HİÇ TANIMADAN ABDÜLHAMİD'E SALDIRIYORLAR! (5)

ABDÜLHAMİD'İN ERMENİ SİYASETİ
Sultan Abdülhamid, Ermeni siyasetini de büyük bir maharetle ve millî çıkarlarımıza uygun bir şekilde yönetmiştir. Galatasaray Lisesi mezunu Salih Münir Paşa, Sultan II. Abdülhamid'in maiyetindeki önemli bir isimdi. 1878 Berlin Kongresinden sonra, Ermeni meselesi Avrupa'da taraftar toplamaya başlayınca, Abdülhamid tarafından özel olarak, 1892 yılında Paris Büyükelçisi olarak görevlendirilmiştir.
Ermeni ayrılıkçıları İngiltere'den de destek almaktaydılar. İngiltere'nin Osmanlı topraklarındaki Ermenilerle bu kadar ilgilenmesinin sebebi, sadece Rusya'yı sıkıştırmak değildi. İngiltere'nin büyük ekonomik menfaatleri söz konusuydu. Çünkü, Doğan Avcıoğlu'nun belirttiğine göre, Trabzon, Erzurum ve Doğu Beyazıt aracılığıyla, Karadeniz'i İran'a bağlayan ticaret yolu bu sırada önem kazanmıştı. 1840 yılından itibaren Manchester'e yerleşen Ermeniler, İngiltere tezgâhlarının dokuduğu pamuklu kumaşları bu yoldan İran'a ve Orta Asya'ya gönderiyorlardı, 1870 yılından sonra İngiltere'de artmaya başlayan mamul pamuklu stokları, büyük bir ekonomik bunalım yaratmak yolundaydı. Bu ticaret yolu, stoklar için tek kanaldı” (“Millî Kurtuluş Tarihi”, s. 1074).
Avcıoğlu daha sonra şu önemli bilgileri veriyor: “Rusya'nın, Ermenileri Ruslaştırma siyaseti gütmeye başlaması, Abdülhamid'in de işine gelmekteydi. 1881'de tahta çıkan Çar III. Aleksandr, Ermeni millî duygularını öldürmeye, kiliselere el atmaya koyulur. Çarlık Rusya'sı, Osmanlı Devleti sınırları içinde özerk bir Ermenistan'ın, kendisi için de tehdit oluşturacağını görür. Nitekim, Ermeni meselesinin en kızıştığı bir dönemde, Rus Dışişleri Bakanı Lobanof, Almanya'ya “Özgür bir Ermenistan bizce kabul edilemez” diyecektir! Londra Büyükelçisi Saffet Paşa, “Balkanlarda Özerk bir Bulgaristan yapmaktaki hatasını anlayan Rusya'nın, bunu Doğu'da tekrarlamayacağını” İstanbul'a bildirir” (”Millî Kurtuluş Tarihi”, s. 1082).
Doğan Avcıoğlu, Abdülhamid'in Ermeni politikasını, Çar'ın el altından desteği ile yürüttüğünü belirtmektedir! Bu da bize, Sultan Abdülhamid'in nasıl bir politika kurdu olduğunu göstermektedir. Diğer taraftan, 1877-78 Türk-Rus Harbi'nden sonra, Rusya ile kurulan bu yakınlığa rağmen, asıl düşmanımız İngiltere'nin 'DOST', Rusya'nın 'DÜŞMAN' olduğuna inanılması, nasıl bir zihin kontrolü altında olduğumuzun hazin bir göstergesidir.
Doğan Avcıoğlu'nun da belirttiği gibi, Rusya 1877-1878 Harbi'nden sonra, artık Doğu'ya yöneldiğinden, önceliği, kendi ülkesinin imarına ve ekonomik kalkınmasına vermiş ve Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşünün, İngiltere'nin daha çok işine yarayacağını da gördüğünden, Sultan Abdülhamid'i destekliyordu.
TÜRK RUS DOSTLUĞUNA
DAİR ÖNEMLİ BİR BELGE!
Salih Münir Paşa'nın, 8 Ağustos 1934 tarihinde, Cumhuriyet Gazetesi'nde yayımlanan makalesi, Türk-Rus dostluğunun boyutları hakkında, çok önemli bir bilgi kaynağıdır. Özetleyerek aktaralım: Ermeniler Patrik Kırımyan'ı, Eçmiyazin Katogikosluğu'na seçerler. Fakat Abdülhamid, Kırımyan'ın, Berlin Kongresi'ne müracaat ederek, Anadolu'da mümtaz bir Ermenistan eyaleti teşkili talebinde bulunduğunu unutmamıştı ve sonra da Ermeni komitacılarına akıl hocalığı yaptığını biliyordu. Onun için, bu adamın Türkiye tabiiyetinden çıkıp, yeni memuriyetini deruhte etmek üzere, Rusya'ya gitmesine müsaade etmiyordu. Fakat bu sebeple, Rusya'daki Ermeni piskoposları, Rusya Hükümeti'ni taciz etmekteydiler. Nihayet, Rusya'nın İstanbul Büyükelçisi Nelidov, Salih Münir Paşa'yı ziyaret ederek, “Galiba, siz şu Kırımyan'ın seçilmesine pek fazla ehemmiyet veriyorsunuz. Hâlbuki, bizim usulümüz, nizamımız gereğince, Katogikosun vazifesi, sırf ruhaniyete ait işlere aittir. Katogikosun sizin zannınız gibi ehemmiyeti yoktur. Padişah'a söyleyiniz, lütfen teahhüre (gecikmeye) son versinler” ricasında bulunur.
