KORONA - MASKE - SAĞLIK ÜÇGENİ

Korona olayından bu yana aylar geçti, iş gittikçe ciddileşiyor ancak maske olayını bir türlü çözemedik. İnsan kendi hayatını koruyacak tedbirleri neden almaz?

Korona olayından bu yana aylar geçti, iş gittikçe ciddileşiyor ancak maske olayını bir türlü çözemedik. İnsan kendi hayatını koruyacak tedbirleri neden almaz?
Başkalarını neden düşünmez?
Yanıtı olmayan sorular.
İşte bunlara örnekler;
Bir gazeteden:
“CNN Türk Muhabiri Fulya Öztürk, İstanbul'da bir semt pazarına giderek pazarcılarla röportaj yaptı. Neredeyse tüm pazarcılar maskesizdi. Pazarcıların zorunlu olmasına rağmen maske takmamaları, binlerce kişinin uğradığı pazarlardaki tehlikeyi gözler önüne serdi. Fulya Öztürk'ün neden maske takmadıklarına dair sorusuna pazarcıların verdiği pişkin yanıtlar ise büyük eleştirisi konusu oldu. İşte pazarcıların verdiği “pes” dedirten o yanıtlar:
- Neden mi maske takmıyorum, öylesine….. (!)
- Gelmesinler pazara…
- Maskem cebimde…
- Maskem yok, arabada…
- Doktor bana “ölmüşsün zaten takmana gerek yok” dedi…
- Canım öyle istiyor…
- Terliyoruz, mal taşıyoruz, zor oluyor…
- Virüsten artık korkmuyoruz, artık virüs mutasyon geçirdi…
- Burada kimse hasta değil ki?
Aldığı bu yanıtlar sonrasında şaşkına dönen CNN Türk Muhabiri Fulya Öztürk, yayın sırasında, “Çok moralim bozuldu” dedi.

Bu haberde yazılanları zaten normal hayatımızda yaşıyor, görüyoruz. Bir de şu düğünler meselesi var.
Millet olarak düğünsüz evlilik yapamıyoruz galiba. Oysa ki şimdi olağanüstü bir dönemdeyiz.
Geçen yaz kadar olmasa da yine de davetiyeler geliyor. Gitsem bir türlü, gitmesem bir türlü.
Gelelim korona olanların durumuna.
Bunu da Fulya Soybaş konu etmiş.
Bir bakalım:
“Bir yandan virüsün bulaşma ihtimalinden korkuyor ancak tedbirlere de uymuyoruz. Öyle ki Kayseri'de korona tedavisi gören 80 yaşındaki kadın 72 saatte 5 düğüne gidebiliyor. Virüse yakalananların temaslı olduğu kişiler “Aman adımı verme” diyebiliyor. Hasta olduğumuzu neden saklıyor, başkalarının canını hiçe sayıyoruz? Yok mu cezası? Hem hastalara hem de uzmanlara sordum.
Diyetisyen Sinem Duman 24 yaşında. Ateş ve halsizlik bulgusuyla doktora gitti ve testinin pozitif çıktığını Ankara Seyranbağlar'da teyzesi ile yaşadığı evde öğrendi.
“O günden sonra hayatım kabusa döndü. Hastalık bir nebze ama uğradığım psikolojik şiddet daha ağırdı” diyor.
“Anlamadım, zaten hastalığı ile uğraşan genç bir kadın nasıl bir baskı görebilirdi ki?”
Duman şöyle özetliyor:
“Aman eve gelmeyin bize de bulaştırırsınız” diyorlardı ya, öyle bir durum. Hastalığı öğrenir öğrenmez çevremdeki herkese, haliyle yaşadığım apartmandakilere de durumu ilettim. Farkındalığı yüksek biriyim. Aile hekimimin kontrolünde 22 gün karantinadaydım. Tüm alışverişlerimi on-line ödeme- kapıya bırakma şeklinde yaptım. Kimseyle temasım olmadı. Bir kere eldiven ve maske ile çöp atmak için kapıya yöneldim. Sanırsınız 3. Dünya Savaşı çıktı. “Öcü” muamelesi yaptılar. “Veremli” gibi davrandılar. “Taşın” demediler açıkça ama o baskıyı yaptılar. 22 gün boyunca balkonda çöplerle yaşadım. Empatiden, insanlıktan çok uzaktılar…”
Buraya bir parantez açma ihtiyacı hissediyor Duman ve şöyle diyor:
“Beni en çok desteğe ihtiyacım olan zamanda eve hapseden bu zihniyet, maske -mesafe kuralını hiçe sayarak her gün sokakta. İnsanların korona virüsünden korkmalarını anlıyorum. Ancak burada ikincikli bir tutum var. Virüs yakın çevreye geldiğinden başka, tek başınıza kaldığınızda başka davranıyorsanız sorun sizde….”
Duman hasta olduğunu öğrendikten sonra temaslı olduğu arkadaşlarına da haber vermiş. Ancak aralarından bir kaçı: “Aman bizimle temaslı olduğunu kimseye söyleme” demişler.
Duman: “Linç edilmekten korktular sanırım. Çünkü benim yaşadıklarım ortada. Alacaklara tepkiden korkuyor insanlar. Belki de bu nedenle hastalığı gizleme ihtiyacı hissediyorlar. Bir arkadaşım “İşyerindekiler öğrenirse büyük problem olur, maaş alamam” demişti. Virüsün yayılmasının altında yatan bir neden işte bu korku ve bilinç düzeyinin yeterli olmaması bana göre” diyor. Eskişehir'de yaşayan 29 yaşındaki Avukat Ceren Koçak babasının rahatsızlanması üzerine gittikleri hastanede ailece koronavirüs aldıklarını öğrendi.
Bir belirti olmadan hastalığı “Asemptomatik” atlattığını söyleyen Koçak “Testim açıklanır açıklanmaz herkesi aradım. Hasta olduğumu bilmediğim dönemde temas ettiğim, görüştüm kişilerden bazıları:
- Benim ismimi söyleme, tatilim yarım kalmasın.
- Benim ismimi söyleme, işlerim var.
- Şu an dükkanı kapatamam
Dediler.
Bilinç düzeyi yüksek değil yani bu da biraz yayılmaya sebebiyet veriyor” diyor.
Peki hastalığını bilip de gizleyenlerin durumu?
Bunu da Prof. Dr. Tevfik Özlü yanıtlıyor:
TCK.nın 195 maddesi bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirler düzenliyor. Bu maddeye göre kişiler, anlık sağlık durumlarını eksiksiz ve doğru bir şekilde bildirmekle yükümlü. Kanuna aykırı davrananlar 2 aydan bir yıla kadar hapis cezası ile yargılanabilir.
Pozitif olduğunu bildiği halde saklayan, izolasyondayken seyahat edip düğün-dernek gezenler toplum sağlığını riske ediyorlar.
Ayrıca “Aman beni söyleme” diyenler kadar “Beni temaslı göster de 14 gün evde yatayım diyenler de var….”
X X
Fulya Soybaş'ın satırlarından seçtiklerim bunlar.
İlginç bir ülkeyiz vesselam.
Diyerek, bu haftayı da korona ile bitirdik.
Benim de yaza yaza içim çıktı ancak şu anda en önemli gündem maddelerinden birisi.
Darısı koronasız yazılara.
Haftaya görüşelim, şimdilik güzel, sağlıklı günler diyerek sonlandıralım.
Esen kalın, hoşça kalın….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sedef Erol --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındığa verilen 22.5 TL Fiyatı Nasıl Buldunuz?