişi…
- Apartmanda yan komşumuzu bile tanımıyoruz ki; garibanı, kimsesizi nasıl tanıyalım!
- Bir şey paylaşmıyor, selamlaşmıyoruz!
- Kimse kimseye borç vermiyor artık, kefil olmuyor… Bir tuğla da benden olsun demiyor!

Para, “insan elinin kiri” derdi eskiler… O kirli şeye esir olmazlardı… Para kazanmaktan ziyade “gönül” kazanma peşindeydiler…
Tüketerek değil, paylaşarak mutlu olunurdu… İnsanlığın “gramı” ziyan edilmezdi!...
Konu-komşuya hal hatır sormak farzdı… Bir çok ziyaret bunun için yapılırdı…
Bir yabancı yere gidildiğinde, tanıdık aranırdı… Otellerde değil, evlerde konuk olurdu insanlar… Otelde kalanlara kimsesiz gözüyle bakılırdı…
Şimdi herkes, herkese yük oluyor…
Kimse kimseye tahammül edemiyor…
Sabır taşı erkenden çatlıyor…
Sevdiğimizin her şeyine katlanamıyoruz artık…
Yeni evliler, adeta külden yapılı bir dairede oturuyorlar; en ufak bir sarsıntıda yuva çöküyor… Boşanmalar, kavgalar, davalar, davalar…
- Ahlak yozlaşmış,
- Hukuk yozlaşmış,
- Din yozlaşmış,
- Siyaset yozlaşmış,
- Meslekler yozlaşmış,
- Kültür yozlaşmış…
Adam,
- “milliyetçiyim” diyor, milleti sevmiyor!
- “dindarım” diyor, müslümanı sevmiyor!
- “demokratım” diyor, farklı düşünceyi sevmiyor!
- “hayırseverim” diyor, yoksulu sevmiyor!
Tüm çeşme başlarını da bunlar tutmuş bu arada… Kimseyi yanaştırmıyorlar…
Bürokrasideki yozlaşmadan bahsetmeye başlasak, sayfalar tutar…
- Sadakat, liyakati yaşatmıyor,
- Kayırmacılık, nepotizm, gemiye su aldırıyor… Zira mağdurlar, gemidekilerle aynı yolun yolcusu olduğuna inanmıyor!

Kovit'19 salgını kadar, bu yozlaşma modası da çok can alacak…
Çok parçamızı koparacak bedenimizden, yüreğimizden…
Bir mesafe de onun için koymadıkça!...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Bayram --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındığa verilen 22.5 TL Fiyatı Nasıl Buldunuz?