Salih Münir Paşa Rusya Sefirinin bu ricasını Abdülhamid'e arz eder. Sultan, şu sözlerinin Rus Büyükelçisine tebliğini bildirir: “Stambolov'un (Bulgaristan Başbakanı) İstanbul'a gelip, benimle görüşmesine Rusyalılar prensip olarak itiraz etmişlerdi. Lâkin, o vakit vuku bulan beyanatımızı, hüsn-ü telâkki edip, tarafsızlıktan ayrılmayacağımıza kani olmuşlardı. Aziz dostum Çar Hazretleri gerçeği anlayıp, bana karşı öteden beri gösterdikleri meveddede (sevgiye) halel getirmeyeceklerine dair söz vermişlerdi. Vakıa, Rusya ile Türkiye eskiden beri, ara sıra bozuşmuşlar ve yiğitçe cenkler etmişlerdir. Fakat, 1877-1878 Muharebesi'nden sonra, müteveffa Çar İkinci Aleksandr din, mezhep ve siyasiyat bakımından, artık bizden istedikleri ve alacakları bir şey kalmadığını ve Türkiye'nin bekasını kendi itikatlarınca da elzem addettiklerini bildirmişti ve bu hususta bize güçlü teminat vermişti. Ve artık, aramızda hakiki dostluk gerçekleşmişti. Rusya imparatorlarının sözlerinde ve vaadlerinde gayet sadık ve sabit oldukları malumumdur. Bunun için, bahsettiğim bu teminat, bence pek kıymettar ve pek muteberdir. Şu kadar ki, ahvalin künhüne (özüne) ve hakikatine lâyıkıyla vâkıf olmayan avam takımı, her iki devlete hâlâ, birbirinin hasmı ve düşmanı nazarıyla bakıyor. Halkın bu yanlış kanaatini düzeltebilmemiz için, Rusya Devleti bize dostane ve muhlisane temayülât ve muamelâtta bulunmalı ve bize münasip vesilelerle muhibbane cemileler göstermelidir. Ermeni komitacıların fikirleri, maksatları meçhulümüz değildir. Kırımyan, müfsitlerin en başlılarındandır. (…) Kırımyan'ın ve komitelerin asıl istediği şey, İngilizlerin himmetiyle ve ıslahat bahanesiyle, önce bizim vilâyetlerimizden birkaçını birleştirip mümtaz bir Ermenistan teşkil etmek, sonra da Kafkasya'da Ermeni sakin olan yerler ahalisini kışkırtıp, Ermenistan'a iltihakını sağlamaktır.”
Rusya Büyükelçisi Nelidov, Salih Münir Paşa'nın bu tebligatını not ederek, aynıyla Çar'a bildirir ve bir müddet sonra buluşup, şunları söyler: “Çar, kendi şahsına ve devletine ait, padişahınızın beyanatını kemal-i şükranla telâkki etti. Kendisinin de her zaman ciddî hayırhahlık (iyilik dileyen) ve sadık dostluk icaplarına riayetten geri durmayacağından emin olmanızı bildirmemi emrediyor. Size tekrar ediyorum. Kırımyan'ın seçilmesine Padişahınız asla ehemmiyet vermesinler. Bu adamın fesad yapmasına katiyen meydan verilmeyecektir. Artık bu adam hakkında istenilen iradeyi diriğ (vermemezlik) etmesinler.”
Salih Münir Paşa bu konuda, daha sonra şu açıklamayı yapıyor: “Bu teminata ve birkaç gün sonra da, huduttan geçmek isteyen Ermenilerin Moskof askeri ve jandarmaları tarafından şiddetle tenkil edilerek, tecavüzden men olunduklarına dair Erzurum'dan gelen haberlerden sonra Abdülhamid, Sefirin istediği iradeyi geciktirmedi” (“Geçmiş Zamanlar”, s. 381)!
Sultan Abdülhamid'in, Rusya ile tarihî ilişkilerimiz; Rusya dostluğu ve bu dostluğun halk tarafından anlaşılmaması konusunda yaptığı tahlil âdeta, devlet adamlarına bir ders niteliğindedir! O yıllarda İngiltere yanlıları, İngiltere'nin etkisiyle, Rusya düşmanlığını köpürtmekteydiler. Hattâ İttihatçılar Sultan'a, 'Çar'ın Adamı' demekteydiler! Hâlbuki, Sultan Abdülhamid, Rusya ile dostluk siyasetinin bizim çıkarlarımıza olduğunun bilincindeydi! Bulgaristan'ı, özellikle İngiltere'nin kışkırttığını; Rusya'nın, Bulgaristan konusunda, Sultan Abdülhamid'in politikasını desteklediğini ve Balkan Devletlerinin ittifak yaparak 1912'de bize saldırmalarının arkasında da İngiltere'nin bulunduğunu hatırlatalım! Ne var ki, bütün bu bilgiler sansüre tâbidir! Çünkü, Türkiye Rusya ile, Atatürk döneminde olduğu gibi yakın dostluk ilişkileri kurarsa nelerin olacağını çok iyi biliyorlar! ./…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Şefik Aydın - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındığa verilen 22.5 TL Fiyatı Nasıl Buldunuz